8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Bir Yay Yayınları Sayfa 112
Harika bir başlangıç! Sevgili öğrencilerim, 8. Sınıf İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersimizin 4. Ünitesi olan “ATATÜRKÇÜLÜK VE ÇAĞDAŞLAŞAN TÜRKİYE” konusuna hoş geldiniz. Şimdi, kitabımızdaki görselde yer alan “Hazırlık Çalışmaları” bölümündeki soruyu birlikte analiz edelim ve adım adım cevaplayalım.
Soru: Atatürk ilkelerini ve bu ilkelerin oluşum sürecini araştırınız. Edindiğiniz bilgileri sınıfta arkadaşlarınızla paylaşınız.
Bu soru aslında bizden iki temel şeyi istiyor: Birincisi Atatürk ilkelerinin neler olduğunu bilmemiz, ikincisi ise bu ilkelerin nasıl ve ne zaman ortaya çıktığını, yani tarihsel sürecini öğrenmemiz. Haydi gelin bu konuyu birlikte aydınlatalım!
Çözüm:
Adım 1: Atatürk İlkeleri Nelerdir?
Öncelikle Atatürk ilkelerinin neler olduğunu hatırlayalım. Kitabımızdaki metinde de belirtildiği gibi, bu ilkeler toplumumuzun ihtiyaçlarından doğmuş ve modern Türkiye’yi şekillendirmiştir. Atatürk’ün “Altı Ok” ile simgelediği bu temel ilkeler şunlardır:
- Cumhuriyetçilik: Devletin yönetim şeklinin cumhuriyet olmasıdır. Yani egemenliğin, gücün kayıtsız şartsız millete ait olması demektir. Halk, yöneticilerini belirli bir süreliğine seçimle iş başına getirir.
- Milliyetçilik: Türk milletini sevmek, onun bağımsızlığı ve mutluluğu için çalışmak, Türk kültürünü ve tarihini koruyup yüceltmektir. Bu ilke, ırkçılığı kesinlikle reddeder ve “Ne mutlu Türk’üm diyene!” sözünde ifadesini bulan birleştirici bir anlayışı savunur.
- Halkçılık: Kanunlar önünde herkesin eşit olması, hiçbir kişiye, aileye veya sınıfa ayrıcalık tanınmamasıdır. Devletin, hizmetlerini halkın yararına sunmasıdır.
- Devletçilik: Özellikle ekonomik alanda, ülkenin kalkınması için büyük ve önemli yatırımların devlet tarafından yapılmasıdır. Bu, özel sektörün tamamen dışlandığı anlamına gelmez, aksine devletin ekonomiye öncülük etmesidir.
- Laiklik: Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması, devletin bütün inançlara eşit mesafede durması ve din ve vicdan özgürlüğünü güvence altına almasıdır. Akıl ve bilimin rehber edinilmesidir.
- İnkılapçılık: Toplumun ve devletin çağın gereklerine göre sürekli olarak yenilenmesi, gelişmesi ve ilerlemesidir. Eskimiş, işlevini yitirmiş kurumların yerine modern ve çağdaş kurumların getirilmesidir. Bu ilke, diğer tüm ilkelerin de korunmasını ve yaşatılmasını sağlar.
Adım 2: Bu İlkelerin Oluşum Süreci Nasıl Olmuştur?
Bu ilkeler bir anda ortaya çıkmamıştır. Kurtuluş Savaşı’nın zorlu yıllarından başlayarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması ve gelişmesiyle birlikte zamanla şekillenmiştir. Kitabımızdaki metinden de faydalanarak bu süreci özetleyebiliriz:
- Her şey, milletin egemenliğini temsil eden Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (BMM) açılmasıyla başladı. Bu, cumhuriyetçilik ilkesinin ilk adımıydı.
- Yapılan inkılaplar (yenilikler) ile bu ilkeler yavaş yavaş hayata geçirildi.
- 1931 yılında, bu altı ilke Cumhuriyet Halk Partisi’nin (o dönemdeki tek parti) programına, yani tüzüğüne resmen alındı. Bu, ilkelerin ilk defa yazılı bir metinde bir bütün olarak ifade edilmesidir.
- 1936 yılında, bu ilkelerin ne kadar önemli olduğu anlaşıldığı için okul programlarına dahil edildi. Böylece yeni nesillerin bu temel değerlerle yetişmesi hedeflendi.
- Ve en önemli adım olarak, 5 Şubat 1937 tarihinde yapılan bir anayasa değişikliği ile bu altı ilke, devletimizin temel nitelikleri olarak Anayasa’ya eklendi. Böylece bu ilkeler, devletin değiştirilemez temel direkleri haline geldi.
Unutmayın ki, kitabımızda da belirtildiği gibi, cumhuriyet yönetimi gücünü halktan alır. Kanunlar önünde bütün vatandaşlar eşittir ve kimseye ayrıcalık tanınmaz. Halk, kendi seçtiği temsilciler (milletvekilleri) aracılığıyla kendini yönetir. İşte bu, cumhuriyetçilik ve halkçılık ilkelerinin en güzel özetidir.
Sevgili öğrencilerim, bu hazırlık çalışmasını bu adımları izleyerek kolayca yapabilirsiniz. Bu ilkeler, sadece birer kelime değil, ülkemizin bugünü ve geleceğidir. Sınıfta bu konuyu daha da detaylı bir şekilde konuşacağız. Başarılar dilerim!