6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Evos Yayınları Sayfa 58
Merhaba sevgili 6. sınıf öğrencileri!
Ben sizin Sosyal Bilgiler öğretmeniniz. Bugün birlikte, gönderdiğiniz ders kitabı sayfasını inceleyeceğiz ve oradaki soruyu çözeceğiz. Bu konu, İslamiyet’in doğduğu dönemi anlamamız için çok önemli. Haydi bakalım, metni ve haritayı adım adım birlikte analiz edelim.
Soru: Aşağıdaki metni okuyunuz ve İslamiyet öncesi dünyanın genel durumu hakkındaki düşüncelerinizi söyleyiniz.
Çözüm:
Bu soruyu cevaplamak için aslında bir dedektif gibi metindeki ipuçlarını toplamamız gerekiyor. Metin bize o dönem hakkında çok önemli bilgiler veriyor. Gelin bu bilgileri adım adım ortaya çıkaralım.
Adım 1: Metni Dikkatlice Okuyalım ve Anlayalım
Öncelikle metni iki parçaya ayırarak düşünebiliriz. Birincisi, pembe kutucuk içinde verilen ve genel olarak dünyanın durumunu anlatan kısım. İkincisi ise daha özel olarak Arap Yarımadası’nın durumunu anlatan ana metin.
İslamiyet’ten önce Avrupa ve Asya’daki ülkelerin önemli bir bölümü vahşet ve zulüm içindeydi. Kalplerden merhamet silinmişti. Kötüler dünyayı savaşa sürükleyerek ganimet toplamak istiyorlardı. Şehirler yıkılıyor, ülkeler harap oluyor, hastalık ve sefalet dünyayı yıkıp geçiyordu. Emniyet ve huzur, adalet ve asayiş yeryüzünden kalkmış; barbarlık dünya yüzünü kaplamıştı.
Bu alıntı bize o dönemde dünyanın genel olarak ne kadar karışık ve adaletsiz bir yer olduğunu gösteriyor, değil mi? Şimdi de Arap Yarımadası’na özel duruma bakalım.
Adım 2: Ana Fikirleri ve Önemli Bilgileri Belirleyelim
Metni okuduğumuzda Arap Yarımadası’nın İslamiyet öncesi durumuyla ilgili şu önemli noktaları görüyoruz:
- Siyasi Birlik Yoktu: İnsanlar bir devlet çatısı altında değil, kabileler hâlinde yaşıyorlardı. Bu kabileler sürekli birbiriyle savaşıyordu.
- Kan Davaları Yaygındı: Kabileler arasında sık sık kan davaları nedeniyle savaşlar çıkıyordu. Bu da sürekli bir güvensizlik ve huzursuzluk ortamı demekti.
- Toplumsal Adaletsizlik Vardı: Metinde kölelere kötü davranıldığı, kadınların ve özellikle kız çocuklarının hiç değer görmediği anlatılıyor. Bu, toplumda eşitlik ve adaletin olmadığının en büyük kanıtıdır.
- İnanç Sistemi: İnsanların büyük bir bölümü putperestti, yani kendi elleriyle yaptıkları putlara tapıyorlardı. Kâbe’yi ziyaret ediyorlardı ama içini putlarla doldurmuşlardı.
- Cahiliye Dönemi: İşte bütün bu olumsuzluklar (adaletsizlik, savaşlar, cehalet, kadınlara kötü muamele) nedeniyle bu döneme özel bir isim verilmiş: Cahiliye Dönemi. Bu, “bilgisizlik, cahillik çağı” anlamına gelir.
Adım 3: Haritayı İnceleyelim
Harita 2.6‘ya baktığımızda Arap Yarımadası’nın etrafında Doğu Roma İmparatorluğu ve Sasani İmparatorluğu gibi çok güçlü ve büyük devletler olduğunu görüyoruz. Ancak Arap Yarımadası’nın kendisi tek bir renk ile gösterilmemiş, çünkü orada tek bir güçlü devlet yoktu. Bu da bize metinde bahsedilen “siyasi birliğin olmaması” durumunu harita üzerinde de kanıtlıyor.
Adım 4: Sonuç ve Düşüncelerimizi Oluşturalım
Tüm bu adımları birleştirdiğimizde sorunun cevabını artık rahatlıkla verebiliriz.
Sonuç:
Metin ve haritayı incelediğimizde, İslamiyet öncesi dünyanın ve özellikle Arap Yarımadası’nın genel olarak bir karmaşa, adaletsizlik ve bilgisizlik içinde olduğunu anlıyoruz.
İnsanlar arasında siyasi bir birlik yoktu, bu yüzden sürekli savaşlar ve kan davaları yaşanıyordu. Toplumda adalet yoktu; güçlü olan zayıfı eziyor, kölelere, kadınlara ve kız çocuklarına çok kötü davranılıyordu. İnsanların çoğu putlara taptığı için inanç alanında da bir bozulma vardı. İşte tüm bu sebeplerden dolayı bu döneme, her şeyin kötüye gittiği bir “cahillik çağı” anlamında Cahiliye Dönemi denilmiştir. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) de işte böyle bir ortamda dünyaya gelmiş ve insanları bu kötü durumdan kurtarmak için mücadele etmiştir.
Umarım açıklamam anlaşılır olmuştur. Unutmayın, tarihi olayları anlamak için o dönemin şartlarını iyi bilmemiz gerekir. Hepinize iyi çalışmalar dilerim!