8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Bir Yay Yayınları Sayfa 110
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Ben sizin İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Gönderdiğiniz bu görseldeki soruları sizin için tek tek, adım adım ve anlaşılır bir şekilde çözeceğim. Takıldığınız yerlerde açıklamalarımı dikkatlice okuyun, eminim çok daha iyi anlayacaksınız. Haydi başlayalım!
***
5. Soru: Tekâlif-i Milliye Komisyonları halktan eşyalarının bir bölümünü bedelleri ödenmek üzere almıştır. Ancak Türk halkı, alınan malların bedelinin ödeneceği beklentisi içine girmemiştir. Türk ulusu, vatanını kurtarabilmek için ordusuna büyük destek vermiş, kadın erkek herkes varını yoğunu ortaya koymuştur.
Buna göre Tekâlif-i Milliye Emirleri hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) Türk ordusu her bakımdan güçlendirilmek istenmiştir.
- B) Türk milleti, millî birlik içerisinde hiçbir fedakârlıktan kaçınmamıştır.
- C) Halkın elindeki eşyaların tamamına el konulmuştur.
- D) Halk, Tekâlif-i Milliye Emirleri’ne gönüllülük içerisinde uymuştur.
Çözüm:
Sevgili arkadaşlar, bu soruyu çözmek için paragraftaki ipuçlarını dikkatlice okumalıyız. Soru kökünde bizden “söylenemez” olanı, yani yanlış bilgiyi bulmamız isteniyor.
Adım 1: Paragrafı analiz edelim. Paragrafta, Tekâlif-i Milliye Emirleri ile halktan alınan eşyaların “bir bölümü” olduğu özellikle belirtiliyor. Ayrıca Türk halkının bu emirleri vatanı kurtarmak için büyük bir fedakârlık ve destekle karşıladığı vurgulanıyor.
Adım 2: Şimdi şıkları tek tek inceleyelim.
- A şıkkı: “Türk ordusu her bakımdan güçlendirilmek istenmiştir.” Bu emirlerin amacı zaten ordumuzun ihtiyaçlarını karşılayıp onu güçlendirmektir. Bu doğru bir bilgi.
- B şıkkı: “Türk milleti, millî birlik içerisinde hiçbir fedakârlıktan kaçınmamıştır.” Paragrafta “kadın erkek herkes varını yoğunu ortaya koymuştur” ifadesi bu şıkkı doğruluyor. Milletimiz büyük bir fedakârlık göstermiştir.
- C şıkkı: “Halkın elindeki eşyaların tamamına el konulmuştur.” İşte burada dikkatli olmalıyız! Paragrafın ilk cümlesinde “eşyalarının bir bölümünü” diyor. Yani her şeyin tamamını değil, sadece bir kısmını almışlardır. Bu yüzden bu ifade yanlıştır.
- D şıkkı: “Halk, Tekâlif-i Milliye Emirleri’ne gönüllülük içerisinde uymuştur.” Paragrafta halkın “büyük destek verdiği” ve “varını yoğunu ortaya koyduğu” belirtiliyor. Bu da bu emirlerin zorla değil, gönüllülük esasıyla uygulandığını gösterir. Bu da doğru bir bilgidir.
Adım 3: Yanlış olan ifadeyi bulduk. Paragraf, malların “bir bölümünün” alındığını söylerken, C şıkkı “tamamına” el konulduğunu iddia ediyor. Bu yüzden aradığımız cevap C şıkkıdır.
Sonuç: C
***
6. Soru: Aşağıdakilerden hangisi, Kurtuluş Savaşı sürecinde Türk milletinin elde ettiği askerî başarıların uluslararası etkileri arasında yer alır?
- A) Londra Konferansı’nın toplanması
- B) Orduya katılımın artması
- C) TBMM’ye olan güvenin artması
- D) TBMM’ye karşı çıkan isyanların bastırılması
Çözüm:
Arkadaşlar, bu soruda anahtar kelimemiz “uluslararası etkiler”. Yani, kazandığımız bir zaferin sadece ülke içindeki değil, diğer ülkelerle olan ilişkilerimize yansımasını bulmamız gerekiyor.
Adım 1: “Uluslararası etki” ne demek, onu hatırlayalım. Bir olayın başka devletleri, dünya siyasetini ilgilendiren sonuçlar doğurması demektir. “Ulusal etki” ise sadece kendi ülkemizin içindeki sonuçlardır.
Adım 2: Şıkları bu gözle değerlendirelim.
- A şıkkı: Londra Konferansı’nın toplanması. Bu konferansa İtilaf Devletleri, TBMM’yi de çağırmıştır. Bu, bizim kazandığımız I. İnönü Zaferi’nin bir sonucudur ve bizi başka devletlerle bir masaya oturtmuştur. Bu kesinlikle uluslararası bir etkidir.
- B şıkkı: Orduya katılımın artması. Bu, zafer sonrası halkımızın moralinin yükselmesiyle ilgilidir ve tamamen ülke içinde yaşanan bir gelişmedir.
- C şıkkı: TBMM’ye olan güvenin artması. Bu da yine halkımızın kendi meclisine olan inancının artmasıdır, yani ülke içinde bir sonuçtur.
- D şıkkı: TBMM’ye karşı çıkan isyanların bastırılması. Bu da yine ülke içindeki otoritenin sağlanmasıyla ilgili bir durumdur.
Adım 3: Gördüğünüz gibi, B, C ve D şıkları zaferlerin ulusal (iç) sonuçlarıyken, A şıkkı uluslararası (dış) bir sonucudur. Bu yüzden doğru cevabımız A şıkkıdır.
Sonuç: A
***
7. Soru: Halide Edip Adıvar’ın “Ateşten Gömlek”, Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun “Yaban”, Kemal Tahir’in “Yorgun Savaşçı”, Tarık Buğra’nın “Küçük Ağa” adlı romanları ve Abidin Dino’nun “Kuva-yı Milliye İnsanları” adlı resim dizisi Kurtuluş Savaşı ve Anadolu gerçeğini çarpıcı şekilde anlatan eserlerden bazılarıdır.
Verilen açıklamadan hareketle aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
- A) Türk edebiyat ve sanatı tamamen Kurtuluş Savaşı’nı konu alır.
- B) Kurtuluş Savaşı sürecinde yaşananlar sanat ve edebiyat eserleri üzerinde etkili olmuştur.
- C) Türk edebiyatı ve sanatı Kurtuluş Savaşı ile başlamıştır.
- D) Kurtuluş Savaşı’nı konu alan eserler savaşın kazanılmasında önemli rol oynamıştır.
Çözüm:
Bu tür sorularda sadece bize verilen paragrafın dışına çıkmadan düşünmeliyiz. Paragraf bize ne anlatıyorsa, cevabımız da o çerçevede olmalı.
Adım 1: Paragrafı özetleyelim. Paragraf, Kurtuluş Savaşı dönemini anlatan bazı önemli roman ve resim eserlerine örnekler veriyor. Yani, savaşın sanatı ve edebiyatı etkilediğini gösteriyor.
Adım 2: Şimdi şıkları bu özetle karşılaştıralım.
- A şıkkı: “Türk edebiyat ve sanatı tamamen Kurtuluş Savaşı’nı konu alır.” Paragrafta sadece birkaç örnek verilmiş, edebiyatımızın tek konusunun bu olduğu söylenmiyor. “Tamamen” kelimesi bu şıkkı yanlış yapıyor.
- B şıkkı: “Kurtuluş Savaşı sürecinde yaşananlar sanat ve edebiyat eserleri üzerinde etkili olmuştur.” Paragrafta verilen tüm eserler (Ateşten Gömlek, Yaban vb.) bunun kanıtıdır. Yaşananlar sanatçılara ilham vermiş ve bu eserler ortaya çıkmıştır. Bu yargıya paragraftan kesinlikle ulaşabiliriz.
- C şıkkı: “Türk edebiyatı ve sanatı Kurtuluş Savaşı ile başlamıştır.” Bu kesinlikle yanlış. Bizim Kurtuluş Savaşı’ndan çok daha eskiye dayanan köklü bir edebiyat ve sanat tarihimiz var.
- D şıkkı: “Kurtuluş Savaşı’nı konu alan eserler savaşın kazanılmasında önemli rol oynamıştır.” Bu eserler halka moral vermiş olabilir ama paragrafta bu eserlerin savaşı kazandırdığına dair bir bilgi yok. Paragraf sadece bu eserlerin savaşı “anlattığını” söylüyor. Bu yüzden bu sonuca da paragraftan ulaşamayız.
Adım 3: Paragraftaki bilgilerin bizi doğrudan götürdüğü tek sonuç B şıkkıdır. Savaş, sanatçıları etkilemiş ve onlar da bu etkiyle eserler üretmişlerdir.
Sonuç: B
***
Ç. Aşağıdaki soruları yanıtlayınız. Yanıtlarınızı defterinize yazınız.
Şimdi de açık uçlu soruları birlikte cevaplayalım. Bunlar sizin yorumlama ve bilgi birikiminizi ölçecek güzel sorular.
1. Kurtuluş Savaşı sürecinde elde edilen askerî başarılar ve uluslararası etkilerini tarihsel sıralamaya uygun olarak olarak eşleştirip yazınız.
Cevap:
Elbette, Kurtuluş Savaşı’nda her askeri zafer, uluslararası alanda bir diplomatik başarıyı da beraberinde getirmiştir. İşte en önemlileri:
- I. İnönü Zaferi (Askerî Başarı) ➔ Londra Konferansı’nın toplanması ve TBMM’nin davet edilmesi (Uluslararası Etki). Bu zaferle İtilaf Devletleri, TBMM’nin varlığını resmen tanımak zorunda kalmıştır.
- Sakarya Meydan Muharebesi (Askerî Başarı) ➔ Fransa ile Ankara Antlaşması ve Kafkas Cumhuriyetleri ile Kars Antlaşması’nın imzalanması (Uluslararası Etki). Bu büyük zafer sonrası, Fransa Anadolu’dan çekilmiş ve güney sınırımız güvence altına alınmış, Kars Antlaşması ile de doğu sınırımız kesinleşmiştir.
- Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi (Askerî Başarı) ➔ Mudanya Ateşkes Antlaşması’nın imzalanması (Uluslararası Etki). Bu kesin zaferle Kurtuluş Savaşı’nın silahlı mücadelesi sona ermiş ve diplomatik süreç başlamıştır.
- Kurtuluş Savaşı’nın tamamen kazanılması ➔ Lozan Barış Antlaşması’nın imzalanması (Uluslararası Etki). Bu antlaşma ile yeni Türk devletinin bağımsızlığı tüm dünya tarafından tanınmıştır.
2. Mehmet Âkif Ersoy’un yazdığı İstiklâl Marşı’nın değeri ve önemi hakkında düşüncelerinizi yazınız.
Cevap:
İstiklâl Marşı, sadece bir şiir ya da bir marş değildir. O, Kurtuluş Savaşı’nın en zorlu günlerinde, milletimizin bağımsızlığa olan inancını, vatan sevgisini, fedakârlığını ve kahramanlığını anlatan bir destandır. Değeri ve önemi şunlardır:
- Manevi Güç Kaynağıdır: Ordumuza ve milletimize moral ve güç vermiştir.
- Bağımsızlık Sembolüdür: “Korkma!” diye başlayarak milletimize umut aşılar ve Türk milletinin esir edilemeyeceğini tüm dünyaya haykırır.
- Tarihî Bir Belgedir: Kurtuluş Savaşı’nın hangi ruh hali içinde kazanıldığını en iyi anlatan belgedir.
- Milli Kimliğin Parçasıdır: Bayrağımızla birlikte en kutsal değerlerimizden biridir ve milletimizin ortak duygularını ifade eder. Mehmet Akif Ersoy, bu marşı Türk milletine armağan etmiş ve “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın” diyerek o günlerin ne kadar zorlu olduğunu vurgulamıştır.
3. Sakarya Meydan Savaşı ve Büyük Taarruz’un kazanılmasında Mustafa Kemal’in rolünü örneklerle açıklayınız.
Cevap:
Mustafa Kemal, bu iki büyük savaşta sadece bir komutan değil, aynı zamanda bir strateji dehası ve lider olarak milletin kaderini değiştirmiştir.
- Sakarya Meydan Savaşı’nda:
- Mustafa Kemal, TBMM tarafından Başkomutanlık yetkisiyle donatılmıştır.
- Savaşın en kritik anında tarihe geçen şu emri vermiştir: “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça, terk olunamaz.” Bu taktik, sadece belirli bir çizgiyi değil, tüm vatan toprağını savunma anlayışıdır ve savaşın seyrini değiştirmiştir. Bu, onun askeri dehasını gösteren en büyük örneklerden biridir.
- Büyük Taarruz’da:
- Savaşın planını aylarca büyük bir gizlilik içinde hazırlamıştır. Taarruzun yerini ve zamanını kimse tahmin edememiştir.
- Bizzat Kocatepe’den savaşı idare ederek en ön safta yer almıştır.
- “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!” emriyle, kaçan düşmanı takip ederek yurdun tamamen temizlenmesini sağlamıştır. Bu emir, onun kararlılığını ve ileri görüşlülüğünü gösterir.
4. Mudanya Ateşkes Antlaşması ile savaş yapılmadan alınan yerleri yazınız.
Cevap:
Büyük Taarruz’daki zaferimiz o kadar kesindi ki, İtilaf Devletleri bizimle masaya oturmak zorunda kaldı. Mudanya Ateşkes Antlaşması ile tek bir kurşun bile atmadan şu çok önemli yerleri geri aldık:
- Doğu Trakya (Edirne, Kırklareli, Tekirdağ dahil)
- Boğazlar (İstanbul ve Çanakkale Boğazları)
- İstanbul
Bu, askeri zaferin getirdiği büyük bir diplomatik başarıdır.
5. Sevr (Sevr) ve Lozan Antlaşmalarının maddelerini karşılaştırınız.
Cevap:
Sevr ve Lozan, birbiriyle gece ile gündüz kadar farklı iki antlaşmadır. Sevr, Türk milletinin ölüm fermanı iken; Lozan, bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin doğum belgesidir.
Sevr Antlaşması’na Göre:
- Sınırlar: Anadolu’nun ortasında küçük bir toprak parçası Türklere bırakılıyordu. Doğu’da Ermenistan, güneyde Fransız ve İtalyan işgal bölgeleri kuruluyordu. İzmir ve çevresi Yunanistan’a veriliyordu.
- Boğazlar: Uluslararası bir komisyonun yönetimine bırakılıyordu ve bu komisyonda Türk üye olmayacaktı.
- Kapitülasyonlar: Çok genişletilerek devam edecekti. Bu, ekonomik bağımsızlığın tamamen yok olması demekti.
- Ordu: 50.700 askerle sınırlandırılacak, ağır silahları ve donanması olmayacaktı.
Lozan Antlaşması’na Göre:
- Sınırlar: Bugünkü sınırlarımız (Hatay hariç) büyük ölçüde çizildi. Misak-ı Milli hedeflerine büyük oranda ulaşıldı.
- Boğazlar: Başkanlığı Türkiye’ye ait olan uluslararası bir komisyon tarafından yönetilecekti ancak Boğazların her iki yakası da askersiz olacaktı. (Bu madde daha sonra Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile lehimize değişti.)
- Kapitülasyonlar: Tamamen ve kesin olarak kaldırıldı. Bu, ekonomik bağımsızlığımızın en büyük kanıtıdır.
- Ordu: Ordu ve donanma üzerinde hiçbir kısıtlama getirilmedi.
Kısacası, Lozan Antlaşması, Sevr Antlaşması’nın bütün olumsuz maddelerini yırtıp atmış ve tam bağımsız, egemen bir Türk devletinin varlığını tüm dünyaya kabul ettirmiştir.
Umarım tüm soruların çözümleri anlaşılır olmuştur. Başarılar dilerim