6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Evos Yayınları Sayfa 70
Merhaba sevgili öğrencim! Ben 6. Sınıf Sosyal Bilgiler Öğretmeniniz. Gönderdiğin görseldeki etkinliği birlikte yapmak harika olacak. Bu sorular, geçmişteki atalarımızın devleti nasıl yönettiklerini ve ne kadar bilgece öğütler verdiklerini anlamamız için çok güzel bir fırsat. Hadi şimdi bu metinleri birer dedektif gibi inceleyip soruları adım adım cevaplayalım!
Etkinlik Zamanı Soruları ve Çözümleri
1. Hükümdarın görevleri nelerdir?
Bu soruyu cevaplamak için bize verilen iki kısa metindeki ipuçlarını birleştirmeliyiz. Biri Kutadgu Bilig‘den, diğeri ise Siyasetname‘den geliyor.
Adım 1: İlk olarak Yusuf Has Hacip’in Kutadgu Bilig‘de verdiği öğüde bakalım.
“Ey hükümdar! Şu üç işe seçkin kimseleri ata: kadı, vekil, vezir. Bu üç işe bakan kimse doğru olursa halk huzura kavuşur… Ülke düzene girer, halk zenginleşir.”
Buradan anlıyoruz ki hükümdarın ilk ve en önemli görevlerinden biri, devletin önemli makamlarına doğru, dürüst ve işini iyi yapan kişileri atamaktır. Tıpkı bir takım kaptanının en iyi oyuncuları seçmesi gibi! Eğer atadığı kişiler (kadı, vezir gibi) görevini iyi yaparsa, halk mutlu ve huzurlu olurmuş.
Adım 2: Şimdi de Nizamü’l-Mülk’ün Siyasetname‘de ne dediğine bakalım.
“Padişahın haftada iki gün divan-ı mezalime oturup mazlumun hakkını zalimden alarak ona vermesi… gerekir.”
Bu metin ise bize hükümdarın adaleti sağlaması gerektiğini söylüyor. Hatta o kadar önemli ki, bizzat kendisi bir mahkeme (divan-ı mezalim) kurup, haksızlığa uğrayan halkını dinlemeli ve onların hakkını korumalıdır. Yani hükümdar, adaletin en büyük güvencesi olmalıdır.
Sonuç:
Bu iki metni birleştirdiğimizde hükümdarın görevleri şunlardır:
- Devlet yönetimine liyakatli, yani işinin ehli, dürüst ve seçkin kişileri (kadı, vezir gibi) getirmek.
- Ülkede adaleti sağlamak, haksızlığa uğrayanları (mazlumları) korumak ve zalimlere karşı onların hakkını savunmak.
- Halkın sorunlarını aracısız bir şekilde, bizzat kendisi dinleyerek çözüm bulmak.
2. Bu görevler günümüz devlet başkanlarının görevleriyle benzer midir? Neden?
Bu harika bir soru! Geçmişle günümüz arasında bir köprü kurmamızı istiyor. Cevabımız kesinlikle evet, büyük ölçüde benzerdir. Nedenlerine gelince, hadi adım adım inceleyelim.
Adım 1: Görevlere doğru kişileri atama benzerliği
Eski Türk hükümdarlarının vezir, kadı gibi görevlere dürüst kişileri ataması gibi, günümüzdeki devlet başkanları da (örneğin Cumhurbaşkanı) ülkeyi yönetecek önemli kişileri atar. Mesela, bakanları (Adalet Bakanı, Eğitim Bakanı gibi), valileri, büyükelçileri atamak onun görevidir. Tıpkı eskiden olduğu gibi, bu atanan kişilerin görevlerini iyi yapması, bütün ülkenin huzurunu ve başarısını etkiler. Yani devlet yönetimine doğru insanları getirme görevi bugün de aynen devam etmektedir.
Adım 2: Adaleti sağlama görevi benzerliği
Nizamü’l-Mülk, padişahın bizzat mahkeme kurup halkı dinlemesi gerektiğini söylüyordu. Günümüzde devlet başkanları eski padişahlar gibi mahkeme salonuna oturup insanları tek tek dinlemezler. Çünkü artık güçler ayrılığı ilkesi var ve yargı işini bağımsız mahkemeler yapar.
Ancak, devlet başkanının en temel görevlerinden biri, adaletin işlemesini sağlamak ve tüm vatandaşların haklarını korumaktır. Bunu nasıl yapar?
- Adaletli yasaların çıkmasını sağlar ve bu yasaları onaylar.
- Devletin tüm kurumlarının (mahkemeler, polis teşkilatı vb.) adil çalışmasını denetler.
- Anayasa’nın ve dolayısıyla vatandaşların haklarının en büyük koruyucusudur.
Yani yöntemler değişse de, devletin başındaki kişinin adaleti sağlama ve halkını koruma temel görevi bin yıl önce ne kadar önemliyse, bugün de o kadar önemlidir.
Sonuç:
Evet, bu görevler günümüz devlet başkanlarının görevleriyle büyük benzerlikler gösterir. Çünkü zaman ve yönetim şekilleri değişse de, bir devleti yönetmenin temel ilkeleri olan liyakat (işi ehline verme) ve adalet her zaman geçerliliğini korur.