6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Evos Yayınları Sayfa 221
Merhaba sevgili öğrencilerim! Ben 6. sınıf Sosyal Bilgiler öğretmeniniz. Bugün karşımıza çıkan bu etkinlikteki sorunları birer sorumlu vatandaş olarak nasıl çözebileceğimizi birlikte düşüneceğiz. Unutmayın, sorunların bir parçası olmak yerine çözümün bir parçası olmak her zaman en doğrusudur. Haydi başlayalım!
1. Yaşadığınız yerde yeşil alana ve parka ihtiyaç duyulmaktadır. Yöneticiler ise konuya ilgisiz davranmaktadırlar. Bu sorun nasıl çözülebilir?
Bu çok önemli bir sorun çocuklar. Çünkü parklar ve yeşil alanlar hem oyun oynamamız, dinlenmemiz hem de şehrimizin daha güzel nefes alması için gereklidir. Eğer yöneticiler bu konuda bir şey yapmıyorsa, bizler onlara bu ihtiyacımızı hatırlatabiliriz. İşte yapabileceklerimiz:
Adım 1: Öncelikle, bu isteğimizde yalnız olmadığımızı göstermeliyiz. Mahallemizdeki komşularımızla, arkadaşlarımızın aileleriyle konuşup ortak bir dilekçe hazırlayabiliriz. Dilekçe, resmi kurumlardan bir talepte bulunmak için yazdığımız mektuptur. Bu dilekçede, mahallemize neden bir park istediğimizi güzelce anlatır ve altına hep birlikte imzamızı atarız.
Adım 2: Hazırladığımız bu imzalı dilekçeyi, yaşadığımız yerin bağlı olduğu Belediye Başkanlığı’na teslim etmeliyiz. Belediyeler, şehirlerdeki park, bahçe gibi alanlardan sorumlu kurumlardır.
Adım 3: Sesimizi daha fazla duyurmak için teknolojiden de faydalanabiliriz. Ailelerimizin yardımıyla sosyal medyada bu talebimizi dile getiren paylaşımlar yapabilir, yerel gazetelere veya televizyon kanallarına durumu anlatan e-postalar gönderebiliriz. Böylece yöneticilerin dikkatini daha çabuk çekebiliriz.
Unutmayın, birlikten kuvvet doğar ve demokratik yollarla haklarımızı aramak en doğal hakkımızdır.
2. Yaşadığınız yerdeki en işlek yol üzerinde yayalar karşıdan karşıya geçmekte oldukça zorlanmaktadır. Trafik ışıkları ise araç trafiğinin aksamasına neden olacaktır. Bu nedenle yapılması gereken en önemli şey üst ya da alt geçittir. Yöneticiler bu konuda hiçbir girişimde bulunmamaktadır. Bu sorun nasıl çözülebilir?
Bu sorun, doğrudan can güvenliğimizle ilgili! Karşıdan karşıya güvenli bir şekilde geçememek, özellikle biz çocuklar ve yaşlılar için büyük bir tehlike oluşturur. Yöneticiler harekete geçmiyorsa, bizim onları harekete geçirmemiz gerekir.
Adım 1: Tıpkı birinci sorudaki gibi, bu sorunu yaşayan diğer insanlarla bir araya gelerek, yolun ne kadar tehlikeli olduğunu ve acilen bir üst veya alt geçit yapılması gerektiğini anlatan bir dilekçe hazırlamalıyız. Bu dilekçede, özellikle okul yolu üzerindeyse, öğrencilerin can güvenliğinin tehlikede olduğunu vurgulayabiliriz.
Adım 2: Bu dilekçeyi hem Belediye Başkanlığı’na hem de Karayolları Müdürlüğü’ne sunabiliriz. Çünkü büyük ve işlek yollar bazen Karayolları’nın sorumluluğunda olabilir. Ayrıca mahallemizin muhtarı ile konuşup ondan da destek isteyebiliriz. Muhtar, mahallenin sorunlarını ilgili kurumlara ileten kişidir.
Adım 3: Sorunun ciddiyetini göstermek için, ailelerimizden yardım alarak, yolun kalabalık olduğu saatlerde tehlikeli geçişleri gösteren fotoğraflar veya videolar çekebilir ve bunları dilekçemize ekleyebiliriz. Bu, talebimizin ne kadar haklı olduğunu kanıtlar.
Unutmayın: Güvenli bir çevrede yaşama hakkımız vardır ve bu hakkımızı talep etmek bizim sorumluluğumuzdur.
3. Bir kurumdaki görevli, sizin önemli bir ihtiyacınızı giderecek işlemi yapmak istememektedir. Bu durum sizi zor durumda bırakmaktadır. Bu sorunu çözmek için neler yapılabilir?
Bazen bir devlet dairesinde, hastanede veya okulda işimiz olduğunda, görevli kişi bize yardımcı olmayabilir. Bu çok can sıkıcı bir durumdur. Ama böyle bir durumda pes etmemeli ve haklarımızı bilmeliyiz.
Adım 1: Öncelikle sakinliğimizi korumalıyız. Görevli memura, yapmak istediğimiz işlemin neden önemli olduğunu nazik ama net bir dille tekrar anlatmalıyız. Belki bir yanlış anlaşılma olmuştur. “Affedersiniz, sanırım kendimi tam ifade edemedim…” gibi bir cümleyle tekrar başlayabiliriz.
Adım 2: Eğer görevli hâlâ yardımcı olmuyorsa ve haklı bir gerekçe sunmuyorsa, onun bir üstü olan amiriyle veya müdürüyle görüşmek istediğimizi söyleyebiliriz. Her kurumda çalışanların bir sorumlusu vardır. Sorunu bir de ona anlatmak genellikle çözüm olur.
Adım 3: Eğer bu da işe yaramazsa, son çare olarak o kuruma hitaben, yaşadığımız sorunu ve talebimizi anlatan resmi bir şikâyet dilekçesi yazabiliriz. Ayrıca, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi olan CİMER‘e internet üzerinden veya telefonla başvurarak da şikâyetimizi iletebiliriz. Bu, vatandaşların sorunlarını doğrudan en üst makamlara iletebildiği çok etkili bir yoldur.
Her zaman haklı olduğumuz bir konuda hakkımızı sonuna kadar, saygı çerçevesinde aramalıyız. Bu, bir vatandaş olarak hem hakkımız hem de görevimizdir.