6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Evos Yayınları Sayfa 50
Harika bir çalışma! Merhaba sevgili öğrencilerim, ben Sosyal Bilgiler öğretmeniniz. Şimdi hep birlikte bu sayfadaki soruları adım adım inceleyip çözeceğiz. Unutmayın, tarih sadece geçmişi öğrenmek değil, aynı zamanda geçmişteki insanların hayatlarını, düşüncelerini ve başarılarını anlamaktır. Hadi başlayalım!
Soru 1: Yukarıdaki eserler Göktürklerin ekonomik ve kültürel özellikleriyle ilgili hangi bilgileri vermektedir?
Sevgili çocuklar, bu soruyu cevaplamak için önce görselleri dikkatlice bir dedektif gibi incelemeliyiz. Bakalım bu eserler bize hangi sırları fısıldıyor?
Adım 1: Görselleri Tanıyalım
Önümüzde üç tane görsel var:
- Görsel 2.14 ve 2.15: Bu görsellerde altından veya başka değerli madenlerden yapılmış çok zarif eşyalar görüyoruz. Bir taç, küpeler, süs eşyaları… Bunların hepsi Orhun Müzesi’nde sergilenen madeni eserler. İşçilikleri ne kadar da ince, değil mi?
- Görsel 2.16: Bu görselde ise taştan yapılmış bir heykel başı var. Bu, ünlü Göktürk komutanı Kül Tigin’e ait bir heykel. Bu da bize onların sanatta ne kadar ileri gittiklerini gösteriyor.
Adım 2: Eserlerden Ekonomik Çıkarımlar Yapalım
Ekonomi demek, bir devletin geçim kaynakları, parası, zenginliği demektir. Bu eserlere bakarak Göktürklerin ekonomisi hakkında şunları söyleyebiliriz:
- Madencilik: Bu kadar güzel madeni eser yapabildiklerine göre, Göktürkler madenleri çıkarmayı ve işlemeyi çok iyi biliyorlardı. Demek ki madencilik önemli bir ekonomik faaliyetti.
- Zanaatkârlık: Altını, demiri bu kadar ince işleyebilmek büyük bir ustalık ister. Bu da bize Göktürklerde zanaatkârlığın (el sanatları) çok geliştiğini gösteriyor.
- Ticaret: Bu değerli madenler ve eşyalar, aynı zamanda Göktürklerin başka ülkelerle ticaret yaptıklarını ve zengin bir devlet olduklarını düşündürüyor.
Adım 3: Eserlerden Kültürel Çıkarımlar Yapalım
Kültür ise bir toplumun sanatını, inançlarını, yaşayış tarzını ifade eder. Eserler bize kültürel olarak şunları anlatıyor:
- Sanat Anlayışı: Eserlerdeki ince işçilik, onların sanata ve güzelliğe (estetiğe) ne kadar önem verdiklerini gösteriyor. Sadece savaşçı değil, aynı zamanda sanatçı bir ruhları da varmış.
- Heykelcilik: Kül Tigin gibi önemli devlet adamlarının heykellerini yapmaları, kahramanlarına ve liderlerine büyük saygı duyduklarını, onların anısını yaşatmak istediklerini gösterir. Bu da heykelcilik sanatının geliştiğinin bir kanıtıdır.
- Devlet Teşkilatı: Özellikle o görkemli taç (Görsel 2.15), hükümdarlığın ve güçlü bir devlet yönetiminin sembolüdür. Bu da bize Göktürklerin düzenli bir devlet teşkilatına sahip olduğunu gösterir.
Sonuç:
Kısacası çocuklar, bu eserler bize Göktürklerin sadece konargöçer bir toplum olmadığını; aynı zamanda madencilik, ticaret ve zanaatla uğraşan, sanatı ve sanatçıyı önemseyen, kahramanlarına değer veren ve güçlü bir devlet yapısına sahip olan gelişmiş bir medeniyet olduğunu kanıtlıyor.
Soru 2: İlk Türk devletlerinde devlet yönetiminin demokratik bir nitelik taşıdığı söylenebilir mi? Tartışınız.
İşte harika bir tartışma konusu! “Demokratik” kelimesi size ne ifade ediyor? Kısaca halkın yönetimde söz sahibi olması demektir. Acaba Göktürklerde durum nasıldı? Metinlerdeki ipuçlarını kullanarak bu sorunun cevabını birlikte bulalım.
Adım 1: “Demokratik Nitelik” Ne Demektir?
Bir yönetimin demokratik özellikler taşıması için, yöneticinin her istediğini tek başına yapamaması, kararlar alınırken halkın veya temsilcilerinin görüşünün alınması gerekir. Yani, “Ben kağanım, benim dediğim olur!” anlayışının olmaması lazım.
Adım 2: Kanıtları Toplayalım: Metin Bize Neler Söylüyor?
Metin kutucuklarında çok önemli bilgiler var. Hadi onlara bakalım:
- Kanıt 1: Bilge Kağan, şehirlerin etrafının surlarla çevrilmesini ve ülkede Budizm gibi dinlerin yayılmasını istiyor. Ancak meclis (kurultay) bu isteği onaylamamış! Bu çok önemli bir bilgi. Demek ki en büyük hükümdar olan Kağan’ın bile kararları meclis tarafından reddedilebiliyordu. Bu, Kağan’ın yetkilerinin sınırsız olmadığının, yani demokratik bir kontrol mekanizmasının olduğunun en büyük kanıtıdır.
- Kanıt 2: Metinde “Hatunların devlet meclislerine katıldıklarını ve oy sahibi olduklarını görüyoruz.” diyor. Yani Kağan’ın eşi (Hatun) ve diğer önemli kadınlar, devlet meselelerinin konuşulduğu kurultaya katılıyor ve oy kullanıyordu. Bu, o dönem için inanılmaz derecede ileri bir durumdur ve yönetime katılımın sadece erkeklerle sınırlı olmadığını gösterir. Bu da demokratik bir özelliktir.
- Kanıt 3: Devletin en önemli kararlarının alındığı bu meclise eski Türkler “toy” veya “kurultay” adını veriyordu. Bu, önemli kararların tek bir kişi tarafından değil, bir danışma meclisi tarafından alındığı anlamına gelir.
Adım 3: Tartışmanın Diğer Yüzü
Peki, Göktürk yönetimi bugünkü gibi tam bir demokrasi miydi? Hayır, değildi. Çünkü:
- Yönetim babadan oğula geçiyordu (saltanat). Hükümdar seçimle iş başına gelmiyordu.
- Kurultaya katılanlar genellikle devletin ileri gelenleri, boy beyleriydi. Yani halktan herkesin doğrudan oy hakkı yoktu.
Sonuç:
Sonuç olarak diyebiliriz ki; İlk Türk devletlerindeki yönetim, bugünkü anlamda bir demokrasi değildi. Ancak Kağan’ın yetkilerini sınırlayan, önemli kararları danışarak alan Kurultay‘ın varlığı ve hatta kadınların bile bu mecliste oy hakkına sahip olması, yönetimlerinin demokratik bir nitelik taşıdığını açıkça göstermektedir. Bu özellikler, o çağın diğer devletleriyle karşılaştırıldığında oldukça ileri bir anlayışa sahip olduklarının kanıtıdır.