8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Bir Yay Yayınları Sayfa 103
Harika bir soru! Merhaba sevgili öğrencim, ben İnkılap Tarihi öğretmenin. Gel şimdi bu sayfadaki metinleri ve haritayı inceleyerek, Lozan Antlaşması’nın kazanımlarını Misak-ı Millî hedeflerimizle nasıl karşılaştıracağımızı adım adım öğrenelim. Bu konu, Kurtuluş Savaşı’mızın neden yapıldığını ve sonucunda ne elde ettiğimizi anlamak için çok önemlidir.
Soru: Lozan Barış Antlaşması’nın kazanımlarını, Misak-ı Millî hedefleri ile karşılaştırınız.
Bu soruyu cevaplayabilmek için önce Misak-ı Millî’nin ne olduğunu kısaca hatırlamamız gerekiyor. Sonra da Lozan’da alınan kararları bu hedeflerle tek tek karşılaştıracağız. Hazır mısın? Başlayalım!
Adım 1: Misak-ı Millî Nedir? Onu Bir Hatırlayalım.
Biliyorsun, Son Osmanlı Mebusan Meclisi’nde milletvekillerimiz bir araya gelip “Milli Yemin” anlamına gelen Misak-ı Millî kararlarını almışlardı. Bu kararlar, yeni kurulacak Türk devletinin kabul edebileceği en az şartları, yani kırmızı çizgilerimizi içeriyordu. Kısacası, “Biz bu sınırlardan, bu haklardan vazgeçmeyiz!” demekti. Peki neydi bu hedefler?
- Sınırlar: Mondros Ateşkesi imzalandığı sırada işgal edilmemiş ve Türklerin çoğunlukta olduğu topraklar bir bütündür, asla bölünemez.
- Kapitülasyonlar: Ekonomik, siyasi ve hukuki gelişimimizi engelleyen tüm ayrıcalıklar (kapitülasyonlar) kaldırılmalıdır. Yani tam bağımsızlık hedeflenmiştir.
- Boğazlar: İstanbul ve Marmara’nın güvenliği sağlandığı takdirde Boğazlar dünya ticaretine açılabilir.
- Azınlıklar: Ülkemizdeki azınlıkların hakları, komşu ülkelerdeki Müslümanların hakları kadar olacaktır. Yani eşitlik istenmiştir.
- Dış Borçlar: Osmanlı borçları, Osmanlı’dan ayrılan devletler arasında adil bir şekilde paylaştırılmalıdır.
Adım 2: Lozan Antlaşması’nın Sonuçlarını Misak-ı Millî ile Karşılaştıralım.
Şimdi Lozan’da alınan kararların, bu hedeflere ne kadar uyduğuna bakalım. Bazı konularda hedeflerimize ulaştık, bazılarında ise o günün şartları gereği taviz vermek zorunda kaldık.
-
Sınırlar Konusu:
Misak-ı Millî’ye Uygun Olanlar: Doğu sınırımız (Kars Antlaşması ile çizilen) ve Suriye sınırımız (Ankara Antlaşması ile çizilen) büyük ölçüde Misak-ı Millî’ye uygun olarak kabul edildi.
Misak-ı Millî’den Taviz Verilenler:- Musul: Misak-ı Millî sınırlarımız içinde olmasına rağmen Musul konusu çözülemedi. İngiltere ile daha sonra görüşülmesine karar verildi ama maalesef Musul’u kaybettik. Bu en önemli tavizlerden biridir.
- Hatay: Suriye sınırımız çizilirken Hatay, Fransa mandasındaki Suriye’ye bırakıldı. Bu da bir tavizdi. Ancak unutma, Mustafa Kemal Atatürk’ün akılcı politikası sayesinde Hatay, 1939’da barışçıl yollarla anavatanımıza katılmıştır.
- Batı Trakya ve Adalar: Batı Trakya Yunanistan’a bırakıldı. Haritada da gördüğümüz gibi Gökçeada ve Bozcaada bize verilirken, Ege adalarının büyük çoğunluğu Yunanistan’a bırakıldı. Bu da Misak-ı Millî’ye tam uymayan bir durumdu.
-
Kapitülasyonlar Konusu:
Bu konuda TAM BİR ZAFER kazandık! Lozan’da kapitülasyonların tamamı kaldırıldı. Bu, Misak-ı Millî’nin “tam bağımsızlık” hedefinin tam olarak gerçekleştiği anlamına gelir. Bu, Lozan’ın en büyük başarısıdır.
-
Boğazlar Konusu:
Bu konuda bir taviz verdik. Boğazların yönetimi, başkanlığını bir Türk’ün yapacağı uluslararası bir komisyona bırakıldı. Ayrıca Boğazların her iki yakası da askersizleştirildi. Bu durum, Misak-ı Millî’deki tam egemenlik hedefimize uymuyordu. Ancak bu sorunu da yine Atatürk döneminde, 1936’da Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile çözdük ve Boğazlarda tam kontrolü sağladık.
-
Azınlıklar ve Dış Borçlar Konusu:
Bu konularda da Misak-ı Millî hedeflerimize ulaştık. Ülkemizdeki tüm azınlıklar Türk vatandaşı sayıldı ve ayrıcalıkları kaldırıldı. Dış borçlar ise Osmanlı’dan ayrılan devletler arasında paylaştırıldı ve Türkiye kendi payına düşeni ödemeyi kabul etti. Bu, hedeflerimizle uyumluydu.
Adım 3: Sonuç ve Değerlendirme
Sevgili öğrencim, toparlayacak olursak; Lozan Barış Antlaşması, zorlu bir mücadelenin sonunda kazanılmış büyük bir diplomatik zaferdir. Misak-ı Millî hedeflerimize kapitülasyonlar, azınlıklar, borçlar gibi çok önemli konularda tam olarak ulaştık. Ancak Musul, Boğazlar ve Hatay gibi konularda o günün zor şartları nedeniyle tavizler vermek zorunda kaldık.
Unutmamalısın ki, bu tavizlerden bazıları (Boğazlar ve Hatay) daha sonra Atatürk’ün izlediği barışçıl ve akılcı dış politika sayesinde lehimize çözülmüştür. Lozan, Sevr gibi bir ölüm fermanını yırtıp atmış ve yeni Türk Devleti’nin bağımsızlığını tüm dünyaya kabul ettirmiş çok değerli bir belgedir.