8. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 54
Harika bir konu! DNA ve Genetik Kod, Fen Bilimleri’nin en ilginç konularından biridir. Hadi, birlikte görseldeki metni ve tartışma sorularını bir öğretmen gözüyle inceleyelim ve cevaplayalım.
Merhaba sevgili öğrencilerim. Bugün sizlerle kalıtımın babası olarak bilinen Gregor Mendel’in bezelyelerle yaptığı o meşhur deneyleri ve bu deneylerde neden özellikle bezelye bitkisini seçtiğini konuşacağız. Görseldeki metin ve tablo, bize bu konuda çok önemli ipuçları veriyor.
Öncelikle görseldeki tabloyu bir hatırlayalım. Bu tablo, bezelyelerdeki bazı karakterlerin baskın (dominant) mı yoksa çekinik (resesif) mi olduğunu gösteriyor. Örneğin, çiçek renginde mor renk, beyaz renge baskındır. Bu ne demek? Eğer bir bezelyede hem mor renk geni hem de beyaz renk geni varsa, o bezelyenin çiçeği mor açar. Beyaz çiçeğin ortaya çıkabilmesi için her iki genin de beyaz olması gerekir. Bu bilgiyi aklımızın bir köşesinde tutalım.
Şimdi de “Araştıralım ve Tartışalım” bölümündeki sorulara geçelim.
Soru 1: Mendel’in araştırmalarında bezelye bitkisini kullanmasının nedenini araştırınız.
Mendel’in bir dahi olduğunu söyleyebiliriz, çünkü deneyleri için en doğru bitkiyi seçmişti. Peki bezelye bitkisini bu kadar özel kılan neydi? Gelin adım adım inceleyelim:
- Adım 1: Kolay Yetiştirilmesi: Bezelyeler, manastırın bahçesi gibi küçük bir alanda bile kolayca ve masrafsız bir şekilde yetiştirilebilir. Bu, Mendel’in çok sayıda bitkiyle aynı anda çalışabilmesini sağlamıştır.
- Adım 2: Hızlı Büyümesi ve Çok Sayıda Döl Vermesi: Bezelyeler bir mevsim içinde büyüyüp ürün verirler. Bu sayede Mendel, bir yıl içinde birkaç nesli birden inceleme fırsatı bulmuştur. Eğer bir ağaç seçseydi, sonuçları görmek için yıllarca beklemesi gerekirdi! Ayrıca her bir bezelye bitkisi çok sayıda tohum (yavru) oluşturur, bu da sonuçları istatistiksel olarak değerlendirmeyi kolaylaştırır.
- Adım 3: Belirgin ve Zıt Karakterlere Sahip Olması: Görseldeki tabloda da gördüğümüz gibi, bezelyelerin karakterleri çok nettir. Çiçek ya mor ya da beyazdır, ara bir renk yoktur. Tohum ya düz ya da buruşuktur. Bu “ya o ya bu” durumu, sonuçları gözlemlemeyi ve kaydetmeyi çok kolaylaştırmıştır.
- Adım 4: Kontrollü Tozlaşma Yapılabilmesi: Bezelye çiçekleri normalde kendi kendini tozlaştırır. Bu, genetik saflığı korumak için harikadır. Ama daha da önemlisi, Mendel istediği zaman çiçeklerin erkek organlarını kesip, başka bir bezelyeden aldığı polenlerle çapraz tozlaşma yapabiliyordu. Yani, hangi bitkinin hangisiyle çiftleşeceğine tamamen kendisi karar veriyordu. Bu, deneyler üzerinde tam kontrol sahibi olması demekti!
Sonuç: Kısacası, Mendel’in bezelyeleri seçmesi bir tesadüf değildi. Bezelyelerin kolay yetiştirilmesi, hızlı üremesi, karakterlerinin net olması ve tozlaşmasının kontrol edilebilmesi gibi özellikleri, onu kalıtım deneyleri için mükemmel bir model yapmıştır.
Soru 2: Mendel’in, çalışmalarında bezelye bitkisi yerine farklı bir bitki kullanması durumunda karşılaşabileceği sorunları arkadaşlarınızla tartışınız.
Harika bir düşünce deneyi! Eğer Mendel, bezelye yerine başka bir canlıyı, mesela bir çam ağacını veya bir fili seçseydi ne olurdu? Muhtemelen kalıtım kanunlarını asla keşfedemezdi. İşte karşılaşabileceği bazı olası sorunlar:
- Adım 1: Uzun Yaşam Döngüsü Sorunu: Düşünsenize, bir çam ağacının tohumdan büyüyüp kendi tohumunu (yavrusunu) vermesi onlarca yıl sürer. Mendel’in bir neslin sonucunu görmek için ömrü yetmezdi! Bezelye ise bu süreyi birkaç aya indiriyor.
- Adım 2: Az Sayıda Yavru Sorunu: Bazı bitkiler veya hayvanlar tek seferde sadece bir veya birkaç yavru dünyaya getirir. Mendel’in 3’e 1 gibi oranları bulabilmesi için çok sayıda yavruyu incelemesi gerekiyordu. Az sayıda yavru ile bu istatistiksel sonuçlara ulaşmak imkansız olurdu.
- Adım 3: Kontrolsüz Tozlaşma (Döllenme) Sorunu: Rüzgarla veya böceklerle tozlaşan bir bitki seçseydi, hangi polenin hangi çiçeği döllediğini asla bilemezdi. Bu da deney sonuçlarının tamamen karışması ve güvenilmez olması anlamına gelirdi.
- Adım 4: Karmaşık ve Belirsiz Karakterler Sorunu: Eğer seçtiği bitkide boy, renk gibi özellikler net bir şekilde “uzun-kısa” veya “mor-beyaz” gibi ayrılamasaydı, yani birçok ara form bulunsaydı, karakterlerin nasıl aktarıldığını anlaması çok zorlaşırdı.
Sonuç: Farklı bir canlı seçmesi durumunda Mendel; sonuçları göremeyecek kadar uzun bekleme süreleri, istatistiksel analiz yapmaya yetmeyecek kadar az sayıda yavru, deneyleri kontrol edememe ve karakterleri net bir şekilde ayıramama gibi çok büyük sorunlarla karşılaşırdı.
Umarım bu açıklamalar, Mendel’in çalışmalarının ne kadar dahice planlandığını ve bezelye seçiminin ne kadar isabetli bir karar olduğunu anlamanıza yardımcı olmuştur. Unutmayın, bilimde doğru soruyu sormak kadar, o soruyu cevaplamak için doğru yöntemi ve doğru materyali seçmek de çok önemlidir!