6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Evos Yayınları Sayfa 71
Merhaba sevgili öğrencilerim! Ben 6. sınıf Sosyal Bilgiler öğretmeniniz. Bugün birlikte kitabımızdaki etkinlikleri çözeceğiz. Haydi bakalım, kalemlerimizi ve defterlerimizi hazırlayalım ve bu keyifli tarih yolculuğuna başlayalım!
Önce ilk etkinliğimize, yani tablomuzu doldurmaya başlayalım.
Etkinlik Zamanı
Tabloya Türklerin İslamiyet’i kabulünden sonra siyasi, sosyal ve kültürel alanlarda meydana gelen değişimlere örnekler yazınız.
Siyasi
- Eski Türklerdeki “Kağan” veya “Hakan” unvanları yerine “Sultan” gibi İslami unvanlar kullanılmaya başlandı.
- Hükümdarların, halife adına hutbe okutması ve para bastırması, İslam dünyasındaki liderliklerini gösteren önemli bir gelenek haline geldi.
- Devlet yönetiminde eski Türk gelenekleri olan “töre”nin yanında, İslam hukuk kuralları olan “şer’i hukuk” da etkili olmaya başladı.
- İslam dinini yayma ve koruma düşüncesi olan “cihat” ve “gaza” anlayışı, devletlerin fetih politikalarında önemli bir yer tuttu.
Sosyal
- Göçebe yaşam tarzı (konargöçerlik) devam etse de, yerleşik hayata geçiş hızlandı ve şehirleşme arttı.
- Halkın ihtiyaçlarını karşılamak için kurulan vakıflar sayesinde medrese, hastane (darüşşifa), cami, çeşme gibi sosyal yapılar inşa edildi. Bu, toplumda yardımlaşma ve dayanışmayı güçlendirdi.
- Şehirlerde esnaf ve zanaatkârlar, kendi aralarında teşkilatlar kurarak sosyal ve ekonomik hayatı canlandırdılar.
Kültürel
- Göktürk ve Uygur alfabeleri yerine Arap alfabesi kullanılmaya başlandı.
- Eğitim kurumları olan medreseler yaygınlaştı. Bu okullarda dini bilimlerin yanı sıra tıp, matematik, astronomi gibi alanlarda da eğitim verildi.
- Mimari ve sanatta İslami etkiler görülmeye başlandı. Cami, minare, kümbet gibi yeni mimari eserler ortaya çıktı. Sanatta hat (güzel yazı), minyatür ve geometrik desenler önem kazandı.
Harika! Tablomuzu başarıyla doldurduk. Şimdi de aşağıdaki metni okuyup soruları cevaplayalım. Unutmayın, cevapları metnin içinde bulacağız!
Etkinlik Zamanı
Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız.
1. Türk-İslam devletlerindeki hükümdarların görevleri ile ilk Türk devletlerindeki hükümdarların görevleri arasındaki benzerlikler nelerdir?
Adım 1: Öncelikle metne bakalım. Metinde hükümdarın görevi olarak “reayanın can, mal ve namusunu korumakla mükellefti” deniyor. Yani halkını korumak en temel göreviydi.
Adım 2: Şimdi ilk Türk devletlerini hatırlayalım. Orada da kağanın en önemli görevi halkını doyurmak, giydirmek, korumak ve adil bir şekilde yönetmekti. Yani “töre”yi uygulayarak adaleti sağlamaktı.
Sonuç:
Her iki dönemde de hükümdarların en temel ve ortak görevi; halkın can ve mal güvenliğini sağlamak, onların refahı için çalışmak ve devleti adaletle yönetmektir. İslamiyet’in kabulüyle birlikte bu görev, “halkın hükümdara Allah’ın bir emaneti olduğu” düşüncesiyle daha da güçlenmiştir.
2. Türk-İslam devletlerindeki sosyal hayat ile ilk Türk devletlerindeki sosyal hayat arasındaki benzerlikler ve farklılıklar nelerdir?
Adım 1: Metinden ve bilgilerimizden yola çıkarak önce benzerlikleri bulalım. Metinde Büyük Selçuklu Devleti’nde nüfusun önemli bir bölümünün “konargöçer” olduğu ve en önemli mal varlıklarının “koyun ve at sürüleri” olduğu yazıyor. Bu durum, ilk Türk devletlerindeki yaşam tarzıyla birebir aynıdır.
Adım 2: Şimdi de farklılıklara bakalım. Metinde ziraatla uğraşan köylülerden, gelişmiş sulama sistemlerinden, büyüyen şehirlerden, ticari hayattan, esnaf gruplarından, vakıf ve hastanelerden bahsediliyor. Bunlar, yerleşik hayatın ve şehir kültürünün ne kadar geliştiğini gösterir. İlk Türk devletlerinde ise yerleşik hayat bu kadar yaygın değildi.
Sonuç:
- Benzerlikler: Her iki dönemde de konargöçer (göçebe) yaşam tarzının devam etmesi ve hayvancılığın (özellikle at ve koyun yetiştiriciliğinin) önemli bir ekonomik faaliyet olması en büyük benzerliktir.
- Farklılıklar: Türk-İslam devletlerinde yerleşik hayat ve şehirleşme çok daha fazla gelişmiştir. Tarım faaliyetleri artmış, ticaret canlanmış ve şehirlerde vakıf, hastane, pazar gibi sosyal ve ekonomik kurumlar ortaya çıkmıştır. İlk Türk devletlerinde ise göçebe yaşam tarzı daha baskındı.
3. Metinden hareketle Selçukluların kültürel hayatlarıyla ilgili neler söylenebilir?
Adım 1: Kültürel hayat denince aklımıza sanat, zanaat, mimari, sosyal kurumlar gibi unsurlar gelmeli. Metinde bu unsurları arayalım.
Adım 2: Metinde “Çinicilik, demir işçiliği, boya sanayisi ve kâğıt imalatı” gibi zanaat dallarının geliştiği yazıyor. Ayrıca “vakıflar”, “hastaneler” ve “kapalı mekânlardan oluşan pazarlar” gibi yapılar da kültürel hayatın bir parçasıdır.
Sonuç:
Metinden hareketle Selçukluların kültürel hayatıyla ilgili şunları söyleyebiliriz:
- El sanatları ve zanaatkârlık oldukça gelişmiştir. Özellikle çinicilik, demir işçiliği, boyacılık ve kâğıt üretimi gibi alanlarda ileri bir seviyeye ulaşmışlardır.
- Toplumda yardımlaşma ve dayanışma kültürünü yansıtan vakıflar ve hastaneler gibi sosyal kurumlar oldukça yaygındı.
- Şehirlerde, mimari açıdan da önemli olan kapalı çarşılar kurularak hem ticaret hem de sosyal hayat canlandırılmıştır.
İşte bu kadar çocuklar! Bütün soruları metinden ve eski bilgilerimizden faydalanarak başarıyla çözdük. Hepinizi tebrik ederim!