8. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 60
Harika bir çalışma! Merhaba sevgili öğrencim, ben Fen Bilimleri Öğretmenin. Gönderdiğin bu ders kitabı sayfasını senin için inceledim. Bu sayfada aslında doğrudan numaralandırılmış sorular yok ama konuyu daha iyi anlaman için metin ve görsellerden yola çıkarak bazı sorular oluşturdum ve bunları adım adım, sanki sınıftaymışız gibi birlikte çözeceğiz. Hazır mısın? Haydi başlayalım!
Soru 1: Görsel 2.24’ü ve metni inceleyerek insanlarda cinsiyetin nasıl belirlendiğini açıklayınız.
Çözüm: Bu soruyu cevaplamak için anne ve babadan gelen kromozomları dikkatlice takip etmeliyiz. Hadi gel birlikte bu şemayı adım adım yorumlayalım.
- Adım 1: Öncelikle bilmemiz gereken temel bilgi şudur: İnsanlarda cinsiyeti belirleyen kromozomlar X ve Y kromozomlarıdır. Dişiler XX kromozomlarına, erkekler ise XY kromozomlarına sahiptir. Görselde de annenin “XX”, babanın ise “XY” olarak gösterildiğini görebilirsin.
-
Adım 2: Üreme sırasında anne ve baba, üreme hücreleriyle (anne yumurta, baba sperm) çocuklarına bu kromozomlardan sadece bir tanesini gönderir.
- Anne XX olduğu için oluşturacağı bütün yumurta hücrelerinde sadece X kromozomu bulunur. Başka bir seçeneği yoktur.
- Baba ise XY olduğu için oluşturacağı sperm hücrelerinin yarısı X kromozomu, diğer yarısı ise Y kromozomu taşır.
-
Adım 3: Döllenme anında bu hücreler birleşir. Şimdi ihtimallere bakalım:
- Eğer babadan gelen X kromozomlu sperm, annenin X kromozomlu yumurtasını döllerse, bebek XX kromozomlu olur. Yani KIZ olur.
- Eğer babadan gelen Y kromozomlu sperm, annenin X kromozomlu yumurtasını döllerse, bebek XY kromozomlu olur. Yani ERKEK olur.
Sonuç:
Gördüğün gibi, doğacak çocuğun cinsiyetini belirleyen temel faktör, babadan gelen sperm hücresinin X mi yoksa Y mi kromozomunu taşıdığıdır. Annenin bu durumda bir etkisi yoktur çünkü her zaman X kromozomu verir.
Soru 2: “Unutmayalım!” kutucuğundaki bilgiye göre, bir ailenin doğacak çocuğunun kız ya da erkek olma olasılığı nedir ve bu olasılık neden her doğumda aynı kalır?
Çözüm: Bu da aslında ilk sorunun devamı niteliğinde ve çok önemli bir nokta. Olasılık hesabı yapacağız.
- Adım 1: Yukarıdaki şemaya tekrar bakalım. Toplamda kaç farklı birleşme ihtimali var? Sayalım: XX, XX, XY, XY. Yani toplam 4 olası sonuç var.
- Adım 2: Bu 4 sonuçtan kaç tanesi kız (XX)? İki tanesi.
- Adım 3: Bu 4 sonuçtan kaç tanesi erkek (XY)? Yine iki tanesi.
- Adım 4: Şimdi olasılıkları hesaplayalım. Kız olma olasılığı 4’te 2’dir. Yani 2/4. Bunu sadeleştirirsek 1/2 yapar. Yüzde olarak ifade edersek %50‘dir. Aynı şekilde erkek olma olasılığı da 4’te 2, yani %50‘dir.
- Adım 5: Peki neden bu ihtimal hiç değişmez? Çünkü her hamilelik, bir öncekinden tamamen bağımsız, yepyeni bir olaydır. Tıpkı yazı-tura atmak gibi. Bir kere tura geldi diye bir sonrakinde kesin yazı gelecek diyemeyiz, ihtimal yine %50’dir. Ailenin 3 tane kızı olsa bile, 4. çocuğun kız ya da erkek olma ihtimali yine ve her zaman %50‘dir.
Sonuç:
Her doğumda çocuğun kız olma olasılığı %50, erkek olma olasılığı da %50‘dir. Bu oran, ailenin önceki çocuklarının cinsiyetinden etkilenmez ve sabit kalır.
Soru 3: Metinde bahsedilen “Akraba Evliliği” konusu neden önemli bir sağlık sorunudur? Genetik açıdan sakıncaları nelerdir?
Çözüm: Bu konu, toplum sağlığı için gerçekten çok önemli. Metindeki bilgileri kullanarak bunu açıklayalım.
- Adım 1: Akraba evliliği, aralarında kan bağı olan kişilerin evlenmesi demektir. Kan bağı olması, genetik olarak birbirlerine çok benzedikleri anlamına gelir. Yani ortak atalardan benzer genleri almışlardır.
- Adım 2: Bazı genetik hastalıklar (metinde örnek verilen Akdeniz anemisi, fenilketonüri, orak hücreli anemi gibi) çekinik genlerle taşınır. Çekinik ne demekti? Bir hastalığın ortaya çıkması için hem anneden hem de babadan aynı hastalıklı genin gelmesi gerekir. Eğer sadece birinden gelirse, kişi hasta olmaz ama o hastalığın “taşıyıcısı” olur.
- Adım 3: Şimdi düşünelim. Birbirinden tamamen farklı ailelerden gelen iki insanın, aynı nadir görülen hastalık genini taşıma ihtimali oldukça düşüktür.
- Adım 4: Ancak akrabalarda durum farklı. Eğer aile soyunda çekinik bir hastalık geni varsa, akraba olan eşlerin her ikisinin de bu geni taşıma ihtimali, yabancı birine göre çok daha yüksektir.
- Adım 5: İki taşıyıcı akraba evlendiğinde, her ikisinden de hastalıklı genin çocuğa geçme ve çocuğun o genetik hastalıkla doğma riski ciddi oranda artar.
Sonuç:
Kısacası, akraba evliliği, normalde genlerde gizli kalan ve hastalık yapmayan çekinik (resesif) genlerin, eşlerin ikisinde de bulunma olasılığını artırır. Bu da doğacak çocuklarda genetik hastalıkların görülme riskini önemli ölçüde yükselten ciddi bir sağlık sorunudur.
Umarım bu açıklamalar konuyu daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Aklına takılan başka bir şey olursa çekinmeden sorabilirsin! Başarılar dilerim.