7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 189
Merhaba sevgili öğrencim! Ben senin Türkçe öğretmenin. Görseldeki soruları tek tek inceleyelim ve birlikte adım adım çözelim. Sakın unutma, Türkçe dersinde anlatım bozuklukları, örtülü anlamlar gibi konular çok önemli. Bu etkinlikler de tam da bu konuları pekiştirmemiz için harika fırsatlar! Haydi başlayalım.
3. ETKİNLİK: Aşağıdaki cümlelerde, örtülü anlamları bularak örnekteki gibi yazınız.
Bu etkinlikte, cümlelerde açıkça söylenmeyen ama cümlenin içinden çıkarabileceğimiz gizli anlamları bulacağız. Tıpkı bir dedektif gibi ipuçlarını takip edeceğiz!
Örnek: Bu gece okumaları orada sürdürdü.
Açıklama: Demek ki yazar daha önce de gece okumaları yapıyormuş.
Şimdi diğerlerine bakalım:
1. Cümle: Benim de bir kitaplığım olmuştu.
Çözüm: Bu cümlede “de” bağlacı çok önemli. Bu bağlaç, daha önce bir kitaplığı olmadığını, yeni bir kitaplığa kavuştuğunu veya başka birinin kitaplığı varken şimdi kendisinin de olduğunu anlatır. Genellikle bu durumda yazarın daha önce bir kitaplığı olmadığını, şimdi ilk kez kitap sahibi olduğunu anlarız.
Sonuç: Yazarın daha önce bir kitaplığı yokmuş veya yeni bir kitaplığı olmuş.
2. Cümle: Perşembe günleri okula giderken ayaklarım Beyazıt yokuşunu daha hızlı ve istekli tırmanırdı.
Çözüm: Yazar, perşembe günleri okula gitmeye diğer günlerden daha hevesliymiş. Ayaklarının hızlı tırmanması, o gün okula gitmeyi çok istediğini gösterir. Belki o gün sevdiği bir ders, bir etkinlik ya da sevdiği bir öğretmen vardı.
Sonuç: Yazar, perşembe günlerini diğer günlerden daha çok seviyor, okula gitmek için daha istekli oluyormuş.
3. Cümle: Özellikle bazı dersler, roman ve gazete okumaya elverişliydi. Bu izni kötüye kullandığımız da oldu.
Çözüm: Bu cümle bize iki önemli şey söylüyor. Birincisi, bazı derslerde öğretmenler öğrencilerin roman ve gazete okumasına izin veriyormuş. İkincisi, öğrenciler bu izni bazen dersle ilgisi olmayan şeyler yapmak için kullanmışlar, yani dersi kaynatmışlar.
Sonuç: Öğretmenler bazı derslerde öğrencilerin roman ve gazete okumasına izin veriyormuş. Öğrenciler de bazen bu izni dersi dinlememek veya farklı amaçlar için kullanmışlar.
—
4. ETKİNLİK: Yazar, çocukluk anılarını kaleme almakla kimlere seslenmek istemiş ve ne amaçlamış olabilir?
Bir yazar çocukluk anılarını neden yazar hiç düşündün mü? Hadi birlikte bu sorunun cevabını bulalım.
Adım 1: Kimlere seslenmek istemiş olabilir?
- Öncelikle kendi çocukluğunu merak eden, geçmişi öğrenmek isteyen gençlere ve çocuklara seslenmek istemiş olabilir.
- Aynı zamanda kendi çocukluklarını hatırlamak isteyen, nostalji yaşamak isteyen yetişkinlere de seslenmek istemiş olabilir.
Adım 2: Ne amaçlamış olabilir?
- Kendi çocukluk dönemini, o zamanın şartlarını, okuma alışkanlıklarını ve yaşadıklarını okuyucularla paylaşmak.
- Okuyuculara, özellikle gençlere, okuma kültürünün ve kitapların hayatımızdaki yerinin önemini anlatmak.
- Geçmiş kuşakların nasıl yaşadığını, nelerle mücadele ettiğini göstererek tarihi ve kültürel bir miras bırakmak.
- Kendi deneyimlerinden yola çıkarak okuyuculara farklı bakış açıları kazandırmak.
Sonuç: Yazar, çocukluk anılarını kaleme alarak hem gençlere hem de yetişkinlere seslenmek istemiş olabilir. Amacı, kendi çocukluk dönemini ve o dönemin okuma kültürünü okuyucularla paylaşmak, kitapların önemini vurgulamak ve geçmişten geleceğe bir köprü kurmaktır.
—
5. ETKİNLİK: Dinlediğiniz metinden alınan aşağıdaki parçada hangi düşünceyi geliştirme yolu kullanılmıştır? Yazınız.
Metin parçası: “İstanbul’a döndüğümüz vakit on üç yaşındaydım. Serez’den ayrılırken beni en çok sevindiren şey, istediğim kitaplara kavuşma olanağının artık gerçekleşmesiydi.”
Bu metinde yazar, kendi kişisel bir anısını, yaşadığı bir olayı anlatıyor. Bu olayı anlatarak bir fikri (kitaplara kavuşmanın mutluluğu, okumanın önemi gibi) destekliyor.
Adım 1: Metni inceleyelim.
Yazar, İstanbul’a dönüşünü, o sırada kaç yaşında olduğunu ve en çok neyin onu sevindirdiğini anlatıyor. Bu, yazarın kendi hayatından somut bir olaydır.
Adım 2: Düşünceyi geliştirme yollarını hatırlayalım.
Bir düşünceyi açıklarken ya da desteklerken örneklendirme, karşılaştırma, tanık gösterme, benzetme, sayısal verilerden yararlanma, tanımlama gibi yolları kullanırız. Burada yazar, kendi yaşadığı somut bir durumu anlatarak konuyu daha anlaşılır ve inandırıcı kılıyor.
Sonuç: Bu parçada yazar, kendi yaşadığı bir anıyı, bir deneyimi anlatarak düşüncesini desteklemiştir. Bu, örneklendirme düşünceyi geliştirme yoludur. Kendi hayatından bir örnek vererek kitaplara kavuşmanın önemini veya mutluluğunu somutlaştırmıştır.
—
6. ETKİNLİK: Aşağıdaki cümlelerde anlam yönünden anlatım bozukluğu içeren cümlelerdeki anlatım bozukluklarını örnekteki gibi bularak altını çiziniz. Anlatım bozukluklarının sebebini cümlelerin karşısına yazınız.
Bu etkinlikte, cümlelerdeki anlatım bozukluklarını bulup nedenini açıklayacağız. Anlatım bozuklukları, bir cümlenin anlamının net olmamasına, yanlış anlaşılmasına veya gereksiz sözcükler içermesine neden olur. Hadi dikkatlice inceleyelim!
Örnek: Geçen sene de yine böyle olmuştu.
Sebep: Gereksiz sözcük kullanımı. (“Geçen sene de böyle olmuştu” demek yeterli, “yine” kelimesi aynı anlamı taşıdığı için gereksiz.)
Şimdi diğerlerine geçelim:
1. Cümle: Eli uzun biridir, herkesi tanır.
Çözüm: “Eli uzun” deyimi Türkçede “hırsızlık yapan” anlamına gelir. Oysa cümlenin devamında “herkesi tanır” denilerek aslında “çevresi geniş, pek çok insanla bağlantısı olan” anlamı kastediliyor. Deyim yanlış kullanılmış.
Sebep: Deyimin yanlış anlamda kullanılması.
2. Cümle: Salı günü mutlaka ben de yarışmaya katılabilirim.
Çözüm: “Mutlaka” kelimesi kesinlik bildirir. “Katılabilirim” ise bir ihtimali, olasılığı ifade eder. Kesinlik ve olasılık bildiren bu iki kelime aynı cümlede bir arada kullanılamaz, anlamca çelişirler.
Sebep: Anlamca çelişen sözcüklerin bir arada kullanılması.
3. Cümle: Esen meltem rüzgârına karşı oturduk sahilde.
Çözüm: “Meltem” kelimesi zaten bir rüzgar çeşidinin adıdır. Dolayısıyla “meltem rüzgarı” demek, “rüzgar rüzgarı” demek gibi bir tekrardır. “Meltem” kelimesi tek başına yeterlidir.
Sebep: Gereksiz sözcük kullanımı.
4. Cümle: Eğirdir Gölü’nde inanılmaz çoğunlukta sazan balığı var.
Çözüm: “Çoğunlukta” kelimesi zaten çok sayıda olduğunu ifade eder. “İnanılmaz” kelimesi burada abartı katıyor ve gereksiz duruyor. “Eğirdir Gölü’nde çoğunlukta sazan balığı var” demek yeterli ve doğrudur.
Sebep: Gereksiz sözcük kullanımı.
5. Cümle: Hastalandığında çok dedemle ilgilenemediğim için üzgünüm.
Çözüm: Burada “çok” kelimesi “dedem” ismini değil, “ilgilenemediğim” fiilini nitelemesi gerekir. Yani, “dedemle çok ilgilenemediğim için” şeklinde olmalıydı. Sözcüğün yeri yanlış.
Sebep: Sözcüğün yanlış yerde kullanılması.
6. Cümle: Ona sözüm var, dediklerini yapmaya zorunluyum.
Çözüm: “Ona sözüm var” demek, zaten dediklerini yapmaya mecbur olduğun anlamına gelir. “Zorunluyum” kelimesi bu anlamı tekrarladığı için gereksizdir. “Ona sözüm var, dediklerini yapacağım” demek yeterli olurdu.
Sebep: Gereksiz sözcük kullanımı.
7. Cümle: Zanlı, sorguda suçunu kendi ağzıyla itiraf etti.
Çözüm: “İtiraf etmek” zaten bir şeyi kendi isteğiyle, kendi ağzıyla söylemek demektir. “Kendi ağzıyla” ifadesi bu nedenle gereksiz bir tekrardır.
Sebep: Gereksiz sözcük kullanımı.
8. Cümle: Son gördüğümden beri saçlarını büyütmüşsün.
Çözüm: Saçlar için “büyümek” fiili yerine “uzamak” fiili kullanılır. Bitkiler veya çocuklar büyür, saçlar uzar.
Sebep: Yanlış sözcük kullanımı.
9. Cümle: Onun karşısında rahat düşüncelerinizi ifade edebilirsiniz.
Çözüm: Burada “rahat” kelimesi “düşünce” ismini değil, “ifade etmek” fiilini nitelemelidir. Yani, “Düşüncelerinizi rahatça ifade edebilirsiniz” şeklinde olmalıydı. Sözcüğün yeri yanlış.
Sebep: Sözcüğün yanlış yerde kullanılması.
10. Cümle: Yoldaki buzlanma araçların kaza yapma şansını artırır.
Çözüm: “Şans” kelimesi genellikle olumlu durumlar için kullanılır. Kaza yapmak ise olumsuz bir durumdur. Bu yüzden “kaza yapma riski” veya “olasılığı” denmelidir.
Sebep: Yanlış sözcük kullanımı.
11. Cümle: Savaş yıllarındaki koşul ve şartlar Anadolu halkını zorluyordu.
Çözüm: “Koşul” ve “şart” kelimeleri eş anlamlıdır. İkisi de aynı anlama geldiği için aynı cümlede bir arada kullanılması gereksiz bir tekrardır.
Sebep: Gereksiz sözcük kullanımı.
12. Cümle: Aşağı yukarı tam bir aydır sonuçların açıklanmasını bekliyoruz.
Çözüm: “Aşağı yukarı” kelime grubu yaklaşık bir zamanı ifade ederken, “tam” kelimesi kesinlik bildirir. Bu iki ifade aynı cümlede bir arada kullanılamaz, anlamca çelişirler.
Sebep: Anlamca çelişen sözcüklerin bir arada kullanılması.
—
7. ETKİNLİK: Severek okuduğunuz bir kitabı tanıtmak amacıyla hazırlamış olduğunuz sunumunuzu yapınız.
Bu etkinlik, senin için harika bir fırsat! Okuduğun ve sevdiğin bir kitabı arkadaşlarına tanıtmak, hem okuma alışkanlığını pekiştirir hem de sunum becerilerini geliştirir. Hadi sana bu sunumu nasıl hazırlayacağın konusunda birkaç ipucu vereyim:
Adım 1: Kitabını seç ve sunumunu planla.
- Öncelikle en sevdiğin kitabı seç.
- Sunumunda nelerden bahsedeceğini bir kağıda yaz (konu başlıkları gibi).
Adım 2: Sunum içeriğini hazırla.
- Giriş: “Merhaba arkadaşlar, bugün size severek okuduğum bir kitabı tanıtacağım.” gibi bir giriş yapabilirsin.
- Kitabın Adı ve Yazarı: Kitabın tam adını ve yazarının kim olduğunu söyle. Belki yazar hakkında kısa bir bilgi de verebilirsin.
- Kitabın Konusu: Kitabın ana konusunu, çok fazla detay vermeden, merak uyandıracak şekilde anlat. Spoiler vermemeye dikkat et!
- Ana Karakterler: Kitaptaki önemli karakterlerden bahsedebilirsin. Onların özelliklerini veya seni etkileyen yönlerini anlatabilirsin.
- Neden Sevdim?: Bu kısım çok önemli. Kitabı neden bu kadar çok sevdiğini, seni neyin etkilediğini, hangi duyguları hissettiğini samimi bir dille açıkla.
- Kitabın Bana Kattıkları: Bu kitap sana ne öğretti? Hayata bakış açını değiştirdi mi? Yeni bir bilgi edindin mi? Bunları paylaş.
- Neden Tavsiye Ediyorum?: Arkadaşlarının da bu kitabı okumasını neden istediğini anlat. Onlara hitap eden yönlerini vurgula.
- Kitaptan Bir Alıntı (İsteğe Bağlı): Eğer seni çok etkileyen bir cümle veya paragraf varsa, onu da okuyabilirsin.
- Kapanış: “Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim, umarım siz de bu kitabı okumaktan keyif alırsınız.” gibi bir kapanış yapabilirsin.
Adım 3: Sunumunu prova et.
- Hazırladığın metni birkaç kez yüksek sesle oku.
- Zamanlamanı kontrol et. Çok kısa veya çok uzun olmasın.
- Konuşurken göz teması kurmaya, ses tonunu ayarlamaya ve beden dilini kullanmaya dikkat et.
Sonuç: Bu etkinlik, senin yaratıcılığını ve okuma deneyimini paylaşma fırsatın. Kendi kelimelerinle, samimi bir şekilde kitabını arkadaşlarına tanıt. Unutma, en güzel sunumlar içtenlikle yapılanlardır!