8. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları SDR Dİkey Yayınları Sayfa 79
Merhaba sevgili öğrencim,
Harika bir konuyla ilgili çok güzel sorular var bu sayfada. Fen Bilimleri’nin en keyifli konularından biri olan “Basınç” ünitesine giriş yapıyoruz. Gel şimdi, bu sayfadaki metinlerde gizlenmiş olan soruları birlikte analiz edelim ve cevaplayalım. Tıpkı bir dedektif gibi ipuçlarını metnin içinden bulacağız!
1. Soru: Yandaki görselde ailece kumsalda yürüyen kişileri ve onların ayak izlerini görüyorsunuz. Sizce bu kişilerin kum zemindeki ayak izleri aynı derinlikte olabilir mi?
Bu soruyu cevaplamak için önce basıncın ne olduğunu hatırlayalım. Basınç, bir yüzeye uygulanan dik kuvvetin, o yüzeyin alanına bölünmesiyle bulunur. Yani, birim yüzeye etki eden kuvvettir. Kumsaldaki ayak izlerinin derinliği de tamamen basınçla ilgilidir.
Çözüm:
Adım 1: Görseldeki aileye bakalım. Bir baba, bir anne ve iki çocuk var. Bu kişilerin hepsinin ağırlıkları (yani kuma uyguladıkları kuvvet) birbirinden farklıdır. Baba en ağır, çocuklar ise en hafiftir.
Adım 2: Sadece ağırlık değil, ayaklarının büyüklüğü de farklıdır. Babanın ayakları (yani yüzey alanı) en büyükken, çocukların ayakları en küçüktür.
Adım 3: Basınç hem kuvvete (ağırlığa) hem de yüzey alanına bağlıdır. Ağırlık arttıkça basınç artar, yüzey alanı arttıkça basınç azalır. Bu yüzden bu iki durumu birlikte düşünmeliyiz.
Adım 4: Babanın ağırlığı fazla olduğu için basıncı artırma eğilimindedir, ancak ayaklarının büyük olması (yüzey alanının fazla olması) basıncı azaltma eğilimindedir. Çocukların ise ağırlığı az olduğu için basıncı az, ama ayakları küçük olduğu için basıncı fazladır. Bu kişilerin ağırlıklarının ayak taban alanlarına oranı birbirinden farklı olacağı için kuma yaptıkları basınçlar da farklı olacaktır.
Sonuç:
Hayır, bu kişilerin kumdaki ayak izleri aynı derinlikte olamaz. Çünkü hem ağırlıkları (kuvvet) hem de ayak numaraları (yüzey alanı) farklıdır. Bu da her birinin kuma farklı miktarda basınç uygulamasına neden olur. En fazla basıncı uygulayan kişi, kumda en derin izi bırakacaktır.
2. Soru: Tek ayağımızı kaldırdığımızda da izler yine derinleşecektir. Bu durumu nasıl açıklarsınız?
Bu da yine basıncın temel mantığıyla ilgili harika bir soru! Düşünelim bakalım, tek ayağını kaldırdığında vücudunda ne gibi değişiklikler oluyor?
Çözüm:
Adım 1: İki ayağının üzerinde dururken, vücudunun bütün ağırlığı (kuvvet), iki ayağının taban alanına dağılır. Diyelim ki ağırlığın 500 Newton ve bir ayağının taban alanı 1 birim olsun. İki ayağın üzerinde dururken toplam yüzey alanın 2 birim olur.
Adım 2: Tek ayağını kaldırdığında vücudunun ağırlığı değişir mi? Hayır, ağırlığın hala aynıdır. Yani kuvvet sabittir.
Adım 3: Peki ne değişti? Artık bütün ağırlığın sadece tek bir ayağının üzerinde! Yani kuvvetin etki ettiği yüzey alanı küçüldü (yarıya indi).
Adım 4: Basınç formülünü hatırlayalım: Basınç = Kuvvet / Yüzey Alanı. Bu formüle göre, kuvvet aynı kalırken yüzey alanı azalırsa, basınç artar. Tıpkı bir pastayı daha az kişiye paylaştırdığında kişi başına düşen dilimin büyümesi gibi!
Sonuç:
Tek ayağımızı kaldırdığımızda, tüm vücut ağırlığımız daha küçük bir yüzey alanına (tek ayağımıza) etki eder. Yüzey alanı küçüldüğü için yere uyguladığımız basınç artar. Artan bu basınç da kumda daha derin bir iz bırakmamıza neden olur.
3. Soru: Metinde anlatılan deneye göre, balona aynı kuvvetle bastırıldığında kalemin sivri ucunun balonu patlatırken parmağımızın neden patlatamadığını açıklayınız.
Bu deney, katı basıncının en güzel örneklerinden biridir. Bıçakların neden keskin olduğunu, raptiyelerin ucunun neden sivri olduğunu bu deneyle çok iyi anlarız.
Çözüm:
Adım 1: Bu deneyde iki durumu karşılaştırıyoruz: Parmağımızla balona dokunmak ve kalemin sivri ucuyla balona dokunmak. Metinde de belirtildiği gibi, her iki durumda da eşit kuvvet uyguladığımızı varsayıyoruz. Yani itme gücümüz aynı.
Adım 2: Parmağımızın ucu ile kalemin sivri ucunu karşılaştıralım. Parmağımızın ucunun balona temas ettiği yüzey alanı oldukça geniştir. Kalemin ucu ise çok çok sivridir, yani temas ettiği yüzey alanı inanılmaz derecede küçüktür.
Adım 3: Yine basınç formülümüze dönelim: Basınç = Kuvvet / Yüzey Alanı.
- Kalem için: Uyguladığımız kuvvet, çok küçük bir yüzey alanına bölündüğü için ortaya çıkan basınç çok büyük olur. Bu yüksek basınç, balonun yüzeyini kolayca deler ve patlatır.
- Parmak için: Aynı kuvvet, çok daha büyük bir yüzey alanına yayıldığı için ortaya çıkan basınç çok daha küçük olur. Bu düşük basınç, balonu patlatmaya yetmez.
Sonuç:
Balonun patlayıp patlamaması uygulanan kuvvete değil, o kuvvetin oluşturduğu basınca bağlıdır. Kalemin ucu çok sivri (yüzey alanı küçük) olduğu için aynı kuvvetle çok daha büyük bir basınç oluşturur ve balonu patlatır. Parmağımızın yüzey alanı geniş olduğu için oluşturduğu basınç düşüktür ve balona zarar vermez.
Umarım bu açıklamalar konuyu daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Unutma, basınç her zaman kuvvetin yüzey alanına dağılmasıyla ilgilidir! Başarılar dilerim