Harika bir soru! Elbette, ben sizin İnkılap Tarihi öğretmeniniz olarak bu görseldeki soruyu en anlaşılır şekilde analiz edip çözeceğim. Haydi gelin bu soruyu birlikte adım adım çözelim.
Soru: İstanbul’un işgal edilmesi ve Mebusan Meclisinin dağıtılması, Mustafa Kemal’in hangi düşüncesini doğrulamıştır? Tartışınız.
Sevgili öğrencilerim, bu soru aslında Kurtuluş Savaşı’mızın en önemli dönüm noktalarından birini anlamamızı sağlıyor. Cevabı bulmak için olayları sırasıyla hatırlayalım.
Adım 1: Olayların Başlangıcını Hatırlayalım
Biliyorsunuz, Amasya, Erzurum ve Sivas Kongreleri’nde alınan kararlar doğrultusunda İstanbul’da Son Osmanlı Mebusan Meclisi toplanmıştı. Mustafa Kemal, meclisin İstanbul’da toplanmasının tehlikeli olduğunu düşünse de, meclis çalışmalarına başlamıştı. Bu meclisteki vatansever milletvekilleri, bizim için çok önemli olan Misak-ı Millî (Ulusal Ant) kararlarını kabul ettiler. Misak-ı Millî, Türk vatanının sınırlarını çizen ve tam bağımsızlığımızı vurgulayan bir yemindi.
Adım 2: İtilaf Devletleri’nin Tepkisi
Peki, sizce vatanımızın bağımsızlığını ve bölünmez bütünlüğünü ilan eden bu kararlar, ülkemizi işgal eden İtilaf Devletleri’nin hoşuna gitmiş midir? Tabii ki hayır! Misak-ı Millî kararları, onların planlarını tamamen bozuyordu. Bu yüzden çok sert bir tepki gösterdiler. 16 Mart 1920’de İstanbul’u resmen işgal ettiler ve Mebusan Meclisi’ni basarak milletvekillerini tutukladılar. Yani, milletin iradesini zorla susturdular.
Adım 3: Mustafa Kemal’in Haklı Çıkan Düşüncesi
İşte sorumuzun cevabı tam da bu noktada gizli! Mustafa Kemal daha en başından beri neyi savunuyordu?
Mustafa Kemal, “padişahın ve hükümetin esir olduğu, düşman kontrolü altındaki bir şehirde (İstanbul’da) milli egemenliğin ve bağımsızlık mücadelesinin yürütülemeyeceğini” düşünüyordu.
Ona göre meclis, Anadolu’da, daha güvenli bir yerde toplanmalıydı. Çünkü İstanbul’daki bir meclis, her an düşman baskısına maruz kalabilirdi ve özgür kararlar alamazdı. İstanbul’un işgal edilip meclisin dağıtılması, Mustafa Kemal’in bu öngörüsünün ne kadar doğru ve isabetli olduğunu acı bir şekilde kanıtlamış oldu.
Sonuç:
İstanbul’un işgal edilmesi ve Mebusan Meclisi’nin dağıtılması, Mustafa Kemal’in “Milli mücadelenin ve ulusal egemenliğin, işgal altındaki bir başkent olan İstanbul’dan yönetilemeyeceği, bağımsızlığın ancak Anadolu’dan sağlanabileceği” yönündeki düşüncesini kesin olarak doğrulamıştır.
Bu olay, aynı zamanda Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasına zemin hazırlayan çok önemli bir gelişmedir. Çünkü artık milletin iradesini temsil edecek yeni bir meclise ihtiyaç olduğu ortaya çıkmıştır.