8. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 152
Harika bir konu! Sevgili öğrenciler, gelin hep birlikte günlük hayatta sürekli karşılaştığımız ama belki de üzerinde pek düşünmediğimiz hâl değişimlerinin ardındaki o sihirli dokunuşu, yani ısı alışverişini inceleyelim. Görseldeki metni ve örnekleri sizin için adım adım analiz edip açıklayacağım.
Soru 1: Çay demlenirken ve yemek pişirilirken suyun buharlaştığını çıkan buhardan fark edersiniz. Günlük yaşamda gözlemlediğiniz hâl değişim örnekleri nelerdir? Bu hâl değişimleri ile ısı alışverişi arasında nasıl bir ilişki vardır?
Çözüm:
Bu soru, konumuzun temelini oluşturuyor. Madde bir hâlden başka bir hâle geçerken mutlaka çevresiyle bir ısı alışverişi yapar. Bu ilişkiyi basitçe şöyle özetleyebiliriz:
Adım 1: Bir maddenin katı hâlden sıvıya (erime) veya sıvı hâlden gaz hâle (buharlaşma) geçebilmesi için dışarıdan ısı alması gerekir. Isı, tanecikleri daha hareketli hâle getiren enerjidir.
Adım 2: Tam tersi olarak, bir maddenin gaz hâlden sıvıya (yoğuşma) veya sıvı hâlden katı hâle (donma) geçebilmesi için ise sahip olduğu fazla ısıyı dışarıya vermesi gerekir.
Yani kısacası, hâl değişimi ile ısı alışverişi arasında doğrudan ve zorunlu bir ilişki vardır. Biri olmadan diğeri gerçekleşemez. Yemek pişerken suyun buharlaşması, ocağın suya ısı vermesiyle mümkündür. Su, bu ısıyı alarak gaz hâle geçer.
Soru 2: Kar erirken havanın soğuması, elimize kolonya dökünce serinlemesi veya toprak testideki suyun soğuk kalmasının sebebi nedir? Bu olaylar neden çevreyi soğutur?
Çözüm:
Bu örneklerin hepsi, maddenin çevreden ısı alarak hâl değiştirmesine dayanır. Gelin adım adım inceleyelim:
Adım 1: Elimize döktüğümüz kolonyayı düşünelim. Kolonya sıvı bir maddedir ve hızla buharlaşır, yani gaz hâle geçer. Az önce öğrendiğimiz gibi, buharlaşma için ne gerekiyordu? Tabii ki ısı! Kolonya, buharlaşmak için ihtiyacı olan ısıyı en yakın ve en sıcak kaynaktan, yani bizim elimizden alır. Elimiz ısı kaybettiği için de biz o bölgede bir serinlik hissederiz.
Adım 2: Aynı mantık karın erimesi için de geçerlidir. Katı hâldeki kar, eriyerek sıvı hâle (suya) dönüşmek için çevresindeki havadan sürekli ısı alır. Havadan ısı çalındığı için, kar erirken hava genellikle daha da soğuk hissedilir. Halk arasında “karın ayazı” denilen durum budur.
Adım 3: Toprak testiler de bu harika prensiple çalışır. Testinin yüzeyinde gözle göremediğimiz minik delikler (gözenekler) vardır. İçerideki su, bu gözeneklerden sızarak testinin dış yüzeyine ulaşır ve oradan buharlaşır. Buharlaşırken de testinin kendisinden ve içindeki sudan ısı çeker. Bu sürekli ısı çekme işlemi, bir nevi doğal bir buzdolabı etkisi yaratarak testinin içindeki suyun soğuk kalmasını sağlar.
Sonuç: Erime ve buharlaşma gibi hâl değişimleri, gerçekleşmek için çevrelerinden ısı aldıkları için ortamın soğumasına neden olurlar.
Soru 3: Yağmur yağarken havanın biraz ısınması, kışın camların buğulanması veya sebze ve meyvelerin donmasını önlemek için depolara su dolu kaplar konulmasının bilimsel açıklaması nedir?
Çözüm:
Bu örnekler de madalyonun diğer yüzü, yani maddenin çevreye ısı vererek hâl değiştirmesiyle ilgilidir. Bakalım nasıl oluyormuş:
Adım 1: Havadaki su buharı (gaz), soğuk bir hava tabakasıyla karşılaştığında veya yükselip soğuduğunda yoğuşarak minik su damlacıklarına (sıvı) dönüşür ve yağmur oluşur. Gaz hâlden sıvı hâle geçmek için su buharının enerjisini, yani ısısını dışarı vermesi gerekir. İşte bu ısıyı atmosfere, yani çevreye verir. Bu yüzden yağmur yağarken hava bir miktar ılıyabilir.
Adım 2: Kışın camların buğulanması da aynı yoğuşma olayıdır. Odanın içindeki sıcak havadaki su buharı, dışarının soğuğuyla temas eden soğuk cam yüzeyine çarpar. Çarptığı anda ısısını cama vererek sıvı hâle geçer ve o minik su damlacıklarını, yani buğuyu oluşturur.
Adım 3: Depolara su konulması ise gerçekten çok zekice bir çiftçi yöntemidir! Hava sıcaklığı 0°C’ye yaklaştığında, depodaki sebze ve meyveler donma tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Ancak onlardan önce, kaplardaki su donmaya başlar. Su, sıvı hâlden katı hâle (buz) geçerken, yani donarken, sahip olduğu fazla ısıyı dışarıya, yani deponun havasına verir. Suyun donarken ortama verdiği bu ısı, deponun sıcaklığının 0°C’nin altına düşmesini bir süreliğine engeller ve böylece sebzeler donmaktan kurtulur.
Sonuç: Yoğuşma ve donma gibi hâl değişimleri, gerçekleşirken çevrelerine ısı verdikleri için ortamın ısınmasına neden olurlar.