8. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları SDR Dİkey Yayınları Sayfa 214
Harika bir çalışma kağıdı! Merhaba sevgili öğrencilerim, ben Fen Bilimleri öğretmeniniz. Şimdi bu değerlendirme sorularını birlikte, adım adım ve kolayca anlayacağınız bir şekilde çözeceğiz. Hazırsanız, haydi başlayalım!
Soru 1) Su döngüsünün nasıl gerçekleştiğini aşağıdaki bölüme çizerek açıklayınız.
Sevgili çocuklar, bu soruda hem çizim yapmamız hem de açıklamamız isteniyor. Ben size çizimde neler olması gerektiğini anlatacağım ve sonra da döngüyü adım adım açıklayacağım. Siz de beni dinlerken kareli alana çizebilirsiniz.
Çizim için ipuçları:
- Sayfanın bir tarafına bir deniz veya göl çizin.
- Diğer tarafına ise üzerinde ağaçlar olan bir kara parçası ve dağlar çizin.
- Gökyüzüne parlak bir güneş ve birkaç tane bulut ekleyin.
- Şimdi anlatacağım adımları oklarla gösterebilirsiniz.
Su Döngüsünün Açıklaması:
Su döngüsü, suyun yeryüzü ile gökyüzü arasında sürekli hareket etmesidir. Bu döngü sayesinde dünyadaki su miktarı hiç değişmez, sadece yeri ve hali değişir. Gelin bu adımları inceleyelim:
Adım 1: Buharlaşma
Güneş, okyanusları, gölleri ve nehirleri ısıtır. Isınan su, sıvı halden gaz hale geçer ve su buharı olarak gökyüzüne yükselir. Bu olaya buharlaşma diyoruz. Sadece sular değil, bitkiler de yapraklarından terleme yoluyla su buharı çıkararak buharlaşmaya katkı sağlar.
Adım 2: Yoğuşma (Yoğunlaşma)
Gökyüzüne yükselen su buharı, soğuk hava tabakalarıyla karşılaşınca soğur. Soğuyan su buharı tekrar minicik su damlacıklarına veya buz kristallerine dönüşür. Bu su damlacıkları bir araya gelerek bulutları oluşturur. Bu olaya ise yoğuşma adını veriyoruz.
Adım 3: Yağış
Bulutlardaki su damlacıkları birleşerek ağırlaşır ve artık havada asılı kalamaz hale gelir. Bu durumda yeryüzüne yağmur, kar veya dolu olarak geri dönerler. Bu olaya da yağış diyoruz.
Adım 4: Yüzey Akışı ve Yeraltı Sularına Sızma
Yeryüzüne inen suyun bir kısmı nehirler ve dereler aracılığıyla tekrar göllere ve okyanuslara akar. Buna yüzey akışı denir. Bir kısmı ise toprağın altına sızarak yeraltı sularını oluşturur. Bu sular da eninde sonunda yine okyanuslara ve denizlere ulaşır. Böylece döngü yeniden başlar.
Soru 2) Madde döngülerinin yaşam için öneminin neler olduğunu aşağıda verilen bölüme yazınız.
Arkadaşlar, doğada her şey bir denge içindedir. Madde döngüleri de bu dengenin en önemli parçasıdır. Düşünsenize, dünyadaki su, karbon veya azot gibi maddeler bir kere kullanılıp bitseydi ne olurdu? Yaşam devam edemezdi! İşte madde döngüleri, yaşam için gerekli olan bu maddelerin tekrar tekrar kullanılabilmesini sağlar.
- Su Döngüsü: Tüm canlıların yaşamını sürdürebilmesi için suya ihtiyacı vardır. Su döngüsü, gezegenimizdeki tüm canlılara içme ve kullanma suyu sağlar. Ayrıca iklimlerin düzenlenmesinde de çok önemli bir rol oynar.
- Karbon Döngüsü: Karbon, bizim ve diğer tüm canlıların yapısını oluşturan temel elementtir. Bitkiler fotosentez yapmak için havadaki karbondioksiti kullanır ve besin üretir. Biz ve diğer canlılar da bu besinleri tüketerek karbonu alırız. Solunum yoluyla tekrar havaya veririz. Bu döngü olmasaydı, yaşamın temel yapı taşı olan karbon tükenirdi.
- Azot Döngüsü: Azot, proteinlerin ve DNA’mızın yapısında bulunur. Yani büyümemiz ve gelişmemiz için gereklidir. Havanın büyük bir kısmı azot gazı olsa da, bitkiler ve hayvanlar onu doğrudan kullanamaz. Azot döngüsü sayesinde, havadaki azot toprağa geçer ve bitkilerin kullanabileceği hale gelir. Biz de bu bitkileri veya bitkileri yiyen hayvanları yiyerek azot ihtiyacımızı karşılarız.
Kısacası, madde döngüleri, yaşamın devamlılığı için hayati öneme sahiptir. Bu döngüler sayesinde sınırlı kaynaklarımız tükenmez ve ekosistemler dengede kalır.
Soru 3) Sınıftaki arkadaşlarınızdan birini seçerek ekolojik ayak izini hesaplayınız. Çıkan sonucu kendi ekolojik ayak izinizle karşılaştırarak sonuçlarını aşağıda verilen bölüme yazınız.
Bu çok güzel bir uygulama sorusu! Ekolojik ayak izi, bizim yaşam tarzımızın doğa üzerinde ne kadar yük oluşturduğunu gösteren bir ölçümdür. Yani, “yaşamak için ne kadar doğal kaynağa ihtiyacımız var?” sorusunun cevabıdır. Bu soruyu cevaplamak için şu adımları izleyebilirsiniz:
Adım 1: Ekolojik Ayak İzini Tanımlama
Öncelikle ekolojik ayak izi kavramını hatırlayalım. Beslenme alışkanlıklarımız, ulaşım tercihlerimiz, evde tükettiğimiz enerji gibi faktörlere göre hesaplanır. Genellikle “küresel hektar” (gha) birimiyle ifade edilir.
Adım 2: Hesaplama Yapma
Bu hesaplamayı yapmak için internetteki “ekolojik ayak izi hesaplama” sitelerinden birini kullanabilirsiniz. Bu siteler size ve arkadaşınıza şu gibi sorular soracaktır:
- Ne sıklıkla et yiyorsun?
- Okula ne ile gidiyorsun? (Yürüyerek, bisiklet, araba, otobüs)
- Evde enerji tasarruflu ampuller kullanıyor musunuz?
- Ne kadar çöp çıkarıyorsunuz?
Adım 3: Karşılaştırma ve Yorumlama
Hem kendi cevaplarınızla hem de bir arkadaşınızın cevaplarıyla hesaplamayı yapın. Sonra çıkan sonuçları karşılaştırın. Örneğin, şöyle bir sonuç çıkabilir:
“Benim ekolojik ayak izim 3.2 küresel hektar çıktı. Arkadaşım Ayşe’nin ekolojik ayak izi ise 2.5 küresel hektar çıktı. Sonuçları karşılaştırdığımızda, Ayşe’nin ayak izinin daha küçük olmasının nedeni, ailesinin daha az araba kullanması ve daha çok sebze ağırlıklı beslenmesi olabilir. Benim ise et tüketimim daha fazla ve okula genellikle arabayla geliyorum. Demek ki ulaşım ve beslenme tercihlerimi değiştirerek ekolojik ayak izimi küçültebilirim.”
Bu şekilde bir analiz yaparak kendi durumunuzu ve arkadaşınızın durumunu değerlendirebilirsiniz.
Soru 4) Küresel iklim değişikliğinin Dünya ve insan yaşamına nasıl bir etkisi olabileceğini aşağıdaki bölüme yazınız.
Küresel iklim değişikliği, maalesef günümüzün en ciddi çevre sorunlarından biri. Fosil yakıtların (kömür, petrol) kullanımıyla atmosfere saldığımız sera gazları, Dünyamızın bir battaniye gibi sarılıp normalden fazla ısınmasına neden oluyor. Bu ısınmanın hem gezegenimize hem de biz insanlara çok ciddi etkileri var.
Dünya Üzerindeki Etkileri:
- Buzulların Erimesi ve Deniz Seviyesinin Yükselmesi: Artan sıcaklıklar kutuplardaki ve dağlardaki buzulları eritiyor. Bu eriyen sular okyanuslara karışarak deniz seviyesini yükseltiyor. Bu durum, Hollanda gibi alçak ülkelerin ve kıyı şehirlerinin sular altında kalma riskini artırıyor.
- Aşırı Hava Olayları: İklimin dengesi bozulduğu için şiddetli fırtınalar, uzun süren kuraklıklar, aşırı sıcak hava dalgaları ve sel felaketleri daha sık yaşanmaya başlıyor.
- Ekosistemlerin Bozulması: Birçok hayvan ve bitki türü, değişen iklim koşullarına uyum sağlayamayarak nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Örneğin, mercan resifleri artan su sıcaklığı yüzünden beyazlaşıp ölüyor.
İnsan Yaşamına Etkileri:
- Tarım ve Gıda Güvenliği: Kuraklık ve seller tarım alanlarına zarar vererek ürün rekoltesini düşürüyor. Bu da gıda kıtlığına ve fiyatların artmasına neden olabilir.
- Su Kıtlığı: Yağış düzeninin değişmesi, bazı bölgelerde içme ve kullanma suyu kaynaklarının azalmasına yol açıyor.
- Sağlık Sorunları: Aşırı sıcaklar kalp ve solunum yolu hastalıklarını tetikleyebilir. Ayrıca, iklim değişikliği sivrisinek gibi hastalık taşıyan canlıların yaşam alanlarını genişleterek sıtma gibi hastalıkların yayılmasına neden olabilir.
- Zorunlu Göçler: Yaşadıkları yerler sular altında kalan veya çölleşen insanlar, evlerini terk edip başka yerlere göç etmek zorunda kalabilir. Bu duruma “iklim mülteciliği” deniyor.
Gördüğünüz gibi, küresel iklim değişikliği hem doğayı hem de bizleri derinden etkileyen ciddi bir sorundur.