6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Evos Yayınları Sayfa 91
Merhaba sevgili öğrencilerim, ben Sosyal Bilgiler öğretmeniniz. Bugün birlikte sizin için hazırladığım bu testteki soruları çözeceğiz. Her soruyu dikkatlice okuyup, adım adım nasıl çözüldüğünü size anlatacağım. Hazırsanız, haydi başlayalım!
Soru 1:
I. Bitki örtüsü geniş çayırlardan meydana gelmektedir.
II. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar çok soğuk geçmektedir.
III. Karasal iklim hâkimdir.
IV. Ortalama yükseltisi deniz seviyesi civarındadır.Orta Asya’nın coğrafi özellikleri ile ilgili olarak yukarıdakilerden hangileri söylenemez?
- A) I
- B) II-IV
- C) I-III
- D) IV
Sevgili arkadaşlar, bu soruda bize atalarımızın ilk yurdu olan Orta Asya’nın coğrafi özellikleriyle ilgili bilgiler verilmiş ve hangisinin yanlış olduğunu bulmamız isteniyor. Hadi maddeleri tek tek inceleyelim.
Adım 1: Birinci madde “Bitki örtüsü geniş çayırlardan meydana gelmektedir.” diyor. Evet, Orta Asya denince aklımıza geniş bozkırlar, yani çayırlar gelir. Atalarımız bu çayırlarda hayvancılık yapıyordu. O zaman bu bilgi doğru.
Adım 2: İkinci ve üçüncü maddeler iklimle ilgili. “Yazlar sıcak ve kurak, kışlar çok soğuk geçmektedir.” ve “Karasal iklim hâkimdir.” deniyor. Karasal iklimin tanımı tam olarak budur: Denizden uzak yerlerde görülen, yazları sıcak ve kurak, kışları ise soğuk ve kar yağışlı iklim tipi. Orta Asya da denizden çok uzakta olduğu için karasal iklime sahiptir. Dolayısıyla bu iki bilgi de doğru.
Adım 3: Dördüncü maddeye bakalım. “Ortalama yükseltisi deniz seviyesi civarındadır.” diyor. Deniz seviyesi, deniz kenarındaki yerlerin yüksekliğidir. Mesela İstanbul gibi. Ancak Orta Asya, yüksek dağlar ve platolarla kaplı bir yerdir. Yani oldukça yüksek bir coğrafyadır. Bu yüzden bu bilgi kesinlikle yanlış.
Adım 4: Soru bizden söylenemez olanı, yani yanlış bilgiyi istiyordu. Yaptığımız incelemede sadece IV. maddenin yanlış olduğunu gördük.
Bu nedenle doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 2: Türklerin büyük gruplar hâlinde İslamiyet’i kabul etmelerinde aşağıdakilerden hangisinin olumlu etkisi olmamıştır?
- A) Emevilerin Arap milliyetçiliği politikası izlemesinin
- B) Müslüman tüccarların Türklerle ticari ilişki kurmasının
- C) Gök Tanrı inancı ile İslamiyet arasında benzerlikler olmasının
- D) Abbasilerin Türkleri devlet hizmetlerinde görevlendirmesinin
Çocuklar, bu soru Türklerin neden İslamiyet’i seçtiğiyle ilgili. Ama dikkat! Soru bizden “olumlu etkisi olmayan”, yani Türklerin İslam’a girmesini zorlaştıran veya yavaşlatan sebebi bulmamızı istiyor.
Adım 1: Şıkları inceleyelim. B şıkkında “Müslüman tüccarların Türklerle ticari ilişki kurması” diyor. Ticaret sayesinde insanlar birbirini tanır, kültürlerini öğrenir. Türkler de Müslüman tüccarlar sayesinde İslamiyet’i tanımış ve sevmişlerdir. Bu olumlu bir etkidir.
Adım 2: C şıkkında “Gök Tanrı inancı ile İslamiyet arasında benzerlikler olması” diyor. Türklerin eski dininde de tek bir Tanrı’ya inanılıyordu, kurban kesiliyordu ve ahiret inancı vardı. İslamiyet’teki tek Allah inancı, kurban ve ahiret inancıyla bu durum benzeştiği için Türklerin İslam’ı kabul etmesi kolaylaştı. Bu da olumlu bir etkidir.
Adım 3: D şıkkında “Abbasilerin Türkleri devlet hizmetlerinde görevlendirmesi” diyor. Abbasiler, Emevilerden sonra gelen devlettir ve Türklere çok iyi davranmışlardır. Onları orduda ve devlet yönetiminde önemli görevlere getirmişlerdir. Bu da Türklerin İslamiyet’e ısınmasını sağlamıştır. Yani bu da olumlu bir etkidir.
Adım 4: A şıkkına bakalım. “Emevilerin Arap milliyetçiliği politikası izlemesi” diyor. Emeviler, Arap olan Müslümanları diğer Müslümanlardan üstün görüyorlardı. Arap olmayan Müslümanlara, mesela Türklere, “Mevali” (azat edilmiş köle) diyorlardı ve onlara iyi davranmıyorlardı. Bu durum, Türklerin İslamiyet’e girmesini yavaşlatmış, hatta engellemiştir. İşte bu olumsuz bir etkidir.
Soru bizden olumlu etkisi olmayanı sorduğu için doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 3:
Türk-İslam devletlerinde ülke hanedanın ortak malıdır. Hükümdarlar; kağan, han gibi ünvanlar yanında sultan, padişah, şah gibi ünvanları da kullanırdı. Devlet işleri divanda görüşülürdü. Törenin yanında İslam hukuku da uygulanırdı. Konargöçer yaşamın yanında şehirlerde de önemli bir nüfus yoğunluğu vardı. Şehirlerde cami, medrese, han, hastane, medrese, kütüphane ve rasathane gibi halkın ihtiyaçları için yapılar inşa edilmişti.
Metne göre aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
- A) Eğitimin gelişmesine önem verilmemiştir.
- B) Ekonomik faaliyetlerden hayvancılık sona ermiştir.
- C) Eski Türk devletlerinin bazı siyasi özellikleri devam etmektedir.
- D) Yönetim biçimi demokrasiye dayanmaktadır.
Arkadaşlar, bu bir paragraf sorusu. Cevabı metnin içinde gizli. Metni dikkatlice okuyup hangi sonuca varabileceğimizi bulacağız.
Adım 1: A şıkkı “Eğitimin gelişmesine önem verilmemiştir.” diyor. Metne bakalım. “medrese”, “kütüphane” gibi yapılar inşa edildiği yazıyor. Medrese o zamanın okulu, kütüphane ise kitapların olduğu yerdir. Demek ki eğitime önem verilmiş. O zaman bu şık yanlış.
Adım 2: B şıkkı “Ekonomik faaliyetlerden hayvancılık sona ermiştir.” diyor. Metinde “Konargöçer yaşamın yanında şehirlerde de…” ifadesi var. Konargöçer yaşamın temeli hayvancılıktır. Demek ki hayvancılık bitmemiş, şehir hayatıyla birlikte devam etmiş. Bu şık da yanlış.
Adım 3: D şıkkı “Yönetim biçimi demokrasiye dayanmaktadır.” diyor. Demokraside halk yöneticisini seçer. Ama metinde “ülke hanedanın ortak malıdır” diyor. Yani yönetim babadan oğula geçiyor, bir ailenin elinde. Bu monarşidir, demokrasi değil. Bu şık da yanlış.
Adım 4: C şıkkı “Eski Türk devletlerinin bazı siyasi özellikleri devam etmektedir.” diyor. Metinde hükümdarların “kağan” ve “han” gibi unvanlar kullandığı yazıyor. Bu unvanlar İslamiyet’ten önceki Gök-Türk ve Hun devletlerinden kalma unvanlardır. Ayrıca “ülke hanedanın ortak malıdır” anlayışı da eski Türk geleneğidir. Demek ki eski gelenekler devam etmiş. Bu sonuca metinden ulaşabiliyoruz. Bu şık doğru.
Bu nedenle doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 4:
I. Artuklular Kasımiye Medresesi gibi çok sayıda medrese inşa ettiler.
II. Türkiye Selçukluları Haçlı Seferlerine karşı Anadolu’yu savundular.
III. Türkiye Selçukluları kervansaraylar ve limanlar yaptılar.
IV. Çinicilik, maden işlemeciliği, ahşap oymacılığı, ciltçilik, tezhip gibi el sanatları yaygındı.Yukarıdaki ifadelerden hangisi aşağıdaki seçeneklerde yanlış alanla eşleştirilmiştir?
- A) I-Eğitim
- B) II-Askerî
- C) III-Ekonomi
- D) IV-Siyasi
Bu soruda verilen bilgileri ilgili olduğu alanla eşleştireceğiz ve hangi eşleştirmenin yanlış olduğunu bulacağız. Haydi bakalım.
Adım 1: Birinci ifade “medrese inşa ettiler” diyor. Medrese, eğitim verilen bir kurumdur. Dolayısıyla I. ifadenin Eğitim alanı ile eşleştirilmesi doğrudur.
Adım 2: İkinci ifade “Haçlı Seferlerine karşı Anadolu’yu savundular” diyor. Bir yeri savunmak, savaşmak ordu ile ilgili bir durumdur. Yani Askerî bir faaliyettir. Bu eşleştirme de doğrudur.
Adım 3: Üçüncü ifade “kervansaraylar ve limanlar yaptılar” diyor. Kervansaraylar ticaret yolları üzerindeki konaklama yerleridir, limanlar ise deniz ticaretinin yapıldığı yerlerdir. Ticaret de doğrudan Ekonomi ile ilgilidir. Bu eşleştirme de doğrudur.
Adım 4: Dördüncü ifade el sanatlarından bahsediyor: çinicilik, oymacılık, tezhip… Bunlar kültürel ve sanatsal faaliyetlerdir. Şıkta ise bu ifade Siyasi alanla eşleştirilmiş. Siyasi alan, devlet yönetimi, diplomasi, yasalar gibi konuları içerir. Sanatın siyasetle doğrudan bir ilgisi yoktur. Dolayısıyla bu eşleştirme yanlıştır.
Soru bizden yanlış eşleştirmeyi bulmamızı istediği için doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 5: Aşağıdakilerden hangisi tarihî ticaret yollarının toplumlar arası kültürel ilişkilerdeki rolüne örnektir?
- A) I. Göktürk Devleti, İpek Yolu’nun kontrolü için ittifaklar yapmıştır.
- B) Uygur kumaşlarından etkilenen Çinli kadınlar, Uygur modasını takip etmeye başlamışlardır.
- C) II. Göktürk Devleti, Çin’e canlı hayvan satarken karşılığında Çin’den ipek kumaş almıştır.
- D) Kanuni Sultan Süleyman, Hint Okyanusu’na Portekiz’le mücadele için donanma göndermiştir.
Sevgili öğrencilerim, bu sorunun anahtar kelimesi “kültürel ilişki“. Yani sadece mal alıp satmak veya savaşmak değil, toplumların birbirlerinin yaşam tarzından, sanatından, modasından etkilenmesi gerekiyor. Şimdi şıkları bu gözle okuyalım.
Adım 1: A şıkkı “ittifaklar yapmıştır” diyor. İttifak kurmak, yani anlaşma yapmak siyasi bir olaydır. Kültürel bir etkileşim değil. Bu şıkkı eliyoruz.
Adım 2: C şıkkı “hayvan satarken ipek kumaş almıştır” diyor. Bu bildiğimiz ticarettir, yani ekonomik bir olaydır. Kültürel bir etkileşimden bahsetmiyor. Bu şıkkı da eliyoruz.
Adım 3: D şıkkı “mücadele için donanma göndermiştir” diyor. Mücadele etmek, savaşmak askerî bir olaydır. Kültürel bir etkileşimle ilgisi yok. Bu şıkkı da eliyoruz.
Adım 4: B şıkkına bakalım. “Çinli kadınlar, Uygur modasını takip etmeye başlamışlardır.” diyor. İşte aradığımız cevap bu! Moda, giyim tarzı bir kültürün parçasıdır. Çinlilerin, Uygur Türklerinin giyim tarzından etkilenip onlar gibi giyinmeye başlaması, iki toplum arasında bir kültürel etkileşim olduğunu gösterir. Ticaret yoluyla gelen kumaşlar, sadece bir mal olmaktan çıkıp bir yaşam tarzını da taşımıştır.
Bu nedenle doğru cevap B şıkkıdır.
Umarım tüm çözümleri anlamışsınızdır. Unutmayın, Sosyal Bilgiler dersi sadece geçmişi öğrenmek değil, aynı zamanda okuduğumuzu anlamak ve yorumlamaktır. Bir sonraki dersimizde görüşmek üzere, hoşça kalın!