8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Bir Yay Yayınları Sayfa 200
Merhaba sevgili gençler, ben sizin 8. Sınıf İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Bugün birlikte, bize verilen kaynakları kullanarak İkinci Dünya Savaşı’nın güzel ülkemiz Türkiye’nin ekonomisini nasıl etkilediğini analiz edeceğiz. Haydi, kollarımızı sıvayalım ve bu konuyu hep birlikte aydınlatalım!
Soru: Tablodaki verileri dikkate alarak İkinci Dünya Savaşı’nın Türkiye ekonomisine etkilerini değerlendiriniz.
Harika bir soru! Bu soruyu cevaplamak için metindeki tabloları ve bilgileri bir dedektif gibi inceleyeceğiz. Adım adım gidelim ve sonuca ulaşalım.
Adım 1: Savunma Harcamalarındaki Değişimi İnceleyelim (Tablo 7.1)
Öncelikle ilk tablomuz olan “Bütçe Giderleri İçinde Savunma Harcamaları” tablosuna bir göz atalım. Bu tablo, devletin toplam harcamaları içinde orduya ve savunmaya ne kadar para ayırdığını yüzde olarak gösteriyor.
- 1938 yılında, yani savaş başlamadan hemen önce, bütçemizin %30,31‘i savunmaya gidiyormuş.
- Savaşın başladığı 1939 yılında bu oran birden %43,32‘ye fırlamış.
- Savaşın en şiddetli olduğu yıllarda, örneğin 1941‘de, bu oran %55,44‘e kadar çıkmış. Bu, devletin kazandığı her 100 liranın 55 lirasından fazlasını orduya harcadığı anlamına geliyor!
Peki bu ne anlama geliyor? Türkiye, savaşa girmemiş olsa da her an bir saldırı olabilir endişesiyle ordusunu güçlü tutmak istemiş. Bu yüzden de parasının çok büyük bir kısmını savunmaya ayırmak zorunda kalmış. Devletin parasını bu kadar çok askeri harcamalara yönlendirmesi demek; yollar, okullar, hastaneler ve fabrikalar gibi kalkınma yatırımlarına daha az para kalması demektir. Bu da ekonominin yavaşlamasına neden olan ilk önemli etkidir.
Adım 2: Dış Ticaretin Durumunu Analiz Edelim (Tablo 7.2)
Şimdi de ikinci tablomuz olan “Dış Ticaret Hacmi” tablosuna bakalım. Dış ticaret, bir ülkenin diğer ülkelere mal satması (ihracat) ve onlardan mal almasıdır (ithalat).
- 1938 yılında 144,9 milyon TL’lik ihracat, 149,8 milyon TL’lik ithalat yapmışız.
- 1940 yılına geldiğimizde ise ihracat 111,4 milyon TL’ye, ithalat ise çok daha ciddi bir düşüşle 68,9 milyon TL’ye gerilemiş.
Bunu nasıl yorumlamalıyız? Savaş nedeniyle deniz yolları ve kara yolları güvensizleşti, ülkeler kendi dertlerine düştü ve ticaret neredeyse durma noktasına geldi. Bu durum, Türkiye’nin hem yurt dışına ürün satmasını hem de yurt dışından ihtiyaç duyduğu makine gibi ürünleri almasını zorlaştırdı. Dış ticaretin azalması, fabrikaların üretimini ve ülkeye giren dövizi olumsuz etkilemiştir.
Adım 3: Tarımsal Üretimdeki Düşüşü Görelim
Tabloların hemen altındaki küçük bilgi kutucuğuna dikkat edelim. Orada çok önemli bir bilgi var:
Buğday üretimi 1939’da 4,2 milyon ton iken 1945’te 2,2 milyon tona düşmüştür.
Bu çok ciddi bir düşüş! Neredeyse yarı yarıya azalmış. Peki neden? Çünkü savaş tehlikesine karşı ülkedeki genç ve eli silah tutan erkek nüfusun büyük bir kısmı askere alınmıştı. Tarlaları ekip biçecek insan sayısı azalınca, doğal olarak üretim de düştü. Buğday gibi temel bir besin maddesinin üretiminin bu kadar azalması, ülkede kıtlık yaşanmasına ve metinde de bahsedildiği gibi ekmeğin karneyle (devletin verdiği sınırlı izin belgesi) dağıtılmasına yol açmıştır.
Sonuç ve Genel Değerlendirme
Tüm bu adımları birleştirdiğimizde şu sonuca varabiliriz:
Türkiye, İkinci Dünya Savaşı’na fiilen katılmamış olmasına rağmen, savaşın ekonomik sonuçlarından çok ağır bir şekilde etkilenmiştir.
- Savunma harcamalarının artması, ülkenin kalkınma için yapacağı yatırımları engellemiştir.
- Dış ticaretin zayıflaması, sanayiyi ve genel ekonomiyi olumsuz etkilemiştir.
- Tarımsal üretimin düşmesi, halkın temel gıda maddelerine ulaşmasını zorlaştırmış ve kıtlıklara neden olmuştur.
Devlet bu zorlu ekonomik şartlarla başa çıkabilmek için metinde de belirtilen Milli Korunma Kanunu ve Varlık Vergisi gibi çok sert ve olağanüstü tedbirler almak zorunda kalmıştır. Kısacası, savaşın dumanı ve ateşi sınırlarımızdan içeri girmese de, ekonomik ve sosyal etkileri tüm ülkede derinden hissedilmiştir.