6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Evos Yayınları Sayfa 15
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Ben 6. sınıf Sosyal Bilgiler öğretmeniniz. Bugün sizlerle birlikte Milli Mücadele dönemine ait çok anlamlı bir metin ve görseli inceleyip, altındaki soruları cevaplayacağız. Bu etkinlik, o zorlu günlerde atalarımızın ne büyük fedakârlıklar yaptığını anlamamız için harika bir fırsat. Hadi gelin bu soruları birlikte, adım adım çözelim.
Soru 1: Millî Mücadele’de köylülerin askerlere karşı davranışları ve tutumları nasıldır?
Çözüm: Bu sorunun cevabını bulmak için bize verilen metni dikkatlice okumamız gerekiyor. Metin, bize o dönemdeki insanların davranışları hakkında çok güzel ipuçları veriyor.
Adım 1: Metni okuduğumuzda köylülerin, köylerine gelen askerleri yani “alayları” nasıl karşıladığını anlatan cümleleri bulalım. Metinde şöyle diyor: “…halk, misafir gelen alayları kendi evlatları gibi karşılıyor; onları yedirip içiriyordu.” Bu cümle, köylülerin askerleri ne kadar benimsediğini ve onlara ne kadar iyi davrandığını gösteriyor.
Adım 2: Metinde fedakârlıkla ilgili bir bölüm var mı diye bakalım. Evet, var! Yazar, çok soğuk bir gecede 10 haneli bir köyde misafir olduğunu ve köylülerin kendilerine yer açmak için geceyi sokakta geçirdiğini anlatıyor. Hatta bununla da kalmayıp, askerlerin hayvanları üşümesin diye kendi hayvanlarını dışarı çıkarıp, alayın hayvanlarını içeri aldıklarını söylüyor.
Sonuç:
Bütün bu bilgilere baktığımızda, Millî Mücadele döneminde köylülerin askerlere karşı son derece fedakâr, yardımsever ve kucaklayıcı bir tutum sergilediğini anlıyoruz. Askerleri kendi evlatları gibi görmüşler, kendi yiyeceklerini ve evlerini onlarla paylaşmışlar, hatta kendileri zor durumda kalma pahasına askerlerin rahat etmesi için ellerinden gelen her şeyi yapmışlardır. Bu, tam bir vatanseverlik örneğidir.
Soru 2: Millî Mücadele’de kadınlar ve çocuklar neden mermi yapmak ihtiyacı duymuş olabilirler?
Çözüm: Bu sorunun cevabı hem metinde hem de görselde saklı aslında. Biraz mantık yürüterek cevabı kolayca bulabiliriz.
Adım 1: Öncelikle, Millî Mücadele’nin bir bağımsızlık savaşı olduğunu hatırlayalım. Savaşta ordunun neye ihtiyacı olur? Silaha ve cephaneye, yani mermiye! Ülkenin erkekleri cephede düşmanla savaşırken, cephe gerisinde de onlara destek olacak birilerine ihtiyaç vardı.
Adım 2: Görsel 1.10’a bakalım. Fotoğrafta “Millî Mücadele’de mermi yapan kadınlar ve çocuklar” yazıyor. Bu bize, cephe gerisindeki bu önemli görevi kadınların ve çocukların üstlendiğini gösteriyor. Ordunun mermisi biterse savaşamazdı. Bu yüzden kadınlar ve çocuklar, vatanı kurtarmak için kendilerine düşen bu çok önemli görevi yerine getirmişler. Ellerinden gelen destek buydu.
Sonuç:
Millî Mücadele’de kadınlar ve çocuklar, cephede savaşan askerlerimize cephane sağlamak için mermi yapmak ihtiyacı duymuşlardır. Çünkü savaşın kazanılması için sadece cephede savaşmak değil, aynı zamanda cephe gerisinde orduya lojistik destek sağlamak da çok önemlidir. Bu, “toplumsal dayanışmanın” ve “vatan sevgisinin” en güzel örneklerinden biridir. Herkes, yaşına ve cinsiyetine bakmadan vatan için elinden geleni yapmıştır.
Soru 3: Millî Mücadele’de halkımızın birlik içinde hareket etmesi, hangi ortak değerlere sahip olunduğunu göstermektedir?
Çözüm: Bu soru, önceki iki sorunun bir özeti gibi aslında. Köylülerin fedakârlıklarını ve kadınlarla çocukların cephane yapmasını düşündüğümüzde, halkımızı bir araya getiren o güçlü duyguları ve değerleri bulabiliriz.
Adım 1: Halkımız neden bu kadar büyük fedakârlıklar yapmış olabilir? Çünkü hepsi aynı amaca inanıyordu: Vatanı kurtarmak ve bağımsız yaşamak. Bu ortak amaç, onları bir araya getiren en önemli şeydi.
Adım 2: Bu ortak amaç etrafında birleşen insanlar hangi değerleri paylaşıyorlardı? Bir düşünelim… Evini, yemeğini, yatağını hiç tanımadığı askerle paylaşmak; cephedeki askere mermi yetiştirmek için gece gündüz çalışmak… Bütün bunlar bize bazı temel değerleri gösterir.
Sonuç:
Milli Mücadele’de halkımızın birlik içinde hareket etmesi, aşağıdaki ortak değerlere sahip olduğunu göstermektedir:
- Vatanseverlik: Vatanı sevmek ve onu korumak için her şeyi yapmaya hazır olmak.
- Birlik ve Beraberlik: Zor zamanlarda tek bir vücut gibi, omuz omuza hareket etmek.
- Dayanışma ve Yardımlaşma: Birbirine destek olmak, ihtiyaçlarını birlikte karşılamak.
- Fedakârlık: Kendi çıkarlarından ve rahatından vatan uğruna vazgeçebilmek.
- Bağımsızlık İnancı: Esareti kabul etmeyip özgür yaşama arzusu.
İşte bu değerler, Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasındaki en büyük güç olmuştur.