8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Bir Yay Yayınları Sayfa 202
Harika bir etkinlik, sevgili öğrencilerim! Gelin hep birlikte bu tabloları bir dedektif gibi inceleyelim ve İkinci Dünya Savaşı yıllarında ülkemizin ekonomisinde neler yaşandığını anlayalım.
Etkinlik: Altta yer alan tabloları inceleyiniz. İkinci Dünya Savaşı’nın Türk ekonomisine etkilerini değerlendirerek aşağıdaki bölüme yazınız.
Şimdi bu etkinliği adım adım, birlikte çözümleyelim.
Adım 1: Tabloları Tek Tek Anlayalım
Öncelikle önümüzdeki üç tablonun bize ne anlattığına bakalım. Bu, bulmacanın parçalarını tanımak gibi bir şey.
- Tablo 7.3 (Altın Fiyatları): Bu tablo, altının gram fiyatının 1938, 1942 ve 1945 yıllarında nasıl değiştiğini kuruş cinsinden gösteriyor. Altın, genellikle ekonomik belirsizlik zamanlarında insanların güvendiği bir yatırım aracıdır. Fiyatının artması, ekonomide bir şeylerin yolunda gitmediğinin bir işareti olabilir.
- Tablo 7.4 (Milli Savunma Ödeneği): Bu tablo, devletin toplam bütçesinden ne kadarını orduya, yani milli savunmaya ayırdığını yüzde olarak gösteriyor. Bir ülkenin savunma harcamaları artıyorsa, bu genellikle bir savaş tehdidi altında olduğunu gösterir.
- Tablo 7.5 (Tüketim Malları Fiyatları): Bu tablo ise en çok ihtiyacımız olan temel ürünlerin (buğday, pirinç, yağ, et gibi) kilogram fiyatlarının 1938’den 1942’ye nasıl değiştiğini gösteriyor. Bu fiyatlar, halkın alım gücünü ve yaşam standartlarını doğrudan etkiler.
Adım 2: Tablolardaki Değişimleri Yorumlayalım
Şimdi parçaları birleştirelim. Tablolardaki sayılar bize ne söylüyor?
Unutmayın, Türkiye İkinci Dünya Savaşı’na fiilen katılmadı ama savaşın hemen yanı başımızda olması bile bizi derinden etkiledi.
- Savunma Harcamaları Tavan Yapıyor: Tablo 7.4’e baktığımızda, 1938’de bütçenin %30’u savunmaya giderken, savaşın en kızgın zamanı olan 1941’de bu oranın %55’e fırladığını görüyoruz. Bu ne demek? Devlet, olası bir saldırıya karşı hazırlıklı olmak için parasının yarısından fazlasını orduya harcamış. Bu yüzden de okullara, yollara, fabrikalara daha az para kalmış demektir. Ayrıca, üretim yapacak genç nüfusun önemli bir kısmı askere alınmıştır.
- Temel İhtiyaçlar Ateş Pahası: Gençler askerde, üretim az… Peki sonuç ne olur? Tabii ki ürün kıtlığı ve fiyatlarda korkunç bir artış! Tablo 7.5’e bakın:
- Buğdayın fiyatı 4,62 kuruştan 13,5 kuruşa çıkmış. Neredeyse 3 kat artmış!
- Pirincin fiyatı 20 kuruştan 40 kuruşa çıkmış. Tam 2 kat artmış!
- Sade yağ, Urfa yağı, et, pamuk… Hepsinin fiyatında çok büyük artışlar var.
Bu duruma biz enflasyon diyoruz. Yani paranın değeri düşerken, ürünlerin fiyatları hızla artıyor. Bu da halkın geçim sıkıntısı çekmesine, temel ihtiyaçlarını bile zor karşılamasına neden olmuştur.
- Herkes Altına Koşuyor: Peki, paranın değeri düşünce, insanlar ne yapar? Güvenli bir liman arar. İşte o liman altındır. Tablo 7.3’e baktığımızda, 1938’de 1.077 kuruş olan altının gramının, 1945’te 3.784 kuruşa çıktığını görüyoruz. Bu da yaklaşık 3,5 katlık bir artış demek! Bu, insanların paraya olan güvenini kaybettiğini ve ekonominin ne kadar zor bir durumda olduğunu gösteren en net kanıtlardan biridir.
Adım 3: Sonuç ve Değerlendirme
Tüm bu bilgileri birleştirdiğimizde, aşağıdaki gibi bir değerlendirme yazısı ortaya çıkar. Bu metni, etkinlikteki boş alana yazabilirsiniz.
İkinci Dünya Savaşı, Türkiye savaşa fiilen katılmamış olmasına rağmen Türk ekonomisi ve toplumsal yaşam üzerinde derin ve olumsuz etkiler bırakmıştır. Tabloları incelediğimizde bu etkileri net bir şekilde görebiliriz.
Öncelikle, savaş tehdidi nedeniyle Türkiye, milli savunma harcamalarını ciddi oranda artırmak zorunda kalmıştır. Tablo 7.4‘e göre, 1938’de bütçeden savunmaya ayrılan pay %30 iken, 1941’de bu oran %55’i aşmıştır. Bu durum, eğitim, sağlık ve yatırım gibi diğer alanlara ayrılan kaynakların azalmasına neden olmuştur.
Savunma önlemleri kapsamında üretim çağındaki genç nüfusun büyük bir bölümünün askere alınması, tarım ve sanayi üretiminde ciddi düşüşlere yol açmıştır. Üretimin azalması, piyasada mal kıtlığına sebep olmuş ve bu da fiyatların fahiş düzeyde artmasına, yani yüksek enflasyona neden olmuştur. Tablo 7.5‘te görüldüğü gibi, buğday, pirinç, yağ gibi temel tüketim mallarının fiyatları birkaç yıl içinde iki-üç katına çıkmıştır. Bu durum, halkın alım gücünü düşürmüş ve büyük bir geçim sıkıntısı yaşanmasına yol açmıştır.
Ekonomide yaşanan bu istikrarsızlık ve yüksek enflasyon, halkın Türk lirasına olan güvenini sarsmıştır. İnsanlar, paralarının değerini korumak için altına yönelmiştir. Tablo 7.3‘te altının fiyatının savaş boyunca sürekli artması, bu güvensizliğin ve ekonomik krizin bir göstergesidir.
Sonuç olarak, İkinci Dünya Savaşı yılları Türkiye için ekonomik anlamda bir buhran dönemi olmuş; artan savunma harcamaları, üretimdeki düşüş, mal kıtlığı ve yüksek enflasyon nedeniyle halkın yaşam standartları önemli ölçüde gerilemiştir.