6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Evos Yayınları Sayfa 217
Merhaba sevgili öğrencilerim!
Ben 6. Sınıf Sosyal Bilgiler öğretmeniniz. Bugün kitabımızdaki “Yönetime Etki Eden Unsurlar” konusuyla ilgili bazı düşünme sorularını birlikte çözeceğiz. Bu sorular, konuları daha iyi anlamamıza ve yorumlamamıza yardımcı olacak. Hadi gelin bu soruları birlikte, adım adım inceleyelim ve cevaplayalım.
1. Soru: Demokrasiyle yönetilen ülkelerde kararlar nasıl alınır? Bir örnek veriniz.
Sevgili çocuklar, bu soru demokrasinin en temel işleyişini soruyor. Bildiğiniz gibi demokrasi, halkın kendi kendini yönetmesidir. Ama milyonlarca insan her karar için bir araya gelemeyeceği için bir sistem geliştirilmiştir.
Unutmayın, demokrasilerde egemenlik, yani yönetme gücü, millete aittir.
Adım 1: Temsilcilerin Seçilmesi
Demokrasilerde halk, belirli aralıklarla yapılan seçimlerde oy kullanarak kendisini yönetecek kişileri, yani temsilcilerini seçer. Bizim ülkemizde bu temsilcilere milletvekili diyoruz.
Adım 2: Meclis’te Kararların Tartışılması
Seçtiğimiz milletvekilleri, başkent Ankara’daki Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) toplanır. Ülkeyi ilgilendiren herhangi bir konuda (örneğin yeni bir okul yapılması, bir verginin değiştirilmesi, çevreyi koruma kanunu gibi) farklı görüşler ortaya atılır, tartışılır ve bir oylama yapılır.
Adım 3: Çoğunluğun Kararı
Yapılan oylamada en çok oyu alan görüş kabul edilir. Buna “çoğulculuk” ve “katılımcılık” ilkeleri denir. Yani, farklı fikirler özgürce söylenir ve halkın temsilcilerinin çoğunluğunun kararı, tüm ülke için geçerli bir yasa veya karar hâline gelir.
Örnek:
Diyelim ki, şehrimize yeni bir köprü yapılması gerekiyor. Bu konu önce Meclis’e gelir. Milletvekilleri köprünün gerekli olup olmadığını, nereye yapılması gerektiğini, maliyetini tartışırlar. Sonra oylama yaparlar. Eğer milletvekillerinin çoğunluğu “evet” oyu verirse, köprünün yapılmasına karar verilir ve bu karar uygulanır. İşte demokrasiyle yönetilen bir ülkede önemli bir karar bu şekilde alınmış olur.
2. Soru: Siyasi partilerin olmaması ülkemizin yönetimini nasıl etkilerdi? Tartışınız.
Bu harika bir düşünme sorusu! Siyasi partilerin ne kadar önemli olduğunu anlamamızı sağlıyor. Metinde de okuduğumuz gibi, siyasi partiler benzer düşüncedeki insanların bir araya gelerek ülke yönetimine katılmak için oluşturdukları kuruluşlardır. Peki ya olmasalardı?
Adım 1: Seçimler ve Temsil Sorunu
Eğer siyasi partiler olmasaydı, seçimlerde binlerce bağımsız aday olurdu. Kimi seçeceğimizi, kimin hangi fikri savunduğunu bilmek çok zorlaşırdı. Herkesin tek tek ne düşündüğünü öğrenemeyeceğimiz için seçimler bir karmaşaya dönerdi.
Adım 2: Hükümet Kurma Zorluğu
Meclis’e seçilen milletvekilleri farklı farklı düşündükleri için ortak bir karar alıp hükümet kurmaları neredeyse imkânsız hale gelirdi. Ülkede sürekli bir yönetim boşluğu ve istikrarsızlık olurdu. Bu da hizmetlerin (eğitim, sağlık, güvenlik) aksamasına neden olurdu.
Adım 3: Yönetimin Denetlenmesi
Siyasi partiler, sadece ülkeyi yönetmekle kalmaz, aynı zamanda iktidarda olmayan partiler (muhalefet partileri) hükümetin yaptığı işleri denetler, yanlışlarını eleştirir. Partiler olmasaydı, yönetimi denetleyecek güçlü bir yapı kalmazdı. Bu da yöneticilerin keyfi kararlar almasına yol açabilirdi.
Sonuç olarak;
Siyasi partilerin olmaması, demokrasinin zayıflamasına neden olurdu. Ülkede;
- Temsilde adalet zorlaşırdı.
- İstikrarlı bir yönetim kurulamazdı.
- Farklı fikirlerin Meclis’te örgütlü bir şekilde dile getirilmesi imkânsızlaşırdı.
- Yönetimin denetlenmesi çok zor olurdu.
Kısacası, siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmez bir parçasıdır.
3. Soru: Sivil toplum kuruluşlarının yaptığı çalışmalara örnek veriniz. Verdiğiniz örnek hangi açıdan yöneticileri ilgilendirmektedir? Açıklayınız.
Sivil Toplum Kuruluşları (STK), devletten bağımsız, gönüllü insanların bir araya gelerek topluma faydalı işler yaptığı dernekler, vakıflar gibi kuruluşlardır. Hadi bir örnekle açıklayalım.
Adım 1: Örnek Belirleme
Harika bir örnek olarak TEMA Vakfı‘nı (Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı) verebiliriz. TEMA’nın amacı nedir? Ülkemizin topraklarını erozyondan korumak ve ağaçlandırma çalışmaları yapmaktır.
Adım 2: Örneği Yöneticilerle İlişkilendirme
Peki, TEMA’nın ağaç dikmesi veya erozyonla mücadele etmesi yöneticileri (yani devleti, bakanlıkları, belediyeleri) neden ilgilendirir? İşte birkaç önemli sebep:
- Kamuoyu Oluşturma: TEMA, “Türkiye Çöl Olmasın” gibi sloganlarla kampanyalar yapar. Bu kampanyalar sayesinde toplumda çevre bilinci artar. İnsanlar, yaşadıkları yerdeki ormanların korunması için daha duyarlı hale gelir. Bu durum, yöneticiler üzerinde bir baskı oluşturur. Yöneticiler, halkın bu taleplerini görmezden gelemezler.
- Yasalara Etki Etme: TEMA, yaptığı bilimsel çalışmalarla bir bölgedeki ormanın veya tarım arazisinin yok olma tehlikesini raporlayabilir. Bu raporları devlete sunarak o bölgede maden açılması veya fabrika kurulması gibi projelere karşı çıkabilir. Böylece yöneticilerin çevreyle ilgili karar alırken daha dikkatli olmalarını sağlarlar.
- Devlete Yardımcı Olma: Devletin her yere yetişmesi mümkün olmayabilir. TEMA gibi STK’lar, ağaçlandırma çalışmaları yaparak aslında Orman Bakanlığı’nın işine yardımcı olur. Topluma faydalı bir hizmeti gönüllülük esasıyla yerine getirerek devletin yükünü hafifletirler.
Sonuç olarak;
Verdiğimiz TEMA örneği, yöneticileri çevre politikaları, doğal kaynakların korunması ve toplumsal bilinç açılarından ilgilendirmektedir. STK’lar, halkın sesi olarak yöneticileri uyarır, onlara yol gösterir ve bazen de onlarla iş birliği yaparak daha yaşanabilir bir ülke için çalışırlar.