6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Evos Yayınları Sayfa 65
Merhaba sevgili öğrencilerim!
Bugün kitabımızdaki “Türkler ve İslamiyet” konusundaki soruları birlikte çözümleyeceğiz. Bu konu, tarihimizin en önemli dönüm noktalarından birini anlatıyor. Soruları dikkatlice okuyup metinlerden ve görsellerden yararlanarak cevaplayacağız. Hazırsanız, haydi başlayalım!
Soru 1: Aşağıdaki metni okuyunuz ve Gök Tanrı inancı ile İslamiyet arasındaki benzerlikleri söyleyiniz.
Bu soruyu cevaplamak için bize verilen metni çok dikkatli bir şekilde okumamız gerekiyor. Metin, eski Türklerin inancı olan Gök Tanrı dini ile İslamiyet arasındaki şaşırtıcı benzerlikleri bize gösteriyor. Haydi bu benzerlikleri adım adım inceleyelim.
Adım 1: Metindeki anahtar noktaları bulalım ve İslamiyet ile karşılaştıralım.
- Tek Tanrı İnancı: Metinde “‘Gök Tanrı’ dini tek tanrılı bir inançtı.” diyor. Bu ne demek? Yani tıpkı İslamiyet’teki gibi, tek bir yaratıcının varlığına inanıyorlardı. Bu, iki inanç arasındaki en temel ve en güçlü benzerliktir.
- Ahiret İnancı: Metinde Türklerin “ahiret hayatına” inandıkları yazıyor. Yani ölümden sonra hayatın devam ettiğine inanıyorlardı. İslamiyet’te de ahiret inancı, imanın şartlarından biridir ve çok önemli bir yere sahiptir.
- Cennet ve Cehennem Kavramları: Eski Türkler, iyi insanların gideceği yere “uçmak” (cennet), kötü ruhların gideceği yere ise “tamuğ” (cehennem) diyorlardı. Bu kavramlar, İslamiyet’teki cennet ve cehennem inancına çok benziyor, değil mi?
- İbadet Biçimleri: Metnin sonunda Türklerin Tanrı’ya dua ettiklerini ve kurbanlar kestiklerini okuyoruz. Dua etmek ve kurban kesmek, İslamiyet’te de çok önemli ibadetlerdendir.
Adım 2: Sonucu özetleyelim.
Sonuç olarak, Gök Tanrı inancı ile İslamiyet arasında;
- Tek bir Tanrı’ya inanma,
- Ölümden sonraki yaşama (ahiret) inanma,
- Cennet ve cehennem gibi kavramların varlığı,
- Dua ve kurban gibi ibadetlerin olması
gibi çok önemli benzerlikler bulunmaktadır. İşte bu benzerlikler, Türklerin İslam dinini daha kolay ve içten bir şekilde benimsemelerini sağlamıştır.
Soru 2: Fotoğrafta yer alan eser, hangi özellikleriyle Türklerin çadırlarına benzemektedir?
Bu soruda ise yandaki görseli (Görsel 2.38: Ayşe Bibi Türbesi) dikkatlice incelememiz isteniyor. Bu türbenin, eski Türklerin yaşam tarzının bir simgesi olan çadırlara nasıl benzediğini bulacağız.
Adım 1: Eski Türk çadırını (otağ) hatırlayalım.
Eski Türkler göçebe bir hayat sürdükleri için “otağ” veya “yurt” adını verdikleri, kolayca sökülüp taşınabilen çadırlarda yaşarlardı. Bu çadırların üst kısmı genellikle yuvarlak bir yapı üzerine oturtulmuş, ucu sivri, koni şeklinde bir çatıya sahipti.
Adım 2: Fotoğraftaki türbenin yapısını inceleyelim.
Şimdi fotoğraftaki Ayşe Bibi Türbesi’ne bakalım. Özellikle binanın çatısına dikkatlice bakın. Nasıl bir şekli var? Evet, tıpkı bir Türk çadırının üst kısmı gibi, koni şeklinde ve ucu sivri bir külahı var.
Adım 3: Benzerliği ve bunun nedenini açıklayalım.
Sonuç olarak, fotoğraftaki eserin çatı yapısı, onun Türk çadırlarına benzeyen en belirgin özelliğidir. Bu durum bize çok önemli bir şey anlatıyor: Türkler, İslamiyet’i kabul edip yerleşik hayata geçtikten sonra bile kendi eski kültürlerini, mimari anlayışlarını unutmamışlar ve bunu yaptıkları binalara yansıtmışlardır. Kısacası, çadır sanatını kalıcı mimari eserlerine taşımışlardır.
Umarım açıklamalarım anlaşılır olmuştur. Bu konuları böyle birbiriyle ilişkilendirerek öğrenmek hem daha kolay hem de daha kalıcı olur. Hepinize iyi çalışmalar dilerim!