7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 166
Merhaba sevgili öğrencilerim!
Bugün, “Okumak Deyince” başlıklı metnimizle ilgili etkinlikleri ve soruları hep birlikte çözeceğiz. Unutmayın, okumak sadece kelimeleri tanımak değil, aynı zamanda anlamak, düşünmek ve yorumlamak demektir. Şimdi gelin, ilk etkinliğimize başlayalım!
1. ETKİNLİK: Aşağıdaki yönergeleri uygulayınız.
Bu bölümde metinde anlamını bilmediğimiz kelimeleri bulup, önce kendi tahminlerimizi yazacak, sonra sözlük anlamına bakacak ve son olarak da bu kelimeleri bir cümlede kullanacağız. Metinden sizin için dört kelime seçtim.
1. Kelime: Yegane
-
Anlamını bilmediğim kelime: yegane
-
Metinde hangi cümlede?: “Oysa geldiğimiz zaman asıl kendini tanımamızın yegane yolu, kendimizle yüzleştiğimiz, sevgi ve nefreti yadsımadığımız bir şekilde yaşandığına ve kendimize dair yabancı olduğumuzu fark ederiz.”
-
Tahminim: Tek, biricik, özel.
-
Sözlük anlamı: Tek, biricik, eşsiz.
-
Cümlede kullanıyorum!: “Başarılı olmanın yegane sırrı, çok çalışmak ve asla pes etmemektir.”
2. Kelime: Yadsımadığımız
-
Anlamını bilmediğim kelime: yadsımadığımız
-
Metinde hangi cümlede?: “Oysa geldiğimiz zaman asıl kendini tanımamızın yegane yolu, kendimizle yüzleştiğimiz, sevgi ve nefreti yadsımadığımız bir şekilde yaşandığına ve kendimize dair yabancı olduğumuzu fark ederiz.”
-
Tahminim: İnkar etmediğimiz, kabul ettiğimiz.
-
Sözlük anlamı: İnkar etmediğimiz, reddetmediğimiz, kabul ettiğimiz.
-
Cümlede kullanıyorum!: “Hatalarımızı yadsımadığımız sürece, kendimizi geliştirebiliriz.”
3. Kelime: Duygulanım
-
Anlamını bilmediğim kelime: duygulanım
-
Metinde hangi cümlede?: “Kendini tanımak için de ihtiyacımız olan duygu. Duygulanımım açığa çıkması, yaşadıklarımızın farkına varmak için ötekine bakmamız şarttır.”
-
Tahminim: Duygularımızın ortaya çıkması, hissetme.
-
Sözlük anlamı: Duygulanma, duyguların uyanması ve dışa vurulması.
-
Cümlede kullanıyorum!: “Bu hüzünlü film, izleyicilerde derin bir duygulanım yarattı.”
4. Kelime: Edebiyat
-
Anlamını bilmediğim kelime: edebiyat
-
Metinde hangi cümlede?: “Edebiyat eğlenceden, boş zaman aktivitesinden ibaret değildir.”
-
Tahminim: Hikayeler, şiirler, romanlar gibi yazılı eserler.
-
Sözlük anlamı: Olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı ve bu sanatın ürünleri.
-
Cümlede kullanıyorum!: “Türk edebiyatı, çok zengin ve köklü bir geçmişe sahiptir.”
Şimdi de metnimizle ilgili soruları cevaplamaya geçelim. Bu sorular, metni ne kadar iyi anladığımızı görmemizi sağlayacak.
2. ETKİNLİK: Aşağıdaki soruları okuduğunuz metinden hareketle yanıtlayınız.
1. İnsanın gerçek anlamda kendini tanımasının yolu nedir?
Çözüm: Metne göre insanın gerçek anlamda kendini tanımasının yegane yolu, kendimizle yüzleşmektir. Bu yüzleşme, hem kendi duygularımızı (sevgi, nefret gibi) kabul etmekle hem de başkalarına, yani “ötekine” bakarak kendi duygulanımlarımızın açığa çıkmasıyla olur. Özellikle de kitaplarla kurulan iletişim, maskelerimizden arınıp kendimizle baş başa kalarak farklı bir yüzleşme yaşamamızı sağlar.
2. Kurmaca metinlerde okuyucu neleri bulur?
Çözüm: Metinde belirtildiği üzere, kurmaca metinlerde okuyucular yeni bir gerçeklikle ve yeni bir hayat teklifiyle karşılaşırlar. Hayatın bize vermediği eksik yanlarımızı, iyi olana karşı duyduğumuz açlığı, samimiyeti, heyecanı ve deneyimleri bu metinlerde buluruz. Yani, kurmaca metinler bize hayatı farklı açılardan görme ve anlama fırsatı sunar.
3. Okuduğunuz bir romanda ya da izlediğiniz bir filmde kendinize yakın gördüğünüz kahramanın özellikleri nelerdir?
Çözüm: Bu soruya metinden yola çıkarak kendi yorumumuzu katacağız. Metin, kitapların bizi kendimizle yüzleştirdiğini, duygularımızı açığa çıkardığını ve hayatı sorgulattığını söylüyor. Bu yüzden, kendimize yakın gördüğümüz bir kahraman genellikle;
-
İçsel dünyasında çelişkiler yaşayan ve bu çelişkilerle yüzleşmeye çalışan biridir.
-
Bizim de yaşadığımız veya yaşayabileceğimiz duygusal deneyimleri (mutluluk, hüzün, öfke vb.) yoğun bir şekilde hisseden ve ifade eden biridir.
-
Hayatın anlamını, amacını sorgulayan, hatalar yapan ama bunlardan ders çıkaran biridir.
-
Kendi “maskelerinden” sıyrılıp gerçek benliğini arayan, cesur veya kırılgan olabilir.
Kısacası, kendimize yakın hissettiğimiz kahramanlar, aslında kendi iç dünyamızın bir yansımasıdır ve metin de bu yansımayı görmemize yardımcı olur.
4. Kitaplarla kurulan iletişimi gerçek hayattaki iletişimle göre farklı kılan nedir?
Çözüm: Metin bu farkı çok güzel açıklıyor: Gerçek hayatta insanlarla konuşurken genellikle kendimizi gizler, “maskelerimizi” takarız. Yani tam olarak kendimiz olamayız. Ancak kitaplarla kurulan iletişimde durum farklıdır. Kitaplar bizi tamamen kendimizle baş başa bırakır, bu da bize farklı bir yüzleşme yaşatır. Kitap okurken kimseye karşı bir rol yapma ihtiyacı duymayız, bu yüzden kendimizi daha dürüst bir şekilde tanıma fırsatı buluruz.
5. “Yüzleştiğimiz şeylerin bizi tüketmesi” sözüyle yazar ne anlatmak istemektedir?
Çözüm: Sevgili öğrencilerim, bu sorudaki “Yüzleştiğimiz şeylerin bizi tüketmesi” ifadesi, bize verilen metinde aynen geçmiyor. Metin, yüzleşmenin daha çok kendini tanıma, anlama ve hayatı sorgulama gibi olumlu yönlerine odaklanıyor. Ancak genel bir yorum yapacak olursak, eğer bu ifade metinde olsaydı, yazar muhtemelen şunu anlatmak isterdi:
-
İnsanların kendi gerçekleriyle, hatalarıyla, eksiklikleriyle yüzleşmesinin zorlu bir süreç olduğunu.
-
Bu yüzleşmenin bazen insana mental veya duygusal olarak yorgunluk verebileceğini.
-
Ancak metnin genel havasına bakarsak, bu “tüketimin” sonunda bir aydınlanma, bir gelişme olacağını da ima edebilirdi. Yani zorlu bir süreç olsa da, sonunda daha güçlü çıkmamızı sağlayacak bir deneyim olarak görülebilirdi.
Yine de, metinde bu ifade geçmediği için, yazarın bu özel sözle tam olarak ne anlatmak istediğini bu metne dayanarak kesin olarak söyleyemeyiz.
6. Hayatın amacını yaşayarak değil de okuyarak bulmak mümkün müdür? Tartışınız.
Çözüm: Metin, bu konuda bize çok önemli ipuçları veriyor. Metne göre:
-
Okumak, bize “yeni bir gerçeklikle, yeni bir hayat teklifiyle” karşı karşıya bırakır.
-
Hayatın bize vermediği, eksik olan yanlarımızı, iyi olana duyduğumuz açlığı, heyecanı ve deneyimleri kurmaca metinlerde buluruz.
-
Kitaplar, bize hayatın durdurup olmadığı düşlere dalmakta kalmaz, bize yeni bir hayat teklifi yapar.
-
Bütün sanatlar (filmler, kitaplar) aracılığıyla başkalarının yerine geçerek onların yaşadıklarını en derinden hissederiz. Bu da insanlık durumunu, insan psikolojisini ve varoluşsal meseleleri anlamamızı sağlar.
Tüm bu bilgiler ışığında diyebiliriz ki, hayatın amacını sadece yaşayarak bulmak yerine, okuyarak da bulmak veya en azından bu yolda önemli adımlar atmak kesinlikle mümkündür. Okumak, kendi sınırlı deneyimlerimizin ötesine geçmemizi, farklı bakış açılarını görmemizi, empati kurmamızı ve dolayısıyla hayatın çok boyutlu anlamlarını keşfetmemizi sağlar. Yaşayarak edineceğimiz tecrübeleri, okuyarak çok daha zenginleştirebilir, hızlandırabilir ve derinleştirebiliriz. Okumak, yaşamın bize sunduğu deneyimleri anlamlandırma ve onlara yeni anlamlar katma yolunda bize rehberlik eden güçlü bir araçtır. Bu yüzden, hayatın amacını bulma yolculuğunda okumak, yaşamak kadar hatta bazen daha derinlemesine bir rol oynayabilir.