7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 205
4. ETKİNLİK: Verilen şiirlerin temaları dikkate alındığında şairlerin bakış açıları ve vermek istediği mesajları karşılaştırarak yazınız.
Merhaba sevgili öğrencim! Bugün seninle çok güzel bir etkinliğe imza atacağız. İki farklı şairin yazdığı iki farklı şiiri inceleyeceğiz. Onların dünyaya nasıl baktıklarını, neler hissettiklerini ve bize hangi mesajları vermek istediklerini anlamaya çalışacağız. Hazır mısın? Hadi o zaman, ilk şiirimizle başlayalım!
Adım 1: Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun “HÜZÜN GELDİ” Şiirini İnceleyelim
- Bu şiiri ilk okuduğumuzda içimizi bir ağırlık, bir hüzün kaplıyor, değil mi? Şair, şiirine “Türküler bitti, Halaylar durdu, Horonlar durdu,” dizeleriyle başlıyor. Bu dizeler, aslında neşenin, eğlencenin, hayatın coşkusunun sona erdiğini anlatıyor bize. Sanki bir şenlik bitmiş, geriye sessizlik kalmış gibi.
- Sonra “Bahçeler put kesildi”, “Meyveler salkım saçak taş” gibi ifadelerle doğanın bile cansızlaştığını, bereketin, canlılığın kalmadığını dile getiriyor. Her şey sanki donup kalmış, taşlaşmış.
- Şairin “Hüzün geldi, baş köşeye kuruldu, Yoruldu, yüreğim yoruldu.” dizeleri, şiirin ana duygusunu çok net ortaya koyuyor. Hüzün, öyle bir gelmiş ki, sanki evin en önemli yerine oturmuş, her yeri ele geçirmiş. Şairin kalbi de bu hüznün ağırlığıyla tükenmiş, yorulmuş.
- “Ağaç büyür, arkasında koşamam, Kervan yürür, peşi sıra düşemem, Yıldız akar, uçsam da yetişemem.” sözleri ise şairin kendini hayatın akışına karşı çaresiz ve yetersiz hissettiğini gösteriyor. Her şey değişip gelişirken, kendisinin bu değişime ayak uyduramadığını, geride kaldığını hissediyor.
-
Teması: Bu şiirin ana teması derin bir hüzün, yorgunluk, umutsuzluk ve hayatın akışına yetişememe duygusu diyebiliriz. Şairin içindeki acı, dış dünyaya da yansımış.
-
Şairin Bakış Açısı: Şair, dünyaya karamsar, yorgun, umutsuz ve hayata karşı biraz da yenik düşmüş bir gözle bakıyor. Hayatın güzelliklerinden çok, kayıplarını ve bitişlerini görüyor.
-
Vermek İstediği Mesaj: İnsan bazen hayatın getirdiği zorluklar, kayıplar ve değişimler karşısında kendini çok yorgun, bitkin ve çaresiz hissedebilir. Bu durum, onu hayattan koparabilir ve derin bir üzüntüye sürükleyebilir.
Adım 2: Cahit Sıtkı Tarancı’nın “BU SABAH HAVA BERRAK” Şiirini İnceleyelim
- Şimdi de diğer şiirimize geçelim. Adı bile içimizi açıyor, değil mi? “Bu sabah hava berrak, Bu sabah her şey billurdan gibi.” dizeleriyle şair, yeni bir güne pırıl pırıl, tertemiz ve ışıl ışıl bir başlangıç yapıyor. Sanki her şey yeni baştan doğmuş gibi.
- “Gök masmavi bu sabah, Güzel şeyler düşünelim diye.” diyerek, doğanın güzelliğinin insanı olumlu düşünmeye, iyi hissetmeye yönlendirdiğini vurguluyor. Masmavi gökyüzü insana umut ve neşe veriyor.
- “Yemyeşil oluvermiş ağaçlar”, “kuşların kanat sesleri”, “karlı dağlar”, “vadideki suyun şırıltısı” gibi ifadeler, doğanın canlılığını, güzelliğini ve huzur verici seslerini neşe dolu bir şekilde anlatıyor. Şair, her ayrıntıyı fark ediyor ve bunlardan keyif alıyor.
- Şair, kendini “gülüm, karanfil, yasemin” gibi çiçeklere benzeterek yaşamın ve güzelliğin bir parçası olduğunu, hayatla iç içe olduğunu hissettiriyor.
- Şiirde “fakirinde refah, hastasında sağlık” gibi dilekler geçiyor. Hatta “Karşıdaki mezarlık” bile onu karamsarlığa sürüklemiyor; aksine, hayatın değerini daha iyi anlamasını ve her anın tadını çıkarmasını sağlıyor gibi. Bu durum, şairin evrensel bir iyimserlik ve yaşam sevinci taşıdığını gösteriyor.
-
Teması: Bu şiirin ana teması yaşam sevinci, doğa güzelliklerine hayranlık, iyimserlik, umut ve yeni bir günün getirdiği mutluluk diyebiliriz. Şair, hayatı ve doğayı tüm güzellikleriyle kucaklıyor.
-
Şairin Bakış Açısı: Şair, dünyaya neşeli, umutlu, hayat dolu ve olumlu bir pencereden bakıyor. Etrafındaki her güzelliği, en küçük ayrıntıyı bile fark ediyor ve bundan büyük bir mutluluk duyuyor.
-
Vermek İstediği Mesaj: Hayatta her zaman güzellikler vardır ve biz bu güzellikleri fark edip onlardan keyif alarak, umutla ve iyimserlikle yaşayabiliriz. Her yeni gün, yeni bir başlangıç ve mutluluk için bir fırsattır.
Adım 3: İki Şiiri Karşılaştıralım ve Sonuç Çıkaralım
Şimdi iki şiiri birlikte değerlendirelim ve aralarındaki farklara daha yakından bakalım:
-
Temalar Yönünden Karşılaştırma:
Gördüğün gibi, iki şiirin teması tamamen zıt. Birincisi, yani “Hüzün Geldi”, derin bir üzüntü, yorgunluk ve umutsuzluk üzerine kuruluyken, ikincisi, yani “Bu Sabah Hava Berrak”, yaşam sevinci, doğa güzelliklerine hayranlık ve iyimserlik üzerine kurulu. Sanki hayatın iki farklı yüzünü, iki farklı mevsimini anlatıyorlar.
-
Şairlerin Bakış Açıları Yönünden Karşılaştırma:
Şairlerin dünyaya bakış açıları da çok farklı. Bedri Rahmi Eyüboğlu, karamsar, yorgun ve çaresiz bir ruh hali içindeyken, Cahit Sıtkı Tarancı neşeli, canlı, umutlu ve her şeye olumlu bir gözle bakıyor. Biri hayatın olumsuzluklarına, kayıplarına odaklanırken, diğeri aynı hayatın olumlu yönlerini, güzelliklerini görüyor ve onlardan ilham alıyor.
-
Vermek İstedikleri Mesajlar Yönünden Karşılaştırma:
Mesajları da birbirine taban tabana zıt. “Hüzün Geldi” şiiri bize, bazen insanın kendini ne kadar yorgun ve bitkin hissedebileceğini, hayata ayak uyduramayacağını ve hüznün insanı nasıl ele geçirebileceğini anlatırken; “Bu Sabah Hava Berrak” şiiri, her şeye rağmen hayatın güzelliklerle dolu olduğunu, umudumuzu kaybetmememiz gerektiğini ve her yeni güne bir fırsat, bir başlangıç olarak bakmamız gerektiğini öğütlüyor.
Sonuç:
Sevgili öğrencim, bu iki şiir bize çok önemli bir şey öğretiyor: Hayata bakış açımızın ne kadar önemli olduğunu ve duygularımızın dünyayı algılayışımızı nasıl değiştirebileceğini. Aynı dünyada, aynı sabahı yaşayan iki insan, hissettikleri duygulara göre dünyayı bambaşka şekillerde algılayabilir. Bir şair hüznü ve yorgunluğu derinden hissederken, diğer şair aynı sabahın berraklığında yaşam sevincini ve umudu buluyor. Unutma, bazen her şey senin dünyaya nasıl baktığına bağlıdır!