6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Evos Yayınları Sayfa 92
Merhaba sevgili öğrencilerim, ben Sosyal Bilgiler öğretmeniniz.
Bana gönderdiğiniz bu güzel testteki soruları gelin hep birlikte, adım adım ve anlayarak çözelim. Unutmayın, önemli olan sadece doğru cevabı bulmak değil, aynı zamanda neden o cevabın doğru olduğunu anlamaktır. Hazırsanız, başlayalım!
6. Uygurlar, Bögü Kağan döneminde Maniheizm dinini kabul ettiler. Maniheizm et yemeyi ve savaşı yasaklayan bir dindi. Bu dinin de etkisiyle Uygurlar yerleşik yaşama geçtiler, savaşçı ve mücadeleci özelliklerini yitirmeye başladılar.
Aşağıdakilerden hangisi Uygurların yerleşik hayata geçtiğinin bir göstergesidir?
A) Kâğıt ve matbaayı kullanmaları
B) Nevruz Bayramı’nı kutlamaları
C) Saraylar, tapınaklar ve evler yapmaları
D) Hükümdarın kağan ünvanı taşıması
Çözüm:
Bu soruyu çözmek için anahtar kelimemiz “yerleşik hayat”. Yerleşik hayat demek, göçebe yaşamı bırakıp tek bir yerde kalıcı olarak yaşamaya başlamak demektir. Tıpkı bizim gibi, evlerimizde yaşadığımız gibi.
Adım 1: Şıkları tek tek inceleyelim. Yerleşik hayatın kanıtı olabilecek, yani “taşınamayan”, kalıcı şeyler arayacağız.
Adım 2:
- A) Kâğıt ve matbaayı kullanmaları: Bu çok önemli bir kültürel gelişmedir ama doğrudan yerleşik hayatın kanıtı değildir. Göçebe bir toplum da teorik olarak bunları kullanabilir.
- B) Nevruz Bayramı’nı kutlamaları: Nevruz, pek çok Türk topluluğunun hem göçebeyken hem de yerleşik hayattayken kutladığı bir bahar bayramıdır. Bu da kesin bir kanıt olamaz.
- C) Saraylar, tapınaklar ve evler yapmaları: İşte bu çok güçlü bir kanıt! Düşünsenize, bir saray, büyük bir tapınak ya da kalıcı evler inşa edip sonra onu sırtlanıp başka bir yere götürebilir misiniz? Tabii ki hayır. Bu tür yapılar, insanların oraya yerleştiğini ve uzun süre kalacağını gösterir.
- D) Hükümdarın kağan ünvanı taşıması: “Kağan” unvanı, Uygurlardan önceki Göktürkler gibi göçebe devletlerde de kullanılan bir unvandı. Yani yerleşik hayata özgü bir durum değildir.
Adım 3: Gördüğümüz gibi, kalıcı mimari eserler olan saraylar, tapınaklar ve evler yapmak, yerleşik hayata geçildiğinin en net göstergesidir.
Sonuç:
Bu yüzden doğru cevabımız C seçeneğidir.
7.
I. Ülkenin, hanedanın ortak malı sayılması
II. Hükümdarların “kağan, han, hakan” gibi ünvanlar taşıması
III. Konargöçer bir yaşam benimsemeleri
IV. Hayvancılıkla uğraşmaları
Yukarıda verilenlerden hangileri Türk devletlerinin siyasi özellikleri arasındadır?
A) Yalnız I
B) I ve II
C) II ve III
D) III ve IV
Çözüm:
Bu soruda bizden eski Türk devletlerinin “siyasi” özelliklerini bulmamız isteniyor. Siyasi demek, devlet yönetimi, egemenlik, liderlik gibi konularla ilgili demektir. Yani “ülkeyi kim, nasıl yönetiyor?” sorusunun cevabıdır.
Adım 1: Verilen maddeleri tek tek inceleyelim ve “Bu durum devlet yönetimiyle mi ilgili?” diye soralım.
- I. Ülkenin, hanedanın ortak malı sayılması: Bu, tahta kimin geçeceği ve ülkenin nasıl yönetileceği ile ilgili temel bir kuraldır. Buna “kut anlayışı” diyoruz. Kesinlikle siyasi bir özelliktir.
- II. Hükümdarların “kağan, han, hakan” gibi ünvanlar taşıması: Bu unvanlar, devleti yöneten kişinin kim olduğunu ve konumunu belirtir. Bu da doğrudan siyasi bir konudur.
- III. Konargöçer bir yaşam benimsemeleri: Bu, insanların yaşam tarzıdır. Yani sosyal bir özelliktir.
- IV. Hayvancılıkla uğraşmaları: Bu, insanların geçimini nasıl sağladığıdır. Yani ekonomik bir özelliktir.
Adım 2: Sorumuz bizden siyasi olanları istediği için I ve II numaralı maddeleri seçmeliyiz.
Sonuç:
Doğru cevabımız B seçeneği, yani I ve II’dir.
8. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) 632’de vefatından sonra sırasıyla Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali halife seçildiler. Bu döneme “Dört Halife Dönemi” denildi. Halife, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) vekili olarak Müslümanların imamlığını ve İslamiyet’in koruyuculuğunu üstlenen kimse anlamına gelmektedir.
Aşağıdakilerden hangisi Dört Halife Dönemi’nin özelliklerinden biri değildir?
A) Halifelerin Müslümanların ileri gelenlerince seçilmesi
B) Arap Yarımadası dışında fetihlerin yapılması
C) Devlet kurumlarının oluşturulması
D) Bizans İmparatorluğu’na son verilmesi
Çözüm:
Sevgili çocuklar, bu soruda Dört Halife Dönemi’nde yaşanan olayları hatırlamamız gerekiyor. Soru kökünde “değildir” kelimesinin altı çizilmiş, bu çok önemli! Yani bizden yanlış olan bilgiyi bulmamız isteniyor.
Adım 1: Şıkları Dört Halife Dönemi bilgimizle karşılaştıralım.
- A) Halifelerin Müslümanların ileri gelenlerince seçilmesi: Evet, bu doğru. Dört halife de o dönemdeki Müslümanların önde gelenlerinin onayı ve seçimi ile göreve gelmiştir. Bu dönemin en önemli özelliğidir.
- B) Arap Yarımadası dışında fetihlerin yapılması: Evet, bu da doğru. Özellikle Hz. Ömer döneminde Suriye, Filistin, Mısır, İran gibi çok önemli yerler fethedilmiştir. İslamiyet, Arap Yarımadası’nın dışına bu dönemde yayılmıştır.
- C) Devlet kurumlarının oluşturulması: Evet, bu da doğru. Devletin sınırları genişleyince yeni kurumlara ihtiyaç duyuldu. Örneğin, Hz. Ömer döneminde divan teşkilatı kuruldu, ülke illere ayrıldı, ordugah şehirleri oluşturuldu.
- D) Bizans İmparatorluğu’na son verilmesi: İşte bu bilgi yanlış! Dört Halife Dönemi’nde Bizans ile savaşlar yapılmış ve Bizans’tan topraklar alınmıştır. Ancak Bizans İmparatorluğu yıkılmamıştır. Bizans İmparatorluğu’na 1453 yılında Fatih Sultan Mehmet son vermiştir.
Adım 2: Yanlış olan bilgiyi bulduğumuza göre cevabımız ortaya çıktı.
Sonuç:
Doğru cevabımız D seçeneğidir.
9. Türklerin İslamiyet’i kabulüyle birlikte siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda birçok değişim yaşanmıştır. Türk devletleri eskiden olduğu gibi hükümdarlıkla yönetilmiş ancak hükümdarlar “sultan, padişah, şah vb.” ünvanlar da kullanmıştır. Ebru, minyatür, çini, hat, tezhip gibi el sanatları yaygınlaşmıştır. Göktürk ve Uygur alfabesinin yerini Arap alfabesi almaya başlamıştır. Daha çok konargöçer bir hayat süren Türk boyları zamanla yerleşik yaşama geçmiştir.
Buna göre metinde Türklerin İslamiyet’i kabulü ile aşağıdaki alanların hangisinde yaşanan değişime yer verilmemiştir?
A) Ekonomik
B) Kültürel
C) Siyasi
D) Sosyal
Çözüm:
Bu bir paragraf sorusu. Cevabı tamamen yukarıdaki metnin içinde aramalıyız. Metinde hangi alanlardaki değişimlerden bahsedildiğini bulacağız ve bahsedilmeyeni işaretleyeceğiz.
Adım 1: Metindeki cümleleri tek tek okuyup hangi alana ait olduğunu bulalım.
- “…hükümdarlar ‘sultan, padişah, şah vb.’ ünvanlar da kullanmıştır.” → Bu, yönetimle ilgili olduğu için siyasi bir değişimdir.
- “Ebru, minyatür, çini, hat, tezhip gibi el sanatları yaygınlaşmıştır.” → Sanat, kültürel bir alandır.
- “Göktürk ve Uygur alfabesinin yerini Arap alfabesi almaya başlamıştır.” → Alfabe de kültürel bir değişimdir.
- “…Türk boyları zamanla yerleşik yaşama geçmiştir.” → Yaşam tarzının değişmesi, sosyal bir değişimdir.
Adım 2: Şimdi bakalım hangi alanlardan bahsedilmiş: Siyasi, Kültürel ve Sosyal. Peki metinde tarım, ticaret, hayvancılık veya para gibi ekonomik bir değişimden bahsediliyor mu? Hayır.
Sonuç:
Paragrafta Ekonomik alandaki bir değişime örnek verilmemiştir. Bu yüzden doğru cevap A seçeneğidir.
10. Aşağıdakilerden hangisi İpek Yolu ve Baharat Yolu için söylenemez?
A) Asya ile Avrupa kıtaları arasında siyasi, kültürel ve ekonomik ilişkiler kurulmasını sağladı.
B) Devletlerarasında hâkimiyet mücadelesine neden oldu.
C) Ülkeler arasında ticaretin zayıflamasına yol açtı.
D) Kültürel ögelerin toplumlar arasında yayılmasını kolaylaştırdı.
Çözüm:
İpek ve Baharat Yolları, eski dünyanın en önemli ticaret yollarıydı. Bu yollar sadece mal taşınan yollar değil, aynı zamanda kültürlerin, fikirlerin ve orduların da seyahat ettiği güzergahlardı. Soru bizden bu yollar için söylenemeyecek, yani yanlış olan ifadeyi bulmamızı istiyor.
Adım 1: Şıkları bu yolların işlevleriyle karşılaştıralım.
- A) …ilişkiler kurulmasını sağladı: Kesinlikle doğru. Bu yollar sayesinde Doğu ile Batı arasında her türlü ilişki kurulmuştur.
- B) …hâkimiyet mücadelesine neden oldu: Bu da kesinlikle doğru. Bu yolları kontrol eden devlet, zenginleştiği için tüm devletler bu yollara sahip olmak için birbiriyle savaşmıştır.
- C) …ticaretin zayıflamasına yol açtı: Bu ifade tamamen anlamsız ve yanlış. Bir ticaret yolu, ticaretin zayıflamasına değil, tam tersine canlanmasına ve güçlenmesine yol açar. Bu yollar olmasaydı zaten ülkeler arası ticaret çok zayıf olurdu.
- D) Kültürel ögelerin … yayılmasını kolaylaştırdı: Bu da doğru. Kâğıt, matbaa, pusula gibi icatlar, dinler, sanat anlayışları bu yollarla bir yerden başka bir yere taşınmıştır.
Adım 2: Açıkça yanlış olan ifadeyi bulduk. Ticaret yolları ticareti zayıflatmaz, güçlendirir.
Sonuç:
Bu nedenle doğru cevabımız C seçeneğidir.
Umarım tüm çözümler anlaşılır olmuştur. Unutmayın, her soru yeni bir şey öğrenmek için bir fırsattır. Başarılar dilerim!