7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 201
Merhaba sevgili öğrenciler,
Bugün sizlerle Türkçe dersimizdeki “İlk Kar” metniyle ilgili soruları adım adım çözeceğiz. Anlatım bozukluklarını ve metin türlerini incelerken çok şey öğreneceğimize eminim. Hazırsanız, dikkatlice okuyalım ve soruları birlikte çözelim!
b) Tespit ettiğiniz farklılıklardan yola çıkarak “İlk Kar” metninin türünü sebepleriyle birlikte yazınız.
Şimdi “İlk Kar” metnini dikkatlice okuyalım ve hangi türde bir metin olduğuna karar verelim. Metni okurken, yazarın ne anlattığına, nasıl anlattığına ve hangi ipuçlarını verdiğine dikkat edelim.
- Adım 1: Metni Anlama
- Metin, 10 Şubat Cumartesi günü yaşanan bir kış gününü, çocukların kar sevinciyle oynamasını, kardan adam yapmasını ve bu kardan adamın erimesini anlatıyor.
- Anlatım kişisel bir bakış açısıyla, sanki yazar kendi yaşamından bir kesiti, bir anısını paylaşıyormuş gibi yapılmış. “Evde, Riva’daki gezintiler gibi” veya “Öğretmenler de okuldan evler yüzle, hızlı hızlı çıkıyorlardı” gibi ifadeler, yaşanmış bir olayın aktarıldığını gösteriyor.
- Metinde belirli bir tarih (10 Şubat Cumartesi), yer (Riva) ve yaşanmışlık hissi var. Duygular ve gözlemler ön planda.
- Adım 2: Metin Türünü Belirleme
- Bu türde, yaşanmış olayların üzerinden zaman geçtikten sonra kaleme alındığı, yazarın kendi yaşamından önemli gördüğü kesitleri, anıları, gözlemleri ve duyguları aktardığı metinlere anı (hatıra) denir. Metinde belirtilen tarih, yer ve kişisel gözlemler anı türünün özelliklerini taşıyor.
- Çözüm:
Bu metin bir anı (hatıra) türüdür.
Sebepleri:
- Metinde yaşanmış bir olay, bir yaşantı anlatılmıştır.
- Olayın geçtiği belirli bir tarih ve yer (10 Şubat Cumartesi, Riva) belirtilmiştir.
- Yazarın kendi gözlemleri ve kişisel, duygusal anlatımı öne çıkmaktadır.
- Metin, geçmişe ait bir olayın, üzerinden zaman geçtikten sonra hatırlanarak yazıldığı izlenimini vermektedir.
7. ETKİNLİK: Aşağıdaki cümlelerde anlatımla ilgili bazı hatalar yapılmıştır. Bu hataları bulup örnekteki gibi düzeltiniz.
Şimdi de cümlelerdeki anlatım bozukluklarını bulup düzeltelim. Unutmayın, anlatım bozuklukları bazen kelimelerin yanlış kullanılmasından, bazen de gereksiz yere tekrar edilmesinden kaynaklanır.
- Yeni makineme kardeşimin resmini çekeceğim.
- Bu cümlede “resmini” kelimesi yanlış kullanılmış. Çünkü makineyle “fotoğraf” çekilir, “resim” ise elle çizilir.
- Düzeltilmiş Hali: Yeni makineme kardeşimin fotoğrafını çekeceğim.
- Olmuş olayları tüm seyirciler izlemişti.
- “Olmuş olaylar” yerine “yaşanmış olaylar” veya “geçmiş olaylar” demek daha doğru olur. Ayrıca tiyatro, sinema gibi yerlerde “seyirci” denir, ama genel bir olayı izleyenlere “izleyici” demek daha uygundur.
- Düzeltilmiş Hali: Yaşanmış olayları tüm izleyiciler izlemişti.
- Yeni senaryoyu ayrıntılı ve detaylarıyla inceliyorum.
- “Ayrıntılı” ve “detaylarıyla” kelimeleri aynı anlama geliyor. İkisinin bir arada kullanılması gereksiz söz tekrarına yol açar. Birini kullanmamız yeterli.
- Düzeltilmiş Hali: Yeni senaryoyu ayrıntılarıyla inceliyorum. (Veya “detaylarıyla inceliyorum” da diyebiliriz.)
- İlk olayı duyduğumda tepkisi ne olmuştu?
- Burada “ilk olay” ifadesi bir belirsizlik yaratıyor. Hangi “ilk olay”? “Bu olayı” veya “söz konusu olayı” demek daha açıklayıcı olur.
- Düzeltilmiş Hali: Bu olayı duyduğumda tepkisi ne olmuştu?
- Ünlü yazarın doğumunun 100. yılını törenle andık.
- “Anmak” kelimesi genellikle ölmüş kişileri hatırlamak için kullanılır. Doğum günü gibi sevinçli bir olayı ise “kutlarız”.
- Düzeltilmiş Hali: Ünlü yazarın doğumunun 100. yılını törenle kutladık.
- Babası 800’e karşı 756 oyla muhtar seçildi.
- “800’e karşı 756 oy” şeklinde bir ifade yanlıştır. “800 oyun 756’sını alarak” veya “800 oydan 756 oy alarak” demek daha doğrudur.
- Düzeltilmiş Hali: Babası 800 oydan 756 oy alarak muhtar seçildi.
- Komşularını sever, onlara dil uzatır.
- “Dil uzatmak” deyimi, birine kötü söz söylemek, hakaret etmek anlamına gelir. “Komşularını sever” ifadesiyle bu deyim çelişiyor. Bu bir anlam çelişkisidir. Eğer “onlarla laflar” veya “onlarla şakalaşır” denilmek isteniyorsa, deyim yanlış kullanılmıştır.
- Düzeltilmiş Hali: Komşularını sever, onlarla sohbet eder. (Deyimin yanlış kullanılması olduğu için anlamı düzelten bir ifade kullandık.)
- İtirazlarına daha henüz bir cevap veremedik.
- “Daha” ve “henüz” kelimeleri aynı anlama gelir ve ikisi bir arada kullanıldığında gereksiz söz tekrarına yol açar.
- Düzeltilmiş Hali: İtirazlarına henüz bir cevap veremedik. (Veya “daha bir cevap veremedik” de diyebiliriz.)
- Hırsız, adamın çantasını zorla çaldı.
- “Çalmak” eylemi zaten izinsiz ve genellikle zorla yapılan bir eylemdir. Bu yüzden “zorla” kelimesi gereksiz sözcük kullanımıdır.
- Düzeltilmiş Hali: Hırsız, adamın çantasını çaldı.
- Hazırlıklar mutlaka bitmiş olmalı.
- “Mutlaka” kesinlik bildirirken, “olmalı” bir ihtimali veya gerekliliği ifade eder. İkisi bir arada kullanıldığında anlam çelişkisi oluşur.
- Düzeltilmiş Hali: Hazırlıklar mutlaka bitmiştir. (Veya “Hazırlıklar bitmiş olmalı” da diyebiliriz, ama “mutlaka” kelimesini atmamız gerekir.)
8. ETKİNLİK: Aşağıdaki cümlelerde geçen anlatım bozukluklarını bularak sebebini örnekteki gibi boşluğa yazınız.
Şimdi de cümlelerdeki anlatım bozukluklarını ve bunların nedenlerini bulalım. Örnek bize yol gösterecek ve her hatanın belirli bir sebebi olduğunu unutmayalım.
- 1. Eminim kupayı aldığımızı sınıf arkadaşlarımız duymuş olmalı.
- Çözüm: Bu cümlede “Eminim” (bir şeyin kesin olduğunu belirtir) ve “duymuş olmalı” (bir ihtimali, olasılığı belirtir) ifadeleri bir araya gelmiştir. Kesinlik ve olasılık bildiren kelimelerin aynı cümlede kullanılması bir çelişki yaratır.
- Sebep: Anlamca çelişen sözcüklerin bir arada kullanılması.
- 2. Bugün komşumuzun burnundan düşen bin parçaydı.
- Çözüm: “Burnundan düşen” deyimi, çok üzgün ve suratı asık olmak anlamına gelirken, “bin parçaydı” ifadesi çok yorgun, bitkin olmak anlamında kullanılır. İki farklı deyimin bir araya getirilerek yanlış bir anlam oluşturulması anlatım bozukluğudur. Deyimler kalıplaşmış sözlerdir, anlamları değiştirilemez.
- Sebep: Deyimin yanlış anlamda kullanılması veya deyim yanlışlığı.
- 3. Yapışık binalarda oturmak insanı mutsuz ediyor.
- Çözüm: Binalar birbirine “yapışık” değil, “bitişik” olur. “Yapışık” kelimesi burada yanlış kullanılmıştır. Kelimeleri doğru anlamlarıyla kullanmak çok önemlidir.
- Sebep: Yanlış sözcük kullanılması.
- 4. Sisli havalarda kaza yapma şansımız artar.
- Çözüm: “Kaza yapmak” olumsuz bir durumdur ve bu duruma “şans” denmez. “Şans” genellikle olumlu, iyi durumlar için kullanılır. Burada “kaza yapma ihtimalimiz” veya “riskimiz” artar dememiz gerekirdi.
- Sebep: Yanlış sözcük kullanılması.
- 5. Size verilen ücreti küçümsemeniz doğru mu?
- Çözüm: “Küçümsemek” bir şeyi değersiz görmek, hor görmek anlamına gelir. Ücret için bu kelime yerine “az bulmak”, “yetersiz bulmak” gibi ifadeler kullanılabilir. Burada kelime yanlış anlamda kullanılmıştır.
- Sebep: Yanlış sözcük kullanılması.
- 6. Başarı için sürekli çalışmak gerekir.
- Çözüm: Sevgili öğrenciler, bu cümlede belirgin bir anlatım bozukluğu bulunmamaktadır. Cümle dil bilgisi ve anlam açısından doğrudur. “Başarı için” ifadesi, “başarıya ulaşmak amacıyla” anlamını taşır ve gayet doğru bir kullanımdır. Dolayısıyla, bu cümlede bir anlatım bozukluğu yoktur.
- Sebep: Anlatım bozukluğu yoktur.
- 7. Öğrencilere yeni ders programını hatırlatacağım.
- Çözüm: “Hatırlatmak”, unutulmuş bir şeyi tekrar akla getirmektir. “Yeni ders programı” ise ilk defa duyurulacak bir şeydir. Bu durumda “duyurmak” veya “bildirmek” kelimeleri kullanılmalıdır. “Hatırlatmak” kelimesi burada yanlış anlamda kullanılmıştır.
- Sebep: Yanlış sözcük kullanılması.
- 8. Annemle babamın çok benzer ve ortak yönleri vardı.
- Çözüm: “Benzer” ve “ortak” kelimeleri aynı veya çok yakın anlamlara gelir. İkisinin bir arada kullanılması gereksiz söz tekrarına yol açar. Birini kullanmak yeterlidir.
- Sebep: Eş anlamlı kelimelerin bir arada kullanılması (Gereksiz sözcük kullanımı).
- 9. Anahtarlarını masanın üzerinde bulamamış.
- Çözüm: Bu cümlede anahtarların kime ait olduğu belli değildir. “Onun anahtarlarını” mı yoksa “kendi anahtarlarını” mı? Bu belirsizlik, cümlede tamlayan eksikliğinden kaynaklanır ve anlamı netleştirmek için tamlayan eklenmelidir.
- Sebep: Anlam belirsizliği (Tamlayan eksikliği).