6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Evos Yayınları Sayfa 69
Merhaba sevgili 6. sınıf öğrencilerim!
Ben Sosyal Bilgiler öğretmeniniz. Bugün birlikte kitabımızdaki bu güzel soruları çözeceğiz. Görsellerdeki eserler ne kadar da etkileyici, değil mi? Hadi şimdi bu eserlerle ilgili soruları adım adım, anlayarak cevaplayalım. Hazırsanız, başlıyoruz!
Soru 1: Çevrenizde bulunan tarihi eserlere örnek veriniz.
Bu soru aslında hepimizin kendi yaşadığı yere göre cevaplayabileceği harika bir soru! Çünkü Türkiye’nin her köşesi adeta bir açık hava müzesi gibi tarihi eserlerle dolu. Bu soruyu cevaplarken size biraz yardımcı olayım.
Adım 1: İlk olarak, “tarihi eser” ne demek, onu bir hatırlayalım. Tarihi eser, geçmişte yaşamış insanlar tarafından yapılmış ve günümüze kadar ulaşmış, bizlere o dönem hakkında bilgi veren yapılar veya eşyalardır. Mesela eski bir cami, bir köprü, bir çeşme, bir kale veya eski konaklar… Hepsi birer tarihi eserdir.
Adım 2: Şimdi kendi şehrinizi veya ilçenizi düşünün. Ailenizle gezerken gördüğünüz eski yapılar var mı? Belki şehrinizin tam merkezinde tarihi bir cami, belki de bir nehrin üzerinde dedelerimizin dedelerinin kullandığı taş bir köprü vardır. Ya da şehrinizi korumak için yapılmış eski bir kale…
Adım 3: Size ilham vermesi için Türkiye’nin farklı yerlerinden birkaç örnek vereyim:
- İstanbul’da yaşayan bir arkadaşımız Sultanahmet Camii, Ayasofya veya Topkapı Sarayı diyebilir.
- Konya’da yaşayan biri Mevlana Türbesi veya Alaeddin Camii‘ni örnek verebilir.
- Sivas’ta oturan bir öğrenci Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası‘nı veya Çifte Minareli Medrese‘yi söyleyebilir.
- Erzurum’da yaşayanlar Çifte Minareli Medrese veya Erzurum Kalesi‘ni düşünebilir.
Sonuç: Bu sorunun cevabı sizin yaşadığınız yere özeldir. Ailenize danışarak veya küçük bir araştırma yaparak çevrenizdeki tarihi eserleri bulup yazabilirsiniz. Bu sizin için de harika bir keşif olur!
Soru 2: Türkler; kervansaray, türbe, kale, mescit ve köprü türü eserlerden hangilerini İslamiyet’i kabullerinden sonra inşa etmeye başlamışlardır? Neden?
Harika bir soru! Bu soruyu çözmek için Türklerin İslamiyet’ten önceki ve sonraki yaşam tarzlarını ve inançlarını düşünmemiz gerekiyor. Hadi birlikte akıl yürütelim.
Adım 1: Önce listedeki yapıları tek tek inceleyelim ve kendimize şu soruyu soralım: “Türkler bu yapıya İslamiyet’ten önce de ihtiyaç duyar mıydı?”
- Kale: Kaleler savunma amaçlıdır. Türkler savaşçı bir millet olduğu için İslamiyet’ten önce de kendilerini korumak amacıyla kaleler inşa etmişler veya fethedip kullanmışlardır. Demek ki kale, İslamiyet’le birlikte başlayan bir yapı değil.
- Köprü: Köprüler ulaşım için gereklidir. Nehirlerin, vadilerin üzerinden geçmek için her zaman köprülere ihtiyaç duyulmuştur. Bu yüzden köprüler de İslamiyet’ten önce vardı. Bu da aradığımız cevaplardan biri değil.
Adım 2: Şimdi de doğrudan İslamiyet inancıyla ilgili olan yapılara bakalım.
- Mescit: Mescit, Müslümanların ibadet ettiği yerdir. Türkler, İslamiyet’i kabul ettikten sonra ibadetlerini yerine getirebilmek için doğal olarak cami ve mescitler inşa etmeye başladılar. Bu yüzden mescit, kesinlikle İslamiyet’ten sonra hayatımıza giren bir yapıdır.
- Türbe: Türbeler, önemli devlet adamları, din alimleri veya saygı duyulan kişiler için yapılan anıt mezarlardır. İslamiyet’ten önceki Türk inancında “kurgan” adı verilen mezarlar vardı. Ancak İslam kültürüyle birlikte, özellikle önemli kişilerin hatırasını yaşatmak için türbe yapma geleneği başlamıştır. Bu da aradığımız cevaplardan biri!
Adım 3: Geriye kervansaray kaldı. Onu da düşünelim.
- Kervansaray: Kervansaraylar, ticaret yolları üzerinde tüccarların ve yolcuların konakladığı, dinlendiği büyük ve güvenli yapılardır. Türkler İslamiyet’i kabul edip yerleşik hayata geçtikten sonra büyük devletler kurdular (Büyük Selçuklu Devleti gibi). Ticareti geliştirmek ve yolları güvenli hale getirmek için özellikle İpek Yolu üzerine büyük kervansaraylar inşa ettiler. Yani kervansaraylar da Türk-İslam medeniyetinin önemli bir parçası olarak ortaya çıkmıştır.
Adım 4: Şimdi “Neden?” sorusunu cevaplayalım.
Çünkü İslamiyet’in kabulüyle Türklerin hem inanç dünyası hem de yaşam tarzı değişmiştir.
- Yeni bir dine inandıkları için ibadet edecekleri yerlere, yani mescitlere ihtiyaç duydular.
- İslam kültüründen etkilenerek ölen önemli büyüklerine saygı göstermek için türbeler inşa ettiler.
- Yerleşik hayata geçip büyük devletler kurunca ticareti geliştirmek istediler ve bu amaçla ticaret yollarını canlandırmak için kervansaraylar yaptılar.
Sonuç:
Türkler, mescit, türbe ve kervansaray gibi eserleri İslamiyet’i kabul ettikten sonra inşa etmeye başlamışlardır.