7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 220
Merhaba sevgili öğrencim, 7. sınıf Türkçe dersinde seninle beraber bu şiirle ilgili soruları çözeceğiz. Şiirleri anlamak, duygularını yakalamak çok keyifli bir iştir. Hadi, soruları adım adım inceleyelim ve cevaplarını birlikte bulalım!
1. Şiirin sizde uyandırdığı duygular nelerdir?
Sevgili öğrencim, bu soru şiiri okurken senin içinde hangi hislerin, hangi duyguların uyandığını soruyor. Şair, “Beyaz” isimli bu şiirinde baharın gelişini, doğanın uyanışını ve özellikle beyaz rengin getirdiği saflık, temizlik ve huzur duygularını çok güzel anlatmış. Şiirde bir yandan kışın yorgunluğundan kurtulup tazelenme isteği var, bir yandan da baharla gelen yeni umutlar ve içsel bir dinginlik hissediliyor. “Yorgun oturmak” ifadesi biraz hüzünlü bir başlangıç gibi dursa da, sonra gelen “ilk ümitler”, “göğsüme dolan bu haz” gibi ifadelerle bu hüzün yerini baharın tazeliğine, umuda ve iç huzura bırakıyor.
Bende bu şiir, huzur, dinginlik, yenilenme, umut ve bahar sevinci gibi duygular uyandırdı. Sanki uzun bir kıştan sonra açan bembeyaz çiçekler gibi, içimde bir ferahlık hissi oluştu.
2. Şair ilk dörtlükte “Artık bütün renklerden, artık uzaklaşmalı.” dizesiyle ne anlatmaktadır?
Canım öğrencim, şair bu dizede sanki hayatın karmaşasından, belki de diğer renklerin getirdiği yoğunluktan ve yorgunluktan sıkılmış gibi. Düşünsene, hayatımızda birçok renk, birçok olay, birçok duygu var. Bazen bu kadar çok şeyin arasında kalmak insanı yorabilir, değil mi? Şair de bu yorgunluktan sıyrılıp, sadece tek bir şeye, o da saflığın, temizliğin ve huzurun rengi olan beyaza odaklanmak istediğini anlatıyor.
Bu dizeyle şair, hayatın karmaşasından, diğer renklerin temsil ettiği çeşitlilikten ve belki de bunaltıcı yoğunluktan arınarak, beyazın temsil ettiği saflığa, dinginliğe ve iç huzura yönelmek istediğini dile getiriyor. Tıpkı baharın gelişiyle her yerin tazelenmesi gibi, şair de ruhen bir tazelenme, bir sadeleşme ve arınma arayışında olduğunu ifade ediyor. Sanki “Her şeyi bir kenara bırakıp sadece bu taze, umut dolu beyazlığa sığınmak istiyorum” der gibi.
3. Şair, şiirin üçüncü bölümünde hangi söz sanatına başvurmuştur?
Sevgili öğrencim, söz sanatları metinlere güzellik katan, anlamı zenginleştiren ve okuyucunun hayal gücünü geliştiren süslerdir. Şiirin üçüncü bölümünü (dörtlüğünü) dikkatlice okuyalım:
Bir kuş ötecek şimdi… Havada bir durgunluk,
Mermeriyle konuşan açık kalmış bir musluk,
Beyaz çiçeklerini tek tük düşüren kiraz.
Burada ikinci dizeye odaklanalım: “Mermeriyle konuşan açık kalmış bir musluk”. Şimdi düşünelim, musluklar konuşur mu? Hayır, konuşmak insana özgü bir eylemdir, cansız bir varlık olan musluk bunu yapamaz. İşte cansız bir varlığa veya hayvanlara insana ait özellikler verildiğinde biz buna kişileştirme (teşhis) deriz. Burada da musluk sanki mermerle dertleşiyormuş gibi, konuşuyormuş gibi anlatılmış. Bu da bir kişileştirme sanatıdır.
Sonuç: Şair, şiirin üçüncü bölümünde kişileştirme (teşhis) söz sanatına başvurmuştur.
4. Şiire farklı başlıklar bulunuz.
Canım öğrencim, bir şiire başlık bulmak, o şiirin özetini tek bir kelimeyle veya birkaç kelimeyle anlatmak gibidir. Şiirde en çok neyden bahsediliyor? Hangi renk ön planda? Hangi mevsimin gelişiyle ilgili duygular var? Bunları düşünerek başlıklar bulabiliriz. Şiirin ana teması “beyaz” rengi, baharın gelişi, ümit ve huzur olduğu için bu yönde başlıklar düşünebiliriz.
-
Tek Kelimeden Oluşan:
Şiirin en belirgin kelimesi ve ana rengi “Beyaz”. Şiirde baharın gelişiyle gelen bir yenilenme ve umut da var. Bu yüzden “Bahar” veya “Umut” da tek kelimelik başlıklar olabilir.
- Beyaz
- Bahar
- Umut
-
Kelime Grubundan Oluşan:
Burada ise birden fazla kelimeyle, şiirin konusunu veya hissini daha detaylı anlatan bir başlık bulmalıyız. Şiirin genel atmosferini ve şairin duygularını yansıtan ifadeler seçebiliriz.
- Beyazın Huzuru
- Baharın Beyazlığı
- İlk Umutlar
- Yeniden Doğan Bahar
- Ak Çiçekler