6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Evos Yayınları Sayfa 172
Merhaba sevgili 6. sınıf öğrencilerim!
Bugünkü dersimizde, ülkemizin kaynakları ve ekonomisiyle ilgili bazı önemli konuları ele alacağız. Önümüzdeki etkinlik sayfasında yer alan sorunları ve kurumları birlikte inceleyip, anlayarak çözeceğiz. Hazırsanız, haydi başlayalım!
Soru: Su ürünleri avcılığının kıyılarda ve ilkel araçlarla yapılması.
Çözüm:
Arkadaşlar, bu sorun aslında balıkçılığımızı yeterince geliştiremediğimizi anlatıyor. Düşünün ki küçük bir sandalla ve basit bir ağla balığa çıkıyorsunuz. Ne kadar balık tutabilirsiniz ki? İşte “ilkel araçlar” ve “kıyılarda yapılması” bu anlama geliyor. Çözüm için ise bazı adımlar atmalıyız:
Adım 1: Balıkçılık filolarımızı, yani balıkçı gemilerimizi modernleştirmeliyiz. Gemilere balıkların yerini gösteren sonar cihazları gibi modern teknolojiler eklemeliyiz.
Adım 2: Sadece kıyılarımızda değil, açık deniz balıkçılığını da teşvik etmeliyiz. Böylece daha çeşitli ve daha çok balık avlayabiliriz.
Adım 3: Tuttuğumuz balıkları taze tutmak ve işlemek için modern soğuk hava depoları ve tesisler kurmalıyız. Bu sayede ürünler bozulmaz ve daha değerli hale gelir.
Adım 4: Ayrıca denizlerimizi kirletmemeli ve balıkların neslinin tükenmemesi için bilinçsiz avlanmanın önüne geçmeliyiz.
Soru: Dünyanın en zengin bor madeni rezervlerine sahip olmamıza karşın bundan yeterince yararlanamamamız.
Çözüm:
Çocuklar, bu çok önemli bir konu. Türkiye, bor madeni konusunda adeta bir hazinenin üzerinde oturuyor. Bor, temizlik ürünlerinden uzay teknolojisine kadar pek çok alanda kullanılıyor. Sorun şu ki, biz bu değerli madeni genellikle ham olarak, yani topraktan çıktığı gibi işlenmemiş halde satıyoruz. Bu da ondan az para kazanmamıza neden oluyor.
Bunu şöyle düşünün: Tarlanızda bir sürü buğday var. Buğdayı çuval çuval satarsanız az para kazanırsınız. Ama o buğdayı fabrikada una, sonra da fırında ekmeğe, pastaya dönüştürüp satarsanız çok daha fazla para kazanırsınız.
İşte çözüm de tam olarak bu:
Adım 1: Bor madenini işleyecek modern fabrikalar ve tesisler kurmalıyız.
Adım 2: Boru ham madde olarak değil, deterjan, cam, seramik gibi katma değeri yüksek, yani işlenmiş ürünlere dönüştürerek satmalıyız.
Adım 3: Üniversitelerimiz ve bilim insanlarımızla iş birliği yaparak borun yeni kullanım alanlarını araştırmalıyız.
Soru: Maden ihracatımızın toplam ihracatımızdaki payının düşük olması.
Çözüm:
Bu sorun, bir önceki bor madeni sorunuyla çok benziyor aslında. Ülkemiz madenler açısından zengin olsa da, yurtdışına sattığımız ürünler içinde madenlerin oranı beklediğimiz kadar yüksek değil. Bunun temel sebebi, madenleri yine işlenmemiş, yani ham halde satmamızdır. Bir kaya parçasını satmakla, o kayanın içindeki demiri çıkarıp araba kapısı yapmak arasında dağlar kadar fiyat farkı vardır.
Çözüm için:
Adım 1: Yeni maden yatakları bulmak için arama çalışmalarını artırmalıyız.
Adım 2: Madenleri daha verimli çıkarabilmek için modern teknolojiyi kullanmalıyız.
Adım 3: En önemlisi, madenlerimizi kendi sanayi tesislerimizde işleyerek onları daha değerli ürünler haline getirmeli ve bu ürünleri ihraç etmeliyiz. Böylece ülke olarak çok daha fazla gelir elde ederiz.
Etkinlik Zamanı
Aşağıdaki kuruluşların ülke ekonomisine katkılarını araştırıp örneklerle aşağıya yazınız.
Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü
Bu kurum, özellikle Zonguldak ve çevresinde bulunan taş kömürünü toprağın altından çıkarır. Peki bu kömür ne işe yarar?
- Demir-çelik fabrikaları için çok önemlidir. Demir madeninin eritilip çeliğe dönüştürülmesi için gereken yüksek ısıyı taş kömürü sağlar. Yani fabrikaların çalışması için enerji üretir.
- Ayrıca, termik santrallerde elektrik üretimi için kullanılır. Evlerimize gelen elektriğin bir kısmı bu kömür sayesinde üretilir.
- Bu sayede sanayimizin gelişmesine ve enerji ihtiyacımızın karşılanmasına büyük katkı sağlar.
Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA)
MTA’yı ülkemizin “hazine avcısı” gibi düşünebilirsiniz. Görevi, yurdumuzun dört bir yanını gezerek yeraltındaki zenginlikleri, yani madenleri bulmaktır.
- Altın, bakır, bor, demir, mermer gibi değerli madenlerin nerede olduğunu tespit ederler.
- Yaptıkları bu keşifler sayesinde yeni maden ocakları açılır ve bu madenler ekonomiye kazandırılır.
- MTA’nın bulduğu madenler sayesinde ülkemiz hem kendi sanayisinin ihtiyacını karşılar hem de bu madenleri ihraç ederek para kazanır.
Orman Genel Müdürlüğü (OGM)
Ormanlarımız bizim akciğerlerimizdir ve OGM de bu akciğerlerin koruyucusudur.
- Ormanları korur, yangınlarla mücadele eder ve yanan alanların yeniden ağaçlandırılmasını sağlar.
- Mobilya, kağıt, kalem gibi ürünlerin ham maddesi olan odunu kontrollü bir şekilde üretir ve sanayiye sunar. Bu da ekonomiye doğrudan bir katkıdır.
- Ayrıca ormanlar erozyonu önler, havayı temizler ve su kaynaklarımızı korur. Bunlar da dolaylı olarak tarıma ve sağlığımıza, dolayısıyla ekonomimize katkı sağlar.
Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü
Sofralarımıza gelen yiyeceklerin güvenli olup olmadığını hiç merak ettiniz mi? İşte bu kurum tam olarak bu işi yapıyor!
- Tarladan sofraya kadar yediğimiz ve içtiğimiz tüm gıdaların sağlıklı ve güvenilir olmasını denetler. Marketlerdeki, lokantalardaki ürünleri kontrol eder.
- Bu denetimler sayesinde hem bizler sağlıklı besleniriz hem de Türkiye’de üretilen gıda ürünleri yurt dışına güvenle satılabilir.
- Yurt dışına sattığımız fındık, incir, domates gibi ürünlerin kaliteli ve sağlıklı olduğunu bu kurumun denetimleri garantiler. Bu da ülkemize döviz kazandırır, yani ekonomimizi güçlendirir.