8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Bir Yay Yayınları Sayfa 43
Harika bir soru! Merhaba sevgili öğrencilerim, ben İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Şimdi hep birlikte bu görseldeki soruyu adım adım inceleyip çözeceğiz. Unutmayın, tarihi anlamak, olaylar arasındaki neden-sonuç ilişkisini kurmaktan geçer. Haydi başlayalım!
Soru Metni:
Wilson İlkeleri’ne göre Birinci Dünya Savaşı sonucunda savaşı kazanan ülkeler, savaşı kaybeden ülkelerden toprak almayacak ve Osmanlı İmparatorluğu’nda Türklerin çoğunlukta olduğu bölgeler Türklere bırakılacaktı. Ancak İtilaf Devletleri bu ilkelere rağmen Anadolu’yu işgal etti. İtilaf Devletleri bu işgali Mondros Ateşkes Antlaşması’nın hangi maddelerine dayandırmıştır? Sınıfta nedenleriyle tartışınız.
Çözüm:
Arkadaşlar, bu soruyu çözmek için önce durumu iyi anlamamız gerekiyor. Ortada bir çelişki var, değil mi? Bir yanda ABD Başkanı Wilson’ın “Kimse kimsenin toprağını almasın, her millet kendi geleceğini kendi belirlesin.” diyen ilkeleri var. Diğer yanda ise bu ilkelere “tamam” diyen ama aslında Anadolu’yu paylaşma planları yapan İtilaf Devletleri var. İşte bu planlarını yasal bir kılıfa uydurmak için Mondros Ateşkes Antlaşması’na bazı özel maddeler eklediler. Gelin bu maddeleri metinden bulalım.
Adım 1: Wilson İlkeleri ve İtilaf Devletleri’nin Amacı
Öncelikle şunu aklımızda tutalım: İtilaf Devletleri, Wilson İlkeleri’ne uymak niyetinde değildi. Onların asıl amacı Osmanlı Devleti’ni parçalamak ve topraklarını kendi aralarında paylaşmaktı. Ancak bunu açıkça söyleyemezlerdi. Bu yüzden Mondros Ateşkesi’ne, onlara işgal hakkı tanıyacak, ucu açık ve yoruma müsait maddeler koydurdular.
Adım 2: İşgallerin Hukuki Dayanağı Olan Maddeleri Bulalım
Metni dikkatlice okuduğumuzda iki maddenin öne çıktığını görüyoruz. Bu maddeler, İtilaf Devletleri’nin işgaller için kullandığı en önemli bahanelerdi:
-
7. Madde: Metinde “b. İtilaf Devletleri güvenliklerini tehdit eden herhangi bir durum hâlinde istedikleri bölgeleri işgal edebilecekler (7. Madde).” şeklinde geçiyor.
Bu madde çok tehlikeliydi çocuklar. Çünkü “güvenliklerini tehdit eden durum” ifadesi tamamen onların yorumuna açıktı. Örneğin, bir köyde çıkan küçük bir kavgayı bile “güvenliğimiz tehdit altında” diyerek bahane edip istedikleri herhangi bir stratejik noktayı (bir limanı, bir şehri, bir demir yolu hattını) işgal etme hakkını kendilerinde buldular. Kısacası bu madde, onlara tüm yurdu işgal etme imkânı veren bir joker kartı gibiydi. -
24. Madde: Metinde “c. Doğudaki altı ilde karışıklık çıkarsa İtilaf Devletleri bu bölgeleri de işgal edebilecekler (24. Madde).” şeklinde belirtilmiş.
Bu madde ise özellikle Doğu Anadolu için hazırlanmış bir plandı. Metnin altındaki ünlemli kutuda da belirtildiği gibi, bu altı il (Vilayat-ı Sitte) yani Sivas, Erzurum, Van, Bitlis, Diyarbakır ve Elazığ’da bir Ermeni devleti kurmayı amaçlıyorlardı. Bu maddeyle, bu illerde en ufak bir “karışıklık” çıkması durumunda (hatta bu karışıklığı kendileri bile çıkarabilirlerdi) bölgeyi işgal etme hakkını elde ettiler. Amaçları çok netti: Doğu Anadolu’yu bizden koparmak.
Adım 3: Diğer Destekleyici Maddeler
Bu iki ana maddenin yanı sıra, işgalleri kolaylaştıran başka maddeler de vardı. Örneğin:
- Osmanlı ordusunun terhis edilmesi ve silahlarına el konulması (Askerî Hükümler, a maddesi). Ordusuz ve silahsız kalan bir milletin işgale karşı koyması çok zordur.
- Tüm haberleşme araçlarının (telsiz, telgraf) İtilaf Devletleri’nin denetimine girmesi (Egemenlik Haklarını Kısıtlayan Hükümler, d maddesi). Bu sayede halkın işgallere karşı örgütlenmesi engellenmek istendi.
Sonuç:
Sevgili öğrencilerim, toparlayacak olursak;
İtilaf Devletleri, Wilson İlkeleri’ne aykırı olmasına rağmen Anadolu’yu işgal etmek için Mondros Ateşkes Antlaşması’nın özellikle 7. ve 24. maddelerini hukuki bir bahane olarak kullanmışlardır.
- 7. Madde ile yurdun herhangi bir stratejik noktasını,
- 24. Madde ile de Doğu Anadolu’daki altı ili (Vilayat-ı Sitte)
işgal etme hakkını kendilerince yasallaştırmışlardır. Bu maddeler, Mondros’un aslında bir ateşkes değil, bir teslimiyet ve işgal belgesi olduğunun en net kanıtlarıdır.