8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Bir Yay Yayınları Sayfa 164
Merhaba sevgili gençler! Ben İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Bugün birlikte gönderdiğiniz bu güzel soruları çözeceğiz. Unutmayın, önemli olan sadece doğru cevabı bulmak değil, aynı zamanda neden doğru olduğunu ve diğer şıkların neden yanlış olduğunu anlamaktır. Haydi başlayalım!
1. Soru:
I. TBMM’nin açılması
II. Saltanatın kaldırılması
III. Cumhuriyet’in ilanı
IV. Türk Dil Kurumunun kurulması
Yukarıda verilenlerden hangileri, ulusal egemenliğin gerçekleşmesine yönelik olan gelişmelerdendir?
A) I ve II
B) II ve III
C) III ve IV
D) I, II ve III
Çözüm:
Sevgili öğrencilerim, bu soruyu çözmek için önce “ulusal egemenlik” kavramının ne anlama geldiğini hatırlamamız gerekiyor. Ulusal egemenlik, yönetme gücünün, yani egemenliğin, bir kişiye veya bir aileye (padişah gibi) değil, doğrudan doğruya millete ait olması demektir. Şimdi bu gözle öncüllere bakalım.
Adım 1: I. TBMM’nin açılmasını inceleyelim. TBMM, yani Türkiye Büyük Millet Meclisi, milletin seçtiği temsilcilerden oluşur. Meclis’in açılmasıyla birlikte millet, kendi kendini yönetme hakkını ilk defa kullanmaya başlamıştır. Bu, ulusal egemenlik yolunda atılmış dev bir adımdır. Dolayısıyla bu kesinlikle doğru.
Adım 2: II. Saltanatın kaldırılmasına bakalım. Saltanat, yönetimin babadan oğula geçtiği, tek kişinin egemenliğine dayanan bir sistemdi. Saltanatın kaldırılmasıyla birlikte padişahın yönetme yetkisi elinden alınmış ve egemenliğin tek sahibinin millet olduğu resmen pekiştirilmiştir. Bu da ulusal egemenlik için çok önemli bir adımdır.
Adım 3: III. Cumhuriyet’in ilanını düşünelim. Cumhuriyet, halkın kendi kendini yönettiği bir yönetim şeklidir. Devlet başkanının halk tarafından seçildiği bu sistem, ulusal egemenliğin en belirgin ve en üst seviyedeki halidir. Dolayısıyla bu da ulusal egemenliği gerçekleştiren en temel adımdır.
Adım 4: IV. Türk Dil Kurumunun kurulmasını değerlendirelim. Türk Dil Kurumunun kurulması, dilimizi yabancı etkilerden korumak ve geliştirmek amacıyla yapılmış bir inkılaptır. Bu, ulusal kültür ve ulusal kimlik ile ilgilidir, ancak doğrudan yönetme gücü olan ulusal egemenlikle ilgili siyasi bir adım değildir.
Sonuç: Gördüğümüz gibi I, II ve III numaralı gelişmeler doğrudan ulusal egemenlikle ilgilidir. Bu yüzden doğru cevabımız D şıkkıdır.
Doğru Cevap: D) I, II ve III
2. Soru:
Aşağıda verilenlerden hangisi, Atatürk ilke ve inkılaplarını oluşturan temel esaslar arasında yer almaz?
A) Türk ulusunun bugün ve gelecekte tam bağımsız olarak huzur içinde yaşaması
B) Devletin ulus egemenliği esasına dayanılarak yönetilmesi
C) Toplumun aklın ve bilimin öncülüğünde çağdaş uygarlık düzeyinin de üzerine çıkartılması
D) Geleneksel yapının korunarak geçmiş dönemin anlayışının sürdürülmesi
Çözüm:
Bu soruda Atatürk ilke ve inkılaplarının temel hedeflerini, yani ana fikirlerini düşünmemiz gerekiyor. Şıkları tek tek inceleyelim ve hangisinin bu hedeflere uymadığını bulalım.
Adım 1: A şıkkına bakalım. “Tam bağımsızlık”, Atatürk’ün en çok önem verdiği konulardan biridir. Bu, hem siyasi hem de ekonomik olarak başka bir ülkeye bağlı olmamak demektir. Bu, temel esaslardan biridir.
Adım 2: B şıkkını inceleyelim. “Ulus egemenliği”, yönetme gücünün millete ait olmasıdır. Cumhuriyetçilik ilkesinin temelidir. Bu da en temel esaslardandır.
Adım 3: C şıkkını düşünelim. “Aklın ve bilimin öncülüğü” ve “çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkmak”, Atatürk’ün İnkılapçılık ve Laiklik ilkelerinin temelini oluşturur. Hedef, her zaman daha ileriye gitmektir. Bu da temel bir esastır.
Adım 4: D şıkkına dikkat edelim. “Geleneksel yapının korunarak geçmiş dönemin anlayışının sürdürülmesi” diyor. Atatürk inkılapları tam da bunun tersini hedefler! Amaç, eskiyen, çağın gerisinde kalmış kurumları ve anlayışları değiştirerek yerine modern, akılcı ve bilimsel olanları getirmektir. Yani bu ifade, inkılapların ruhuna tamamen terstir.
Sonuç: Atatürk ilke ve inkılaplarının temelinde “değişim”, “modernleşme” ve “ilerleme” vardır. D şıkkı ise “korumacılık” ve “geçmişe bağlı kalmayı” savunuyor. Bu nedenle aradığımız cevap D şıkkıdır.
Doğru Cevap: D) Geleneksel yapının korunarak geçmiş dönemin anlayışının sürdürülmesi
3. Soru:
“Siyasal, askerî başarılar ne denli büyük olurlarsa olsunlar ekonomik başarılarla taçlandırılmazlarsa sürekli olamaz, az zamanda sönerler. Bu nedenle en güçlü ve parlak zaferimizin de sağladığı ve daha sağlayabileceği yararlı sonuçları alabilmemiz için ekonomik egemenliğimizin sağlanması, güçlendirilip genişletilmesi gerekir.”
Buna göre aşağıdakilerden hangisi, Mustafa Kemal’in yukarıda verilen ifadesi doğrultusunda yaşanan gelişmelerdendir?
A) Medeni Kanun’un kabulü
B) Ankara’nın başkent oluşu
C) Cumhuriyetin ilanı
D) Limanların millileştirilmesi
Çözüm:
Sevgili gençler, bu soruda Mustafa Kemal Atatürk’ün harika bir sözü verilmiş. Önce bu sözü doğru anlamalıyız. Atatürk burada ne diyor? “Askeri zaferler kazansak bile, eğer ekonomik olarak güçlü ve bağımsız değilsek, bu zaferler kalıcı olmaz.” diyor. Yani vurgulanan anahtar kelime: EKONOMİ ve EKONOMİK BAĞIMSIZLIK.
Şimdi şıklarda bu vurguya uygun, yani ekonomi ile ilgili bir gelişme arayacağız.
Adım 1: A) Medeni Kanun’un kabulü, toplumsal hayatta kadın-erkek eşitliği gibi sosyal ve hukuki düzenlemeler getirmiştir. Bu, ekonomi ile doğrudan ilgili değildir.
Adım 2: B) Ankara’nın başkent oluşu, siyasi ve idari bir karardır. Milli Mücadele’nin merkezinin yeni devletin de merkezi olmasıdır. Ekonomi ile doğrudan bir ilgisi yoktur.
Adım 3: C) Cumhuriyetin ilanı, devletin yönetim şeklini belirleyen siyasi bir olaydır. Ulusal egemenlikle ilgilidir, ekonomiyle değil.
Adım 4: D) Limanların millileştirilmesi, yabancıların işlettiği limanların devlet kontrolüne alınması demektir. Limanlar bir ülkenin dış ticaretinin, yani ekonomisinin can damarlarıdır. Limanları millileştirmek, ekonomik egemenlik yolunda atılmış çok önemli bir adımdır. Atatürk’ün sözüyle birebir örtüşmektedir.
Sonuç: Atatürk’ün sözünde vurguladığı ekonomik bağımsızlık ilkesine en uygun gelişme, limanların millileştirilmesidir.
Doğru Cevap: D) Limanların millileştirilmesi
4. Soru:
Aşağıdakilerden hangisi, Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte gerçekleşen durumlar arasında yer alır?
A) Devlet başkanlığı makamının oluşturulması
B) Meclis hükümeti sistemine geçilmesi
C) Saltanatın kaldırılması
D) Egemenliğin millete ait olması
Çözüm:
Bu soruda bizden Cumhuriyet’in ilanının doğrudan bir sonucu olan gelişmeyi bulmamız isteniyor. Yani 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edilince ne oldu? Bunu düşüneceğiz.
Adım 1: A şıkkına bakalım. “Devlet başkanlığı makamının oluşturulması”. Cumhuriyet’ten önce bir “devlet başkanı” kimdir sorusu belirsizdi. Meclis Başkanı bu görevi üstleniyordu. Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte “Cumhurbaşkanlığı” makamı oluşturuldu ve ilk Cumhurbaşkanımız da Mustafa Kemal Atatürk oldu. Bu, Cumhuriyet’in ilanıyla doğrudan gelen bir yeniliktir.
Adım 2: B şıkkına bakalım. “Meclis hükümeti sistemine geçilmesi”. Tam tersi! Meclis Hükümeti Sistemi, TBMM’nin açılmasıyla başlamıştı. Bu sistemde bakanlar meclis içinden tek tek oylanarak seçildiği için hükümet kurmak zordu. Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte bu sistemden “Kabine Sistemi“ne geçildi. Yani bu şık yanlış.
Adım 3: C şıkkını inceleyelim. “Saltanatın kaldırılması”. Saltanat, 1 Kasım 1922’de, yani Cumhuriyet’in ilanından yaklaşık bir yıl önce kaldırılmıştı. Dolayısıyla bu, Cumhuriyet’in bir sonucu değil, ona giden yoldaki önemli bir adımdır.
Adım 4: D şıkkını düşünelim. “Egemenliğin millete ait olması”. Bu ilke, ilk olarak 23 Nisan 1920’de TBMM’nin açılmasıyla hayata geçirilmiştir. 1921 Anayasası’nda da “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” maddesiyle yer almıştır. Cumhuriyet, bu ilkenin üzerine kurulan yönetim şeklidir ama bu durum Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte ortaya çıkmamış, daha önce kabul edilmiştir.
Sonuç: Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte yaşanan en önemli ve doğrudan gelişme, devlet başkanlığı sorununu çözen Cumhurbaşkanlığı makamının oluşturulmasıdır.
Doğru Cevap: A) Devlet başkanlığı makamının oluşturulması
Umarım açıklamalarım faydalı olmuştur. Anlamadığınız bir yer olursa çekinmeden sorun. Başarılar dilerim!