8. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları SDR Dİkey Yayınları Sayfa 198
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Harika bir konuyla ilgili çok güzel sorular sormuşsunuz. Gelin, bu “Neler Gözlemlediniz?” bölümündeki soruları birlikte, adım adım inceleyelim ve cevaplayalım. Unutmayın, Fen Bilimleri’nde en önemli şey “Neden?” diye sormaktır. İşte biz de şimdi bu nedenlerin peşine düşeceğiz!
Soru 1: Işık kaynakları hangi mesafedeyken daha fazla kabarcık oluştu? Sizce bu durumun nedeni ne olabilir?
Çözüm:
Adım 1: Deneyimizi hatırlayalım. Işık kaynağını su bitkisine yaklaştırdığımızda kabarcık sayısının arttığını, uzaklaştırdığımızda ise azaldığını gözlemledik. Yani, ışık kaynağı yakınken daha fazla kabarcık oluşur.
Adım 2: Peki, bunun nedeni ne olabilir? Fotosentez denklemini bir hatırlayalım: Su + Karbondioksit –(Işık Enerjisi)–> Besin + Oksijen. Gördüğünüz gibi ışık, bu işin olmazsa olmazı, yani enerji kaynağıdır.
Adım 3: Işık kaynağı bitkiye ne kadar yakınsa, bitkinin üzerine düşen ışık miktarı, yani ışık şiddeti o kadar artar. Tıpkı bir el fenerini duvara yaklaştırdığınızda daha parlak ve küçük bir alan aydınlatması gibi.
Adım 4: Daha fazla ışık şiddeti, bitkinin fotosentez yapmak için daha fazla enerjiye sahip olması demektir. Daha fazla enerjiyle daha hızlı çalışan bitki, daha çok oksijen üretir. İşte bu oksijen de bizim gördüğümüz o minik kabarcıklardır!
Kısacası, ışık şiddeti artarsa fotosentez hızı da artar. Bu yüzden ışık kaynağı yakınken daha çok kabarcık görürüz.
Soru 2: Kırmızı ve yeşil ışık altında bıraktığınız düzeneklerden hangisinde daha fazla kabarcık oluştu? Sizce bu durumun nedeni ne olabilir?
Çözüm:
Adım 1: Deneyde ve ders kitabımızdaki grafikte de gördüğümüz gibi, kırmızı ışık altındaki düzenekte yeşil ışığa göre çok daha fazla kabarcık oluşmuştur.
Adım 2: Şimdi gelelim en can alıcı soruya: Neden? Bitkilere yeşil rengini veren maddenin adını hatırlıyor musunuz? Evet, klorofil! Klorofil pigmenti, fotosentez için ışığı yakalayan bir kahramandır.
Adım 3: Cisimler, yansıttıkları ışığın renginde görünürler. Bitkiler de yeşil göründüğüne göre, yeşil ışığın büyük bir kısmını yansıtıyor, yani kullanmıyor demektir. Kırmızı, mor ve mavi gibi diğer renklerdeki ışığı ise daha çok soğurur, yani emer ve enerji olarak kullanır.
Adım 4: Bu durumda bitki, kırmızı ışığı enerjiye çevirmek için güzelce emerken, yeşil ışığın çoğunu “Ben bunu istemiyorum” der gibi geri yansıtır. Daha çok ışık enerjisi emdiği için de kırmızı ışıkta daha hızlı fotosentez yapar ve daha çok oksijen (kabarcık) üretir. Ders kitabımızdaki grafiğe baktığınızda da fotosentez hızının mor ve kırmızıda en yüksek, yeşilde ise en düşük olduğunu görebilirsiniz.
Soru 3: Düzeneğe eklediğiniz buz parçaları, düzenekteki kabarcık sayısını nasıl etkiledi? Sizce bu durumun nedeni ne olabilir?
Çözüm:
Adım 1: Deney kabına buz parçaları eklediğimizde, sudaki kabarcık sayısının azaldığını gözlemledik.
Adım 2: Bunun nedeni ise sıcaklıktır. Fotosentez, bitki hücrelerinin içinde gerçekleşen kimyasal bir olaydır ve bu olayı yöneten küçük işçiler vardır. Bu işçilere enzim diyoruz.
Adım 3: Enzimler, en iyi şekilde çalışmak için belirli bir sıcaklık aralığını severler. Tıpkı bizim ne çok soğukta ne de çok sıcakta rahat edemememiz gibi. Bitkilerin çoğu için bu en uygun (optimum) sıcaklık genellikle 25-30°C civarıdır.
Adım 4: Suya buz eklediğimizde, suyun sıcaklığını bu ideal aralığın çok altına düşürmüş oluruz. Soğuk ortamda enzimler yavaşlar, adeta “üşürler” ve tembelleşirler. Yavaşlayan enzimler, fotosentez hızını da yavaşlatır. Sonuç olarak daha az oksijen üretilir ve biz de daha az kabarcık görürüz.
Soru 4: Deney düzeneklerine soda eklediğinizde hangi düzenekte daha fazla kabarcık oluştu? Sizce bu durumun nedeni ne olabilir?
Çözüm:
Adım 1: Deney düzeneğine soda (maden suyu da olabilir) eklediğimizde kabarcık sayısının arttığını gözlemleriz. Bu artış, diğer şartlar uygunsa (yeterli ışık ve sıcaklık varsa) tüm düzeneklerde görülecektir.
Adım 2: Peki neden soda kabarcıkları artırdı? Soda veya gazoz gibi içeceklerin içinde çözünmüş halde bol miktarda karbondioksit (CO₂) gazı bulunur. Zaten o “fıss” sesini çıkaran ve baloncukları oluşturan da bu gazdır.
Adım 3: Fotosentez denklemini tekrar hatırlayalım: Su + Karbondioksit –(Işık Enerjisi)–> Besin + Oksijen. Gördüğünüz gibi karbondioksit, fotosentezin temel hammaddelerinden biridir.
Adım 4: Suya soda ekleyerek aslında ortama daha fazla hammadde, yani karbondioksit eklemiş oluyoruz. Bitki de bu bolluktan faydalanarak fotosentez hızını artırıyor. Daha hızlı fotosentez, daha fazla oksijen üretimi demektir. Bu da bizim gözlemlediğimiz kabarcık sayısının artması anlamına gelir.
Umarım bu açıklamalar konuyu daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Unutmayın, deney yapmak ve gözlemlerimizi yorumlamak, bilimin en eğlenceli yoludur! Aklınıza takılan başka bir şey olursa çekinmeyin, sorun!