6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Evos Yayınları Sayfa 36
Harika bir çalışma! Merhaba sevgili öğrencim, ben Sosyal Bilgiler Öğretmeniniz. Gönderdiğin bu testteki soruları birlikte, adım adım ve anlayarak çözelim. Emin ol, hepsini kolayca anlayacaksın. Hadi başlayalım!
5. Aşağıdaki cümlelerden üçünün ortak özelliği vardır. Bu cümlelerin üçü ile bir grup kurulsa hangisi dışarıda kalır?
A) Farklı etnik kökene sahip kişilere saygı
B) Farklı göz renklerini beğenme
C) Farklı mobilya modellerini beğenme
D) Farklı müzik türlerini dinleme
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu soruda bizden şıklardan üç tanesini bir grup yapmamızı ve dışarıda kalanı bulmamızı istiyor. Hadi şıkları birlikte inceleyelim ve ortak noktalarını bulmaya çalışalım.
Adım 1: B, C ve D şıklarına bakalım.
- B) Farklı göz renklerini beğenme: Bu tamamen kişisel bir zevktir, değil mi? Kimi ela gözü, kimi mavi gözü beğenir.
- C) Farklı mobilya modellerini beğenme: Bu da bir zevk meselesidir. Kimi modern, kimi klasik mobilyadan hoşlanır.
- D) Farklı müzik türlerini dinleme: Bu da aynı şekilde kişisel bir tercihtir. Pop, rock, klasik müzik gibi… Herkesin zevki farklıdır.
Adım 2: Gördüğün gibi B, C ve D şıklarının üçü de kişisel zevkler, beğeniler ve tercihlerle ilgili. Yani ortak özellikleri bu.
Adım 3: Şimdi A şıkkına bakalım.
- A) Farklı etnik kökene sahip kişilere saygı: Saygı bir zevk veya beğeni değildir. Saygı, bir toplumsal değerdir, bir arada yaşamanın temel kuralıdır. İnsanların kökeni ne olursa olsun onlara saygı duymak bir tercih değil, bir sorumluluktur.
Adım 4: Bu durumda, kişisel zevkleri ifade eden B, C ve D şıkları bir grup oluştururken, toplumsal bir değer olan “saygı”yı ifade eden A şıkkı bu grubun dışında kalır.
Sonuç: Doğru Cevap A şıkkıdır.
6.
- O bizimle gelmez boşuna beklemeyelim.
- Ufak tefek hatalarını görmezden geliyorum.
- Onun hissettiği acıları ben de hissedebiliyorum.
Yukarıdaki cümleler aşağıdaki kavramlarla ilişkilendirildiğinde hangi kavram açıkta kalır?
A) Empati
B) Hoşgörü
C) Saygı
D) Ön yargı
Çözüm:
Bu soruda cümlelerle kavramları eşleştireceğiz ve hangisinin boşta kaldığını bulacağız. Tıpkı bir yapboz gibi!
Adım 1: İlk cümleyi inceleyelim:
“O bizimle gelmez boşuna beklemeyelim.”
Bu cümleyi söyleyen kişi, karşısındaki kişi hakkında tam bir bilgi sahibi olmadan, peşin bir hüküm veriyor. Belki de gelecekti ama sormadan, anlamadan “gelmez” diye karar veriyor. Biz bu duruma ne diyorduk? Tabii ki ön yargı!
Adım 2: İkinci cümleye bakalım:
“Ufak tefek hatalarını görmezden geliyorum.”
Birinin küçük kusurlarını, hatalarını anlayışla karşılamak, onlara katlanmak demektir bu. Bu güzel davranışın adı hoşgörü‘dür.
Adım 3: Üçüncü cümleyi okuyalım:
“Onun hissettiği acıları ben de hissedebiliyorum.”
Kendini bir başkasının yerine koyarak onun duygularını, düşüncelerini anlamaya çalışmak… İşte bu harika duygunun adı da empati‘dir.
Adım 4: Şimdi eşleştirmelerimizi kontrol edelim:
- Ön yargı → “O bizimle gelmez…” cümlesiyle eşleşti.
- Hoşgörü → “Ufak tefek hatalarını görmezden geliyorum.” cümlesiyle eşleşti.
- Empati → “Onun hissettiği acıları…” cümlesiyle eşleşti.
Gördüğün gibi, Saygı kavramını karşılayan bir cümle yukarıda yok. O yüzden bu kavram açıkta kalıyor.
Sonuç: Doğru Cevap C şıkkıdır.
7. Eskiden büyüklerin yanında çocuklarımızı kucağımıza almak ayıp karşılanırdı. Şimdi çocuklar annelerinin kucağında sevgiyle büyüyorlar. Bu cümleyi söyleyen kişi aşağıdakilerden hangisini vurgulamaktadır?
A) Büyüklere saygının kalmadığını
B) Çocukların anne babasından ayrı büyüdüğünü
C) Aile içi ilişkileri belirleyen değerlerin değiştiğini
D) Annelerin bilinçlendiğini
Çözüm:
Bu soruda bize geçmişle günümüz arasında bir karşılaştırma yapan bir cümle verilmiş. Bu cümleyi söyleyen kişinin asıl anlatmak istediği şeyi, yani ana fikri bulmalıyız.
Adım 1: Cümleyi analiz edelim. Cümle iki bölümden oluşuyor:
- Eskiden: Büyüklerin yanında çocuğu kucağa almak “ayıp” sayılıyordu. Bu, büyüklere duyulan saygının bir göstergesi olarak kabul edilen bir kuraldı, yani bir değerdi.
- Şimdi: Çocuklar annelerinin kucağında sevgiyle büyüyor. Yani bu kural artık geçerli değil.
Adım 2: Bu değişim bize ne anlatıyor? Aile içindeki bir davranış kuralı (değer) zamanla değişmiş. Eskiden “saygı” bu şekilde gösterilirken, şimdi sevgi gösterimi daha farklı bir şekilde yapılıyor. Bu durum, aile içindeki kuralları ve ilişkileri belirleyen değerlerin zamanla değiştiğini gösteriyor.
Adım 3: Şıkları değerlendirelim.
- A) Büyüklere saygının kalmadığını: Cümlede “artık saygı kalmadı” gibi kesin bir ifade yok, sadece saygı gösterme biçiminin değiştiği anlatılıyor. Bu yüzden bu şık çok iddialı ve yanlış.
- B) Çocukların anne babasından ayrı büyüdüğünü: Cümle tam tersini söylüyor, annelerinin kucağında büyüyorlar diyor.
- C) Aile içi ilişkileri belirleyen değerlerin değiştiğini: Bu tam olarak bizim analizimizle uyuşuyor. Eskiden geçerli olan bir değer (kural) şimdi değişmiş.
- D) Annelerin bilinçlendiğini: Bu bir yorum olabilir ama cümlenin asıl vurgusu bu değil. Cümlenin odak noktası annelerden çok, toplumdaki ve ailedeki kuralın değişimidir.
Sonuç: Doğru Cevap C şıkkıdır.
8.
- I. Gelenek ve görenekleri yaşatmak
- II. Aynı dili konuşmak
- III. Ortak bir geçmişine sahip olmak
- IV. Komşu ülkelerle sıkı ilişkiler kurmak.
Yukarıdaki ifadeler toplumsal birliğin oluşmasına katkı sağlayacak şekilde gruplandığında hangisi dışarıda kalır?
Çözüm:
Sevgili öğrencim, “toplumsal birliktelik” ne demek, önce onu düşünelim. Bir milleti, bir toplumu bir arada tutan, onlara “biz” dedirten ortak değerlerdir. Mesela bayramlarımız, konuştuğumuz dil, tarihimiz… Bunlar bizi birbirimize bağlar. Şimdi bu gözle maddelere bakalım.
Adım 1: Maddeleri tek tek inceleyelim.
- I. Gelenek ve görenekleri yaşatmak: Düğünlerimiz, bayramlarımız, yemeklerimiz… Bunlar bizi bir arada tutar. Toplumsal birliğe katkı sağlar.
- II. Aynı dili konuşmak: Türkçe konuşarak birbirimizi anlarız, ortak şarkılar söyler, ortak şakalar yaparız. Dil, en güçlü birleştirici unsurdur. Toplumsal birliğe katkı sağlar.
- III. Ortak bir geçmişine sahip olmak: Kurtuluş Savaşı gibi ortak zaferlerimiz, yaşadığımız ortak sevinçler ve üzüntüler bizi millet yapar. Tarih bilinci, toplumsal birliği güçlendirir. Toplumsal birliğe katkı sağlar.
- IV. Komşu ülkelerle sıkı ilişkiler kurmak: Bu, ülkemizin diğer ülkelerle olan ilişkisidir, yani dış politika ile ilgilidir. İyi ilişkiler kurmak güzeldir ama bu, toplumun kendi içindeki birliğini sağlayan temel bir unsur değildir. Bir toplum, komşularıyla arası kötüyken bile kendi içinde çok birlik içinde olabilir.
Adım 2: Gördüğün gibi ilk üç madde (I, II, III) bir toplumun içindeki birliği sağlayan unsurlarken, dördüncü madde (IV) toplumun dışındaki ülkelerle olan ilişkisiyle ilgilidir. Bu yüzden diğerlerinden farklıdır ve dışarıda kalır.
Sonuç: Doğru Cevap D şıkkıdır.
9. Ayşe Hanım kendinden küçük bir erkek kardeşi olan evli, çalışan, bir çocuk annesi bir kadındır. Ayşe Hanım’ın zaman içinde üstlendiği roller hangi seçenekte doğru sıralanmıştır?
A) Abla – eş – veteriner – anne
B) Çocuk – abi – öğrenci – veteriner – anne
C) Anne – enişte – öğrenci – veteriner
D) Öğrenci – eş – dayı – seramik sanatçısı
Çözüm:
Hayatımız boyunca farklı ortamlarda farklı kimliklere bürünürüz. Okulda öğrenci, evde evlat, kardeşinin yanında abla veya abi, büyüyünce anne veya baba, iş yerinde doktor veya öğretmen oluruz. İşte bunlara sosyal roller diyoruz. Şimdi Ayşe Hanım’ın rollerini metinden bulalım.
Adım 1: Metindeki ipuçlarını yakalayalım.
- “kendinden küçük bir erkek kardeşi olan” → Demek ki Ayşe Hanım bir abla.
- “evli” → Demek ki Ayşe Hanım bir eş.
- “bir çocuk annesi” → Demek ki Ayşe Hanım bir anne.
- “çalışan” → Demek ki bir mesleği var ama metinde ne olduğu yazmıyor. Şıklardan bulmaya çalışacağız.
Adım 2: Şimdi şıkları eleyerek doğru cevabı bulalım.
- B şıkkı: “abi” demiş, Ayşe Hanım kadın olduğuna göre abi olamaz. Bu şık yanlış.
- C şıkkı: “enişte” demiş, Ayşe Hanım enişte olamaz. Bu şık yanlış.
- D şıkkı: “dayı” demiş, Ayşe Hanım dayı olamaz. Bu şık yanlış.
Adım 3: B, C ve D şıklarını elediğimizde geriye sadece A şıkkı kalıyor. A şıkkını kontrol edelim.
- Abla (Doğru) – eş (Doğru) – anne (Doğru). Bir de “veteriner” rolü var. Metinde çalışan olduğu söyleniyordu, demek ki mesleği de veterinerlikmiş. Bu şıktaki tüm roller mantıklı ve Ayşe Hanım’a uygun.
Sonuç: Doğru Cevap A şıkkıdır.