8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Bir Yay Yayınları Sayfa 105
Merhaba sevgili öğrencim, 8. sınıf İnkılap Tarihi dersimize hoş geldin! Kitabımızdaki bu güzel sayfayı birlikte inceleyelim ve buradaki soruları adım adım çözelim. Tıpkı sınıfta yaptığımız gibi, konuyu derinlemesine anlayarak ilerleyeceğiz.
Haydi başlayalım!
Soru 1: Kurtuluş Savaşı’nı konu alan romanlar okudunuz mu? Bu romanların işledikleri temaları sınıfta arkadaşlarınızla paylaşınız.
Çözüm:
Bu soru, aslında bir sınav sorusu değil, senin ve arkadaşlarının okuduklarınızı ve düşündüklerinizi paylaşmanızı isteyen bir sohbet sorusu. Amacı, Kurtuluş Savaşı’nın sadece tarih kitaplarında kalan kuru bir bilgi olmadığını, aynı zamanda romanlara, şiirlere, türkülere konu olan, insanları derinden etkileyen bir dönem olduğunu fark etmenizi sağlamak.
Adım 1: Kitapları Hatırlayalım
Öncelikle, bu konuyla ilgili bir kitap okuyup okumadığını düşün. Belki okulda okudun, belki bir yakının tavsiye etti. Eğer aklına bir kitap gelmiyorsa hiç sorun değil! Metinde zaten bize bazı örnekler verilmiş:
- Kemal Tahir’in “Esir Şehrin İnsanları”
- Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun “Yaban”
- Turgut Özakman’ın “Şu Çılgın Türkler”
Bu kitaplardan birini seçip kısaca konusuna bakarak bile hazırlık yapabilirsin.
Adım 2: “Tema” Ne Demek Onu Anlayalım
Soruda bizden “temaları” paylaşmamız isteniyor. Tema, bir eserde işlenen temel duygu, düşünce veya ana fikirdir. Kurtuluş Savaşı’nı anlatan bir romanda hangi temalar olabilir? Birlikte düşünelim:
- Vatan Sevgisi: Vatanı kurtarmak için her şeyi göze almak.
- Milli Birlik ve Beraberlik: Farklı düşüncelerdeki insanların vatan için bir araya gelmesi.
- Fedakârlık: Cephedeki askerin, köydeki kadının, çocuğun yaptığı fedakârlıklar.
- Kahramanlık: Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının, isimsiz nice kahramanın cesareti.
- Umut ve Kararlılık: En zor anlarda bile bağımsızlığa olan inancın kaybolmaması.
- Savaşın Zorlukları: Açlık, yokluk, hastalık gibi savaşın getirdiği acılar.
Adım 3: Sınıfta Paylaşım İçin Hazırlık
Diyelim ki Turgut Özakman’ın “Şu Çılgın Türkler” kitabını okudun veya konusunu araştırdın. Arkadaşlarına şöyle anlatabilirsin: “Ben Şu Çılgın Türkler kitabını inceledim. Bu kitapta, yokluklar içindeki Türk milletinin vatan sevgisi ve kahramanlık temaları çok güzel işlenmiş. İnsanların nasıl bir araya gelip imkânsızı başardığını, yani milli birlik ve beraberlik temasını görüyoruz. Bence en önemli temalardan biri de umuttu.”
Gördüğün gibi, bu sorunun tek bir doğru cevabı yok. Önemli olan, Kurtuluş Savaşı’nın edebi eserlere nasıl yansıdığını anlamak ve bu konuda fikir yürütebilmek.
Soru 2: Yanda verilen Cahit Külebi’nin “Atatürk Kurtuluş Savaşı’nda” adlı şiirinden alınan bölüm ne anlatmaktadır?
Çözüm:
Şimdi de bu güzel şiiri birlikte yorumlayalım. Şiirler, bazen tarih kitaplarından çok daha etkili bir şekilde o anın duygusunu bize yaşatır. Haydi mısralara yakından bakalım.
Bir gemi yanaştı Samsun’a sabaha karşı
Selam durdu kayığı, çaparası, takası,
Selam durdu tayfası.Bir duman tüterdi bu geminin bacasından bir duman,
Duman değildi bu,
Memleketin uçup giden kaygılarıydı.Samsun Limanı’na bu gemiden atılan,
Demir değil!
Sarılan anayurda
Kemal Paşa’nın kollarıydı.
(…)
Adım 1: İlk Bölümü Anlamak
Şair, “Bir gemi yanaştı Samsun’a sabaha karşı” diyerek bize çok önemli bir tarihi olayı hatırlatıyor: Mustafa Kemal’in 19 Mayıs 1919’da Bandırma Vapuru ile Samsun’a çıkışını. Oradaki basit teknelerin (kayık, takası) ve tayfaların selam durması, halkın kurtuluş için gelen bu lideri nasıl bir umutla karşıladığını gösteriyor.
Adım 2: Metaforu (Benzetmeyi) Keşfetmek
İkinci bölümde şair çok güçlü bir benzetme yapıyor. Geminin bacasından çıkan dumanın aslında “memleketin uçup giden kaygıları” olduğunu söylüyor. Ne kadar güzel bir anlatım değil mi? Yani, Mustafa Kemal’in gelişiyle birlikte ülkenin üzerindeki o karamsarlık ve endişe bulutları dağılmaya, yerini umuda bırakmaya başlamış. Duman, bu umudu simgeliyor.
Adım 3: Son Bölümdeki Vurguyu Görmek
Son bölümde ise gemiden atılan demirin (yani gemiyi sabitleyen çapanın) aslında “Kemal Paşa’nın anayurda sarılan kolları” olduğunu söylüyor. Bu da şu anlama geliyor: Mustafa Kemal, vatanı kurtarma görevine öylesine sıkı sıkıya sarılmıştır ki, bu bağlılık tıpkı bir gemiyi limana sabitleyen demir kadar güçlüdür. O, artık vatanı kurtarmadan bir yere gitmeyecektir.
Sonuç:
Kısacası, Cahit Külebi bu şiirinde, Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışının sadece bir yolculuğun sonu olmadığını; tam tersine, milletin kaygılarının sona erdiği, umudun başladığı ve Kurtuluş Mücadelesi’nin kararlılıkla başlatıldığı an olduğunu edebi ve etkileyici bir dille anlatmaktadır.
Umarım açıklamalarım faydalı olmuştur. Derslerimizde bu konuları daha da derinlemesine konuşmaya devam edeceğiz. Başarılar dilerim!