7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 234
Merhaba sevgili öğrencim, Türkçe dersine hoş geldin! Bugün sana gönderdiğim Akşehir’de Bir Fil metniyle ilgili soruları adım adım, kolayca anlayabileceğin bir şekilde çözeceğiz. Hazırsan, başlayalım!
ETKİNLİKLER 1: Aşağıdaki yönergeleri uygulayınız.
a) Okuduğunuz metinde geçen deyimleri bulunuz.
Çözüm:
- Astığı astık, kestiği kestik: Bir kişinin çok sert, dediğim dedik, emirlerinin tartışılmaz olduğu anlamında kullanılır.
- Silip süpürmek: Her şeyi yemek, tüketmek, bitirmek anlamında kullanılır.
- Başına çekmek (başı çekmek): Bir grubun veya işin liderliğini üstlenmek, önderlik etmek anlamında kullanılır.
- Ne diyeceğini şaşırmak: Beklenmedik bir durum karşısında konuşacak söz bulamamak, afallamak anlamında kullanılır.
- Hayran kalmak: Bir şeyi çok beğenmek, takdir etmek, şaşırmak anlamında kullanılır.
- Rahat durmamak: Sürekli hareket halinde olmak, yaramazlık yapmak, sorun çıkarmak anlamında kullanılır.
b) Deyimlerin metnin anlamına yaptığı katkıyı açıklayınız.
Çözüm:
Deyimler, metinde anlatılan olayları daha kısa, öz ve etkili bir şekilde ifade etmemizi sağlar, sevgili öğrencim. Metindeki deyimler sayesinde karakterlerin özelliklerini (Şehzade’nin “astığı astık, kestiği kestik” olması gibi) ve olayların şiddetini (filin her şeyi “silip süpürmesi” gibi) daha canlı bir şekilde gözümüzde canlandırabiliriz. Ayrıca Nasreddin Hoca’nın zekâsına “hayran kalmak” gibi ifadeler, okuyucunun duygusal tepkisini de güçlendirir. Deyimler, metne akıcılık ve derinlik katar, böylece anlatılan hikâye daha sürükleyici ve akılda kalıcı olur.
ETKİNLİKLER 2: Okuduğunuz metinde geçen anlamını bilmediğiniz kelime ve kelime gruplarını bulunuz. Metnin bağlamından hareketle anlamlarını tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz.
Çözüm:
| Kelime | Tahminim | Sözlük Anlamı |
| Amansız | Çok şiddetli, merhametsiz, acımasız. | Acıması olmayan, merhametsiz, şiddetli. |
| Kasırga | Büyük bir fırtına, felaket gibi bir olay. | Çok güçlü rüzgâr, fırtına; mecazi olarak yıkıcı etki. |
| Oburluk | Çok fazla yemek yeme durumu. | Yemeye düşkünlük, çok yemek yeme. |
| Arz etmek | Sunmak, bildirmek, iletmek. | Saygı ile sunmak, bildirmek. |
| Kımışmak | Korkudan geri çekilmek, kaçmak. | Usulca, yavaşça yerinden ayrılmak, çekinmek. |
| Hazırcevaplık | Hızlı ve zekice cevap verebilme yeteneği. | Beklenmedik bir soruya çabuk ve yerinde karşılık verme yeteneği. |
ETKİNLİKLER 3: Aşağıdaki soruları okuduğunuz metinden hareketle yanıtlayınız.
1. Fıkradaki olay nedir?
Çözüm:
Fıkradaki olay, Moğol şehzadesinin Akşehir’e gelip çadırını kurması ve yanındaki filin kasabanın bütün yiyeceklerini silip süpürmesi üzerine, kasabalıların Nasreddin Hoca’yı başkan seçerek Şehzade’ye şikâyete gitmesidir. Nasreddin Hoca, zekice bir yöntemle kasabalıları filin zararlarından kurtarır.
2. Fıkraya göre olaydaki kırılma noktası nedir?
Çözüm:
Fıkradaki kırılma noktası, Şehzade’nin, Hoca’nın şikâyeti üzerine “Bir filin ne zararı olur? Bir de eş getirelim yanına, iki fil bir filden daha az zarar verir.” demesi ve Nasreddin Hoca’nın buna karşılık “Doğru söylüyorsunuz Şehzadem, haydi bir fil daha getirin Akşehir’e!” diyerek ikinci bir fili istemesidir. Bu nokta, olayın akışını tamamen değiştirir ve Hoca’nın zekice planının başlangıcı olur.
3. Nasreddin Hoca, Şehzade’den ikinci fili isteyerek kasabalıya nasıl bir mesaj vermeye çalışmıştır?
Çözüm:
Nasreddin Hoca, Şehzade’den ikinci fili isteyerek kasabalıya şu mesajı vermeye çalışmıştır: “Eğer bir soruna karşı sessiz kalır, tepki göstermezseniz, sorun daha da büyür ve daha kötü sonuçlarla karşılaşırsınız.” Hoca, kasabalıların filin zararlarından şikâyet etmeyip korkarak geri çekilmeleri üzerine, Şehzade’nin teklifini kabul edip ikinci fili isteyerek onlara, mevcut durumun daha da kötüleşebileceğini gösterir. Bu durum karşısında kasabalılar korkar ve Şehzade’ye şikâyet etmekten vazgeçerler, böylece Hoca’nın asıl amacı olan, şikayet etmeye cesaret edemeyen kasabalıları, şikayet etmenin zararlı olacağına inandırmak ve fil sorununu kendi kendine çözdürmek gerçekleşmiş olur. Yani, bazen bir sorunu çözmek için doğrudan karşı çıkmak yerine, sorunun absürtlüğünü daha da ileriye taşıyarak insanları düşündürmek daha etkili olabilir.
4. Fıkradan çıkarılabilecek Nasreddin Hoca’nın kişilik özellikleri hakkında ne düşünüyorsunuz?
Çözüm:
Fıkradan Nasreddin Hoca’nın birçok önemli kişilik özelliğini çıkarabiliriz:
- Zeki ve Akıllı: Şehzade’nin teklifini kendi lehine çevirerek kasabalıları kurtarması, onun kıvrak zekâsını gösterir.
- Hazırcevap: Şehzade’nin beklenmedik teklifine anında ve ustaca bir karşılık vermiştir.
- Cesur: Kasabalılar korkup geri çekilirken, o tek başına Şehzade’nin çadırına girip halkın sorununu dile getirmiştir.
- Halkını Düşünen: Kasabalıların yaşadığı sıkıntıya çözüm bulmak için elini taşın altına koymuştur.
- Mizah Anlayışı Yüksek: Olayı absürt bir noktaya taşıyarak hem Şehzade’yi şaşırtmış hem de kasabalıları düşündürmüştür.
5. Çevrenizde Nasreddin Hoca’nın kişilik özelliklerini taşıyan insanlar var mı?
Çözüm:
Evet, çevremizde Nasreddin Hoca gibi insanlara rastlamak mümkün sevgili öğrencim. Mesela, okulda bir problem olduğunda hemen akıllıca bir çözüm bulan arkadaşımız, zor bir durumda bile esprili bir yanıtla ortamı yumuşatan öğretmenimiz veya mahallede herkesin sorununa çözüm bulmaya çalışan, zeki ve hazırcevap bir büyüğümüz olabilir. Bu kişiler, Hoca gibi hem zeki hem de insanlara yardım etmeyi seven, olaylara farklı bir bakış açısıyla yaklaşabilen kişilerdir. Sen de etrafına dikkatli bakarsan, Hoca’nın özelliklerini taşıyan birilerini mutlaka fark edersin.
6. Grup sözcüsü olduğunuz zor bir görevde yalnız bırakılsanız nasıl davranırdınız?
Çözüm:
Eğer zor bir görevde grup sözcüsü olarak yalnız bırakılsaydım, öncelikle Nasreddin Hoca gibi sakin kalmaya çalışırdım.
Adım 1: Durumu hızlıca değerlendirir, karşımdaki kişi veya durumu anlamaya çalışırdım. Tıpkı Hoca’nın Şehzade’nin karakterini ve filin yarattığı sorunları anlaması gibi.
Adım 2: Direkt bir çatışma yerine, Hoca’nın yaptığı gibi zekice ve dolaylı bir yol bulmaya çalışırdım. Belki mizahı kullanarak, belki de sorunu farklı bir açıdan ele alarak karşımdakini düşündürürdüm.
Adım 3: En önemlisi, pes etmezdim. Grubumun bana güvendiğini ve onların adına orada olduğumu unutmaz, en iyi çözümü bulmak için elimden geleni yapardım. Hatta gerekirse, Hoca gibi, ilk başta mantıksız görünen ama sonunda herkesi rahatlatan bir strateji geliştirirdim. Unutma, liderlik sadece önde olmak değil, zor anlarda sorumluluk alıp akılcı çözümler üretmektir.