8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Bir Yay Yayınları Sayfa 165
Merhaba sevgili gençler! Ben İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Bugün birlikte, gönderdiğiniz görseldeki soruları çözeceğiz. Bu konular, Kurtuluş Savaşı sonrası kurulan yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini anlamamız için çok önemli. Hazırsanız, haydi başlayalım!
5. Soru:
I. Halifeliğin Kaldırılması
II. Tevhid-i Tedrisat Kanunu
III. Erkân-ı Harbiye Vekâletinin Kaldırılması
IV. Şeriye ve Evkaf Vekâletinin KaldırılmasıYukarıda 3 Mart 1924 tarihli kanunlar verilmiştir. Aşağıdakilerden hangisi, bu kanunların çıkarılması ile sağlanan kazanımlardan biri değildir?
A) Devlet ve toplum hayatının laikleşmesi
B) Güçlü ve bağımsız bir ekonomik yapının oluşturulması
C) Askerî idarenin siyasetin dışına çıkarılması
D) Çağın gereklerine uygun ulusal bir eğitim anlayışının benimsenmesi
Çözüm:
Sevgili arkadaşlar, bu soru bizden 3 Mart 1924’te çıkarılan çok önemli dört kanunun sonuçlarını analiz etmemizi istiyor. Ama dikkat! Soru kökünde “biri değildir?” diyor. Yani bu kanunlarla ilgisi olmayan sonucu bulacağız.
Adım 1: Kanunları ve sonuçlarını hatırlayalım.
- Halifeliğin Kaldırılması ve Şeriye ve Evkaf Vekâletinin Kaldırılması: Bu iki inkılap, din ve devlet işlerini birbirinden ayırmayı amaçlayan en büyük adımlardandır. Yani doğrudan laikleşme ile ilgilidir. Bu durumda A seçeneği bu kanunların bir sonucudur.
- Tevhid-i Tedrisat Kanunu: Bu kanunla ülkemizdeki bütün okullar Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlandı. Böylece eğitimde birlik sağlandı, modern, milli ve laik bir eğitim sisteminin temeli atıldı. Yani çağın gereklerine uygun ulusal bir eğitim anlayışı benimsendi. Bu da D seçeneğini doğru bir kazanım yapar.
- Erkân-ı Harbiye Vekâletinin Kaldırılması: Bu kanunla ordu siyasetin dışına çıkarılmıştır. Genelkurmay Başkanlığı kurulmuş ve hükümetten ayrılarak ordunun siyasete karışması engellenmiştir. Bu da askerî idarenin siyasetin dışına çıkarılması anlamına gelir. Yani C seçeneği de doğru bir kazanımdır.
Adım 2: İlgisiz seçeneği bulalım.
Şimdi seçeneklere tekrar bakalım. A, C ve D seçeneklerindeki kazanımların yukarıdaki kanunlarla doğrudan ilgili olduğunu gördük. Peki ya B seçeneği?
B) Güçlü ve bağımsız bir ekonomik yapının oluşturulması: Bu amaçla yapılan inkılaplar arasında İzmir İktisat Kongresi, Kabotaj Kanunu, Teşvik-i Sanayi Kanunu gibi düzenlemeler vardır. 3 Mart 1924 kanunları ise daha çok siyasi, sosyal ve eğitim alanlarıyla ilgilidir, ekonomiyle doğrudan bir bağlantıları yoktur.
Sonuç olarak, bu kanunların kazanımları arasında ekonomiyle ilgili bir madde bulunmamaktadır.
Doğru Cevap: B
6. Soru:
Aşağıda verilenlerden hangisi, cumhuriyet yönetiminin Türk toplumuna kazandırdıkları arasında yer alır?
A) Egemenlik haklarının millete ait olması
B) Herkesin eşit miktarda vergi vermesi
C) Bağımsızlığın kazanılması
D) Milli gelirin artması
Çözüm:
Bu soruda cumhuriyetin ne anlama geldiğini ve bize en temel olarak neyi kazandırdığını düşünmeliyiz. Cumhuriyet, bir yönetim şeklidir.
Adım 1: Cumhuriyetin tanımını hatırlayalım.
Cumhuriyet, egemenliğin yani yönetme gücünün bir krala, padişaha veya bir zümreye değil, kayıtsız şartsız millete ait olduğu yönetim biçimidir. Halk, yöneticilerini belirli bir süre için seçimle iş başına getirir. Bu tanım bile aslında cevabı bize fısıldıyor, değil mi?
Adım 2: Seçenekleri değerlendirelim.
- A) Egemenlik haklarının millete ait olması: Bu, cumhuriyetin tanımının ta kendisidir! Yönetme gücü artık milletindir. Bu, cumhuriyetin en temel kazanımıdır.
- B) Herkesin eşit miktarda vergi vermesi: Modern devletlerde vergi adaleti vardır ama bu herkesin aynı miktarda vergi vermesi demek değildir. Genellikle gelire göre vergi alınır. Bu, cumhuriyetin temel bir kazanımı değildir.
- C) Bağımsızlığın kazanılması: Çok önemli bir nokta! Bağımsızlığımızı Kurtuluş Savaşı ile kazandık. Cumhuriyet ise bağımsızlığımızı kazandıktan sonra, 29 Ekim 1923’te ilan edildi. Yani bağımsızlık, cumhuriyetin bir sonucu değil, cumhuriyeti kurabilmemizin ön koşuludur.
- D) Milli gelirin artması: Milli gelirin artması ekonomik bir sonuçtur. Cumhuriyet yönetimi ekonomik kalkınmayı hedefler ama bu, cumhuriyetin tanımı veya temel siyasi kazanımı değildir.
Bu durumda, cumhuriyetin Türk toplumuna kazandırdığı en temel ve en önemli ilke, egemenliğin millete ait olmasıdır.
Doğru Cevap: A
7. Soru:
Aşağıda verilenlerden hangisinde, yapılan inkılap ve gerçekleşen değişimler amaçları ile doğru eşleştirilmiştir?
A) Yeni Türk Harflerinin Kabulü – Öğretim birliğinin sağlanması
B) Soyadı Kanunu – Herkesin istediği unvan ve lakapları kullanabilmesi
C) Türk Medeni Kanunu – Kişilerarası ilişkilerin çağdaş ve eşitlikçi olarak düzenlenmesi
D) Teşvik-i Sanayi Kanunu – Köylünün üzerindeki ekonomik yükün ortadan kaldırılması
Çözüm:
Bu soruda inkılaplar ve amaçları eşleştirilmiş. Bizden doğru olan eşleştirmeyi bulmamız isteniyor. Tek tek inceleyelim.
Adım 1: Eşleştirmeleri kontrol edelim.
- A) Yeni Türk Harflerinin Kabulü – Öğretim birliğinin sağlanması: Bu eşleştirme yanlış. Çünkü öğretim birliğini sağlayan kanun Tevhid-i Tedrisat Kanunu‘dur. Yeni Türk Harflerinin kabul edilmesinin temel amacı ise okuma yazmayı kolaylaştırarak okuryazarlık oranını artırmaktı.
- B) Soyadı Kanunu – Herkesin istediği unvan ve lakapları kullanabilmesi: Bu eşleştirme de yanlış. Hatta tam tersi! Soyadı Kanunu ile ağa, paşa, bey gibi ayrıcalık belirten unvan ve lakaplar yasaklanmış, herkesin bir soyadı alması zorunlu kılınarak toplumda eşitlik sağlanması amaçlanmıştır.
- C) Türk Medeni Kanunu – Kişilerarası ilişkilerin çağdaş ve eşitlikçi olarak düzenlenmesi: Bu eşleştirme doğru görünüyor. İsviçre’den alınan Medeni Kanun ile evlenme, boşanma, miras gibi konularda kadın-erkek eşitliği sağlanmış, resmi nikah zorunlu hale getirilmiş ve sosyal hayat laik ve modern kurallara göre düzenlenmiştir. Amaç tam olarak budur.
- D) Teşvik-i Sanayi Kanunu – Köylünün üzerindeki ekonomik yükün ortadan kaldırılması: Bu eşleştirme de yanlış. Köylünün üzerindeki en büyük ekonomik yük olan ve ürün üzerinden alınan Aşar Vergisi‘nin kaldırılması ile bu amaç gerçekleştirilmiştir. Teşvik-i Sanayi Kanunu ise özel girişimcileri sanayi yatırımı yapmaları için desteklemeyi amaçlayan bir kanundur.
Adım 2: Doğru cevabı belirleyelim.
İncelemelerimiz sonucunda, inkılap ve amacının doğru bir şekilde eşleştirildiği tek seçeneğin C olduğunu görüyoruz.
Doğru Cevap: C
8. Soru:
I. Türk Tarih Kurumunun kurulması
II. Türk Dil Kurumunun kurulması
III. Kabotaj Kanunu’nun kabulüYukarıda verilenlerden hangileri, toplumun millî kimlik kazanması amacıyla yapılan düzenlemelerdendir?
A) Yalnız I
B) I ve II
C) II ve III
D) I, II ve III
Çözüm:
Bu soruda “millî kimlik” kavramına odaklanmalıyız. Millî kimlik; bir milleti millet yapan ortak tarih, dil, kültür ve bağımsızlık gibi değerlerin bütünüdür. Şimdi öncülleri bu gözle değerlendirelim.
Adım 1: Öncülleri “millî kimlik” açısından inceleyelim.
- I. Türk Tarih Kurumunun kurulması: Bu kurum, Türk tarihini Osmanlı ve İslam tarihiyle sınırlı bir bakış açısından kurtarıp, çok daha eski kökenlerini bilimsel olarak araştırmayı amaçlamıştır. Kendi tarihimizi doğru bir şekilde öğrenmek ve öğretmek, millî bilinci ve kimliği güçlendiren en önemli unsurlardandır. Dolayısıyla bu, millî kimlikle doğrudan ilgilidir.
- II. Türk Dil Kurumunun kurulması: Dil, bir milletin en önemli ortak değeridir. Bu kurum, Türkçeyi yabancı dillerin etkisinden arındırmak, zenginleştirmek ve bir bilim ve kültür dili haline getirmek için kurulmuştur. Ortak ve zengin bir dil, millî kimliğin temel taşıdır. Bu da millî kimlikle doğrudan ilgilidir.
- III. Kabotaj Kanunu’nun kabulü: Kabotaj, bir devletin kendi karasularında ve limanlarında denizcilik faaliyetlerini kendi vatandaşlarına ve kendi bayrağını taşıyan gemilere vermesidir. Bu kanunla Türkiye, denizlerinde tam egemenlik sağlamıştır. Bu, ekonomik bağımsızlık yolunda atılmış çok önemli bir adımdır. Ekonomik bağımsızlık ise millî egemenliğin ve dolayısıyla millî kimliğin ayrılmaz bir parçasıdır. “Kendi denizlerimizin efendisi olmak” düşüncesi, millî kimliği ve gururu pekiştirir.
Adım 2: Bütüncül bir değerlendirme yapalım.
Gördüğümüz gibi, ilk ikisi kültürel alanda (tarih ve dil), üçüncüsü ise ekonomik alanda millî kimliğimizi ve egemenliğimizi güçlendirmeye yöneliktir. Atatürk’ün milliyetçilik anlayışı, kültürel ve ekonomik bağımsızlığı bir bütün olarak ele alır. Bu nedenle her üç düzenleme de toplumun millî kimlik kazanması amacına hizmet eder.
Doğru Cevap: D
Umarım açıklamalarım faydalı olmuştur. Unutmayın, bu inkılaplar bugün sahip olduğumuz modern ve bağımsız ülkenin harcını oluşturan çok değerli adımlardır. Anlamadığınız bir yer olursa çekinmeden sorun. Başarılar dilerim!