6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Evos Yayınları Sayfa 53
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün sizlerle kitabımızdaki Uygurlar konusunu ve ilgili soruyu birlikte inceleyeceğiz. Bu tür metin ve harita okuma soruları, tarih dersimizin en önemli kısımlarından biridir. Hadi şimdi görseldeki metni ve soruyu dikkatlice analiz edelim ve adım adım çözelim.
Soru: Uygurlar’ın yerleşik yaşama geçmesi yaşamlarını siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel bakımlardan nasıl değiştirmiştir? Tartışınız.
Bu soruyu cevaplamak için öncelikle metinde bize verilen ipuçlarını bulmalıyız. Metin, Uygurların hayatındaki en büyük değişimin Maniheizm dinini kabul ettikten sonra yerleşik hayata geçmeleri olduğunu söylüyor. İşte bu büyük değişim, onların hayatını her alanda etkilemiş. Gelin bu etkileri birlikte inceleyelim.
Adım 1: Değişimin Sebebini Anlamak
Her şeyin başlangıcı, Uygurların Maniheizm dinini benimsemesidir. Metinde bu dinin “et yemeyi ve savaşı yasaklayan bir din” olduğu yazıyor. Düşünün bakalım, sürekli at üstünde olan, hayvancılıkla geçinen ve savaşan bir toplum için bu ne kadar büyük bir değişikliktir! İşte bu yüzden eski yaşam tarzlarını, yani konargöçerliği bırakıp yeni bir yaşam tarzına, yani yerleşik hayata geçmek zorunda kalmışlar.
Adım 2: Değişimin Sonuçlarını Alanlara Ayırmak
Şimdi sorunun bizden istediği gibi bu değişimin siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel sonuçlarını maddeler halinde inceleyelim:
-
Siyasi Değişimler:
Metinde Maniheizm’in savaşı yasakladığı ve bu yüzden Uygurların “savaşçı ve mücadeleci özelliklerini yitirmeye başladıkları” yazıyor. Bu durum, onların askeri olarak zayıflamasına neden olmuştur. Artık fetihler yapmak yerine, kurdukları şehirleri yönetmeye ve savunmaya odaklanmışlardır. Ne yazık ki bu durum, metnin sonunda belirtildiği gibi Kırgızların saldırısı karşısında devletin yıkılmasına zemin hazırlamıştır.
-
Sosyal Değişimler:
Göçebe yaşamda insanlar çadırlarda yaşar ve sürekli yer değiştirirlerdi. Yerleşik hayatla birlikte, metinde de belirtildiği gibi, etrafı surlarla çevrili şehirler kurdular. Bu şehirlerde kalıcı evler inşa ettiler. Artık komşuluk ilişkileri gelişti, insanlar bir arada yaşamaya başladı ve toplum yapısı tamamen değişti.
-
Ekonomik Değişimler:
Eskiden temel geçim kaynakları hayvancılık idi. Ancak Maniheizm et yemeyi yasakladığı için hayvancılık eski önemini kaybetti. Bunun yerine toprağı işlemeye, yani tarım yapmaya başladılar. Ayrıca kurdukları şehirlerde metinde geçen “çeşitli dükkânlar” ifadesinden anladığımız gibi ticaret de gelişti. Artık ürettikleri tarım ürünlerini ve el sanatları ürünlerini satıyorlardı.
-
Kültürel Değişimler:
Bu, belki de en büyük değişimin yaşandığı alandır. Yerleşik hayatla birlikte Uygurlar, kendilerine ait bir alfabe geliştirerek yazılı kültüre geçtiler. Metinde geçen “saraylar, tapınaklar” gibi kalıcı mimari eserler inşa ettiler. Bu binaların duvarlarına resimler (fresk) yaptılar. Kağıt ve matbaayı kullanarak kitaplar bastılar. Bu sayede Türk tarihinde ilk defa kütüphaneler kuran, mimaride ve sanatta çok ileri giden bir toplum oldular.
Sonuç
Sevgili öğrencilerim, gördüğünüz gibi Uygurların yerleşik hayata geçmesi onların hayatını baştan sona değiştirmiştir. Savaşçı bir toplumdan, tarım, ticaret ve sanatla uğraşan barışçıl bir topluma dönüşmüşlerdir. Bu değişim onlara mimari, sanat ve edebiyat gibi alanlarda büyük bir medeniyet kurma imkânı tanımış, ancak askeri olarak zayıflamalarına neden olmuştur. Uygurlar, Türk tarihinde yerleşik hayata geçen ilk devlet olarak kendilerinden sonra gelen Türk devletlerine de örnek olmuşlardır.