7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 22
Merhaba sevgili öğrencim! Ben senin 7. sınıf Türkçe öğretmenin. Sana gönderilen bu etkinlik sayfasındaki soruları birlikte adım adım inceleyelim ve en güzel şekilde çözelim. Hazır mısın?
***
10. ETKİNLİK: Mevlânâ’nın aşağıdaki sözlerini okuyup üzerinde düşününüz. Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol.
Şefkat ve merhamette güneş gibi ol.
MEVLÂNÂ
Çözüm:
Merhaba canım öğrencim! Mevlânâ’nın bu sözleri gerçekten de çok derin anlamlar taşıyor. Gel, seninle birlikte bu sözlerin ne demek istediğini ve bize neler anlatmak istediğini düşünelim.
Adım 1: Mevlânâ’nın ilk sözüne bakalım: “Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol.“
- Burada “cömertlik” demek, sahip olduklarını başkalarıyla paylaşmaktan çekinmemek, eli açık olmak demek.
- “Yardım etme” ise birine ihtiyacı olduğunda destek olmak, ona el uzatmak anlamına geliyor.
- Peki, neden “akarsu gibi ol” diyor? Akarsu, durmadan akar, yoluna çıkan engelleri aşar, etrafına hayat verir, toprağı sular, bitkileri besler. Kendisi için biriktirmez, sürekli verir. İşte Mevlânâ da bize diyor ki, biz de cömertlik ve yardımseverlik konusunda akarsu gibi olmalıyız. Yani, sahip olduklarımızı (ister paramız olsun, ister zamanımız, ister bilgimiz) başkalarıyla paylaşmaktan çekinmemeliyiz. Yardım etmekten, iyi niyetimizi göstermekten asla vazgeçmemeliyiz. Tıpkı akarsuyun durmadan akması gibi, bizim de iyiliklerimiz sürekli olmalı, etrafımıza fayda sağlamalı.
Adım 2: Şimdi de ikinci söze geçelim: “Şefkat ve merhamette güneş gibi ol.“
- “Şefkat” demek, birine karşı duyulan sevgi, acıma, koruma ve kollama duygusudur. Özellikle zayıf, muhtaç ya da zor durumda olanlara karşı hissettiğimiz o sıcak duygu.
- “Merhamet” ise şefkatle çok benzerdir, birinin acısına ortak olmak, ona yardımcı olmak isteği demektir.
- Peki, neden “güneş gibi ol” diyor? Güneş, dünyayı ısıtır, aydınlatır, hayat verir. Herkese eşit şekilde ışık ve sıcaklık dağıtır, kimseyi ayırmaz. Güneşin ışıkları tüm canlılara ulaşır. Mevlânâ da bize diyor ki, biz de şefkat ve merhamet konusunda güneş gibi olmalıyız. Yani, çevremizdeki herkese, hayvanlara, bitkilere, insanlara karşı şefkatli ve merhametli olmalıyız. Kimseye ayrım yapmadan, her canlıya karşı sevgi ve anlayışla yaklaşmalıyız. Tıpkı güneşin tüm dünyayı ısıtması gibi, bizim de şefkatimiz ve merhametimiz herkesi kucaklamalı, etrafımıza sıcaklık yaymalı.
Adım 3: Bu sözlerden çıkardığımız genel anlamı toparlayalım:
- Mevlânâ bize aslında ne kadar iyi bir insan olmamız gerektiğini anlatıyor.
- Cömertliğimizle, yardımseverliğimizle etrafımıza sürekli fayda sağlamalı, kimseyi ayırmamalıyız.
- Şefkatimiz ve merhametimizle de herkese karşı sıcak, anlayışlı ve kucaklayıcı olmalıyız.
- Bunlar, insanı insan yapan en güzel özelliklerdir. Tıpkı akarsu ve güneş gibi, biz de hayatımızda durmadan iyilik ve güzellik yaymalıyız. Böylece hem kendimiz mutlu oluruz hem de etrafımızdaki herkesi mutlu ederiz. Bu sözler, bize Erdemler konusunda çok güzel bir yol gösteriyor, değil mi?
***
11. ETKİNLİK: Okuduğunuz “Munise” adlı metni konu bütünlüğü oluşturacak şekilde tamamlayınız.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu etkinlikte senden daha önce okuduğun “Munise” adlı metni tamamlaman isteniyor. Ancak ben şu anda senin okuduğun “Munise” metnini göremiyorum. Bu yüzden metnin tamamını buraya yazmam mümkün değil. Ama sana bu tür bir tamamlama etkinliğinde nelere dikkat etmen gerektiğini ve nasıl bir yol izlemen gerektiğini adım adım anlatabilirim.
Adım 1: Metni Tekrar Oku ve Anla:
- Öncelikle, “Munise” adlı metni bir kez daha dikkatlice oku. Metnin başında ne anlatılıyor, hangi olaylar yaşanıyor, hangi karakterler var ve metnin ana konusu ne? Bunları iyice anla.
- Metinde Munise’nin karakteri nasıl çizilmiş? Hangi özelliklere sahip? Metnin geneli ne gibi bir duygu uyandırıyor sende? (Sevinç, hüzün, merak, heyecan vb.)
Adım 2: Konu Bütünlüğünü Sağla:
- “Konu bütünlüğü” demek, metnin başından sonuna kadar aynı konu etrafında ilerlemesi ve mantıklı bir akışının olması demektir. Yani, sen metni tamamlarken, daha önceki bölümlerle çelişmeyen, onlarla uyumlu bir devam yazmalısın.
- Metin bir hikaye mi anlatıyor, bir düşünce yazısı mı? Eğer hikayeyse, olaylar nasıl devam etmeli? Eğer bir düşünce yazısıysa, anlatılan fikri nasıl daha da geliştirebilirsin?
Adım 3: Metnin Sonunu Planla:
- Metnin nasıl bitmesini istersin? Mutlu sonla mı, düşündürücü bir sonla mı, yoksa açık uçlu bir sonla mı?
- Metnin ana fikrine uygun bir son belirle. Örneğin, metin eğer “erdemler” temasını işliyorsa (ki bu tema başlığımızla uyumlu), Munise’nin bir iyilik yapması veya bir erdemi sergilemesiyle mi bitmeli? Mevlânâ’nın sözlerindeki gibi cömertlik, şefkat, merhamet gibi konularla bağlantılı olabilir mi?
Adım 4: Yazmaya Başla ve Gözden Geçir:
- Metnin kaldığı yerden, sanki yazar senmişsin gibi devam et. Cümlelerin birbirine bağlı olduğundan emin ol.
- Kelimeleri doğru seçmeye, noktalama işaretlerini doğru kullanmaya dikkat et.
- Yazmayı bitirdiğinde, baştan sona tekrar oku. Anlam akışında bir kopukluk var mı? Yazdığın bölüm, metnin geri kalanıyla gerçekten uyumlu mu? Eğer varsa, düzeltmeler yap.
Örnek bir devam (Eğer “Munise” erdemli bir karakteri anlatıyorsa):
Diyelim ki “Munise” adlı metin, Munise adında çok iyi kalpli, yardımsever bir kızın hikayesini anlatıyor ve metin, Munise’nin bir arkadaşının zor durumda olduğunu fark ettiği bir yerde bitiyor. Sen de bu duruma Mevlânâ’nın sözlerinden ilham alarak şöyle bir devam yazabilirsin:
…Munise, arkadaşı Elif’in son günlerde ne kadar üzgün olduğunu fark etti. Elif’in ailesinin yaşadığı sıkıntılar yüzünden okul ihtiyaçlarını karşılayamadığını duymuştu. Munise, o an Mevlânâ’nın “Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol.” sözünü hatırladı. Kendi harçlığından biriktirdiği parayı ve kullanmadığı ama hala çok iyi durumdaki okul eşyalarını bir araya getirdi. Ertesi gün ders arasında, kimseye göstermeden Elif’in sırasına bıraktı. Elif, eşyaları gördüğünde gözleri dolu dolu oldu. Kimin yaptığını bilmiyordu ama kalbinden geçen şefkat dalgası onu ısıtmıştı. Munise ise uzaktan arkadaşının yüzündeki tebessümü izlerken, içini tarifsiz bir huzur kaplıyordu. Tıpkı güneşin her yeri aydınlattığı gibi, onun küçük yardımı da Elif’in gününü aydınlatmıştı. Munise biliyordu ki, asıl zenginlik vermekti, almak değil…
Gördüğün gibi, metni tamamlarken hem önceki kısımla bağlantı kurdum hem de “erdemler” temasına uygun bir son yazdım. Sen de kendi “Munise” metnine uygun, yaratıcı bir son yazabilirsin!