8. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 85
Merhaba sevgili öğrencim, DNA ve Genetik Kod ünitesinden gelen bu güzel soruları birlikte analiz edelim ve çözelim. Hadi bakalım, Fen Bilimleri şapkamızı takalım ve başlayalım!
3) Çevre şartlarının etkisiyle canlının dış görünüşünde meydana gelen ve kalıtsal olmayan değişikliklere “modifikasyon” denir.
Aşağıdakilerden hangisi modifikasyona örnek verilebilir?
A) Yaz aylarında güneş altında fazla zaman geçirildiğinde tenin bronzlaşması
B) Ördeklerin yüzebilmesi için ayak parmaklarının arasında perde bulunması
C) Albino, altı parmaklılık, hemofili gibi hastalıkların ortaya çıkması
D) Çitaların renginin avlanmak için bulunduğu ortamın rengine yakın olması
Çözüm:
Bu soruyu çözmek için modifikasyonun ne olduğunu çok iyi anlamalıyız. Soruda tanımı zaten verilmiş: çevre şartlarının etkisiyle olan ve kalıtsal olmayan, yani yavrulara aktarılmayan değişiklikler. Şimdi şıkları bu gözle inceleyelim.
- Adım 1: A şıkkını inceleyelim. Yazın güneşte kalınca tenimizin bronzlaşması, güneş ışığı (yani bir çevre şartı) sayesinde olur. Kışın güneşe daha az çıktığımızda ten rengimiz tekrar açılır. Ayrıca bronzlaşan bir anne babanın çocuğu bronz tenli doğmaz. Bu durum hem çevre etkisiyle oluşmuş hem de kalıtsal değil. Bu yüzden bu tam bir modifikasyon örneğidir.
- Adım 2: B şıkkını inceleyelim. Ördeklerin ayaklarının perdeli olması, onların yüzmesini kolaylaştıran, nesiller boyunca aktarılan genetik bir özelliktir. Bu, ördeğin yaşadığı çevreye uyum sağlamasını kolaylaştıran bir adaptasyondur. Ördek çok yüzdüğü için ayakları perdeli olmaz, perdeli doğar.
- Adım 3: C şıkkını inceleyelim. Albino, altı parmaklılık gibi durumlar genlerde meydana gelen değişimlerden, yani mutasyonlardan kaynaklanan kalıtsal hastalıklardır. Bunlar çevre etkisiyle oluşmaz ve nesilden nesile aktarılabilir.
- Adım 4: D şıkkını inceleyelim. Çitanın post renginin ortamla uyumlu olması, onun avlanmasını kolaylaştıran, yine nesiller boyu aktarılan kalıtsal bir özelliktir. Bu da bir adaptasyondur.
Sonuç:
Gördüğün gibi, tanıma birebir uyan tek örnek A şıkkıdır. Tenin bronzlaşması, çevre etkisiyle (güneş) oluşan ve kalıtsal olmayan bir modifikasyondur.
Doğru Cevap: A
4) Bezelyelerde şişkin tohum zarfı aleli baskın, boğumlu tohum zarfı aleli çekiniktir. Tohum zarfı biçimi bakımından genotipi bilinmeyen bezelyeler ile iki farklı çaprazlama yapılmış, oluşan bezelyelerin tohum zarfı biçimlerinin oranı pasta grafiğinde gösterilmiştir.
Bu çaprazlamalar dikkate alındığında
I. Birinci çaprazlamadaki bezelyelerden en az biri, tohum zarfı biçimi bakımından saf döl baskındır.
II. İkinci çaprazlamadaki bezelyeler tohum zarfı biçimi bakımından melez döldür.
III. Birinci çaprazlamada bezelyelerin her ikisi de tohum zarfı biçimi bakımından saf döl çekiniktir.
çıkarımlarından hangilerine ulaşılabilir?
A) I ve II
B) I ve III
C) II ve III
D) I, II ve III
Çözüm:
Bu soruyu çözmek için bir dedektif gibi ipuçlarını takip etmemiz gerekiyor. Haydi bu genetik bulmacayı adım adım çözelim!
- Adım 1: Harflendirme Yapalım.
Unutma, genetik sorularını çözerken harflendirme yapmak işimizi çok kolaylaştırır.- Şişkin tohum zarfı (Baskın): Büyük S diyelim.
- Boğumlu tohum zarfı (Çekinik): Küçük s diyelim.
Buna göre genotipler ne olabilir?
- Saf döl baskın (Şişkin): SS
- Melez döl (Şişkin): Ss
- Saf döl çekinik (Boğumlu): ss
- Adım 2: Grafikleri Yorumlayalım.
Elimizde genotipini bilmediğimiz bir bezelye var. Buna “Gizemli Bezelye” diyelim. Bu bezelyeyi iki farklı bezelye ile çaprazlamışız.- Birinci Çaprazlama: Sonuç %100 şişkin tohumlu. Yani hiç boğumlu (ss) bezelye oluşmamış.
- İkinci Çaprazlama: Sonuç yaklaşık olarak %75 şişkin (grafiğin büyük mavi dilimi) ve %25 boğumlu (turuncu dilim) olmuş. Bu 3’e 1 oranı bize çok önemli bir ipucu veriyor!
- Adım 3: İpuçlarını Birleştirelim.
Genetikte %75 baskın – %25 çekinik (yani 3’e 1) oranını gördüğümüz anda aklımıza hemen iki melez dölün çaprazlanması gelmelidir: Ss x Ss.
Bu çaprazlamanın sonucu SS, Ss, Ss, ss olur. Gördüğün gibi 4 olasılıktan 3’ü şişkin, 1’i boğumlu. Bu da tam olarak ikinci grafiğe uyuyor.Bu durumda, ikinci çaprazlamadaki ata bezelyelerin ikisi de melez (Ss) olmalıdır. Bu da demek oluyor ki bizim “Gizemli Bezelye”mizin genotipi Ss imiş!
- Adım 4: Birinci Çaprazlamayı Çözelim.
Artık “Gizemli Bezelye”nin genotipinin Ss olduğunu biliyoruz. Birinci çaprazlamada bu Ss genotipli bezelyeyi başka bir bezelye ile çaprazladığımızda sonuç %100 şişkin olmuş. Yani hiç ss genotipi oluşmamış.Peki Ss genotipli bir bezelyeyi ne ile çaprazlarsak hiç ss oluşmaz? Deneyelim:
- Ss x ss yapsaydık, Ss ve ss oluşurdu (%50 şişkin, %50 boğumlu). Bu değil.
- Ss x Ss yapsaydık, SS, Ss, ss oluşurdu (%75 şişkin, %25 boğumlu). Bu da değil.
- Ss x SS yapsaydık, SS ve Ss oluşurdu. Gördüğün gibi oluşan tüm bezelyeler şişkin fenotipinde olur (%100 şişkin). İşte bulduk!
Demek ki birinci çaprazlamadaki ata bezelyelerin genotipleri Ss ve SS imiş.
- Adım 5: Öncülleri Değerlendirelim.
Artık her şeyi biliyoruz. Şimdi öncülleri kontrol edelim.- I. Birinci çaprazlamadaki bezelyelerden en az biri, tohum zarfı biçimi bakımından saf döl baskındır.
Birinci çaprazlamadaki bezelyelerimiz Ss ve SS idi. Evet, SS olan saf döl baskındır. Bu ifade DOĞRU. - II. İkinci çaprazlamadaki bezelyeler tohum zarfı biçimi bakımından melez döldür.
İkinci çaprazlamadaki bezelyelerimiz Ss ve Ss idi. Evet, her ikisi de melez döldür. Bu ifade DOĞRU. - III. Birinci çaprazlamada bezelyelerin her ikisi de tohum zarfı biçimi bakımından saf döl çekiniktir.
Birinci çaprazlamadaki bezelyelerimiz Ss ve SS idi. Saf döl çekinik (ss) değiller. Bu ifade YANLIŞ.
- I. Birinci çaprazlamadaki bezelyelerden en az biri, tohum zarfı biçimi bakımından saf döl baskındır.
Sonuç:
Yaptığımız analizler sonucunda I. ve II. çıkarımların doğru, III. çıkarımın ise yanlış olduğunu bulduk.
Doğru Cevap: A