8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Bir Yay Yayınları Sayfa 184
Merhaba sevgili öğrencim,
Harika bir konuyla ilgili bir sayfa göndermişsin. Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası, hem çok önemli hem de çok zevkli bir konudur. Hadi gel, bu sayfadaki metinleri ve kaynakları bir öğretmen gözüyle senin için adım adım analiz edelim ve ne anlama geldiklerini birlikte çözelim.
Hazırlık Çalışmaları
Atatürk Dönemi’nde uluslararası sorunların çözümünde ortaya konulan yaklaşımın temel özelliklerini araştırınız. Edindiğiniz bilgileri sınıfta arkadaşlarınızla paylaşınız.
Çözüm:
Aslında bu bölüm, bize sayfanın geri kalanını okurken nelere dikkat etmemiz gerektiğini söyleyen bir yol haritası gibi. Bizden, Atatürk’ün dış politikadaki temel ilkelerini bulmamızı istiyor. Metni ve kaynakları okuyarak bu ilkeleri bir bir ortaya çıkaracağız.
Adım 1: Ana Metni Anlamak
Öncelikle sayfadaki ana metne bir göz atalım. Metin bize Lozan Barış Antlaşması‘nın Türkiye için bir “dönüm noktası” olduğunu söylüyor. Neden mi? Çünkü bu antlaşmayla;
- Kapitülasyonlar (yabancı devletlere verilen ekonomik ayrıcalıklar) ve Düyûn-ı Umûmiye (Osmanlı borçlarını yöneten yabancıların idaresi) gibi bağımsızlığımızı kısıtlayan engellerden kurtulduk.
- Diğer dünya devletleriyle eşit şartlarda, tam bağımsız bir devlet olarak masaya oturduk.
- Metinde ayrıca, Lozan’da çözülemeyen Musul, Hatay ve Boğazlar gibi sorunların daha sonra Türkiye’nin lehine, yani yararına çözüldüğü belirtiliyor. Bu da izlenen dış politikanın ne kadar başarılı, gerçekçi ve akılcı olduğunu gösteriyor.
Metnin sonunda çok önemli bir ilkenin altı çizilmiş: mütekabiliyet (karşılıklılık). Bu, “bana nasıl davranırsan, ben de sana öyle davranırım” demektir. Yani uluslararası ilişkilerde eşitlik ve denge esastır.
Adım 2: 1. Kaynağı Analiz Etmek
1. Kaynak:
“Komşuları ile ve bütün devletlerle iyi geçinmek Türkiye siyasetinin esasıdır.”
Çözüm:
Bu cümle çok net ve güçlü bir mesaj veriyor, değil mi? Atatürk’ün dış politikasının temelinde kavga etmek, savaşmak değil; tam tersine barış içinde yaşamak olduğunu söylüyor. Bu ilke sana hemen şu ünlü sözü hatırlatmalı: “Yurtta sulh, cihanda sulh!” Yani, hem ülkemizde hem de dünyada barış istiyoruz. Bu, Türk dış politikasının barışçı karakterini gösteren en temel ilkedir.
Adım 3: 2. Kaynağı Analiz Etmek
2. Kaynak:
“Millî sınırlarımız içinde, her şeyden önce kendi kuvvetimize dayanıp varlığımızı koruyarak millet ve memleketin gerçek mutluluğu ve kalkınmasına çalışmak… Rastgele, bitmeyen emeller peşinde milleti uğraştırmamak, zarara uğratmamak… Medeni dünyadan, medeni ve insanca muameleyi ve karşılıklı dostluğu beklemektir.”
Çözüm:
Bu kaynak ise bize birden fazla ilkeyi bir arada sunuyor. Hadi bunları maddeler halinde çıkaralım:
- Tam Bağımsızlık ve Millî Güce Dayanma: “kendi kuvvetimize dayanıp varlığımızı koruyarak…” diyor. Yani başkalarının yardımına muhtaç olmadan, kendi ayaklarımızın üzerinde durmayı hedefliyoruz. Kararlarımızı kendimiz alırız.
- Gerçekçilik (Realizm): “Rastgele, bitmeyen emeller peşinde milleti uğraştırmamak…” ifadesi çok önemli. Bu, “hayal peşinde koşmayacağız, başka ülkelerin topraklarını ele geçirmek gibi maceracı politikalara girmeyeceğiz” demektir. Sadece kendi milli sınırlarımız içindeki refahımıza odaklanacağız.
- Akılcılık ve Barışçılık: Milletin mutluluğu ve kalkınması için çalışmak, onu gereksiz savaşlara sokmamak, akılcı bir politikanın ve barışçılığın göstergesidir.
- Mütekabiliyet (Karşılıklılık) ve Eşitlik: “…medeni ve insanca muameleyi ve karşılıklı dostluğu beklemektir.” diyor. Yani biz başka devletlere nasıl saygılı ve dostça yaklaşıyorsak, onlardan da aynı karşılığı bekleriz. Bu, devletlerarası eşitlik ilkesidir.
Sonuç ve Açıklama
Tüm bu adımları birleştirdiğimizde, “Hazırlık Çalışmaları” sorusunun cevabını artık rahatlıkla verebiliriz. Atatürk Dönemi Türk dış politikasının temel özellikleri şunlardır:
- Tam Bağımsızlık: Kararlarımızı yabancıların etkisi olmadan, kendimiz alırız.
- Barışçılık: Sorunları savaşla değil, diplomasi ve antlaşmalarla çözmeyi hedefleriz. (Yurtta sulh, cihanda sulh)
- Gerçekçilik (Realizm): Hayaller peşinde koşmaz, ulaşabileceğimiz hedefler belirleriz. Yayılmacı değiliz.
- Akılcılık: Duygularla değil, aklın ve bilimin yol göstericiliğinde hareket ederiz.
- Mütekabiliyet (Karşılıklılık): Devletlerarası ilişkilerde eşitlik esastır. Bize gösterilen tavra aynı şekilde karşılık veririz.
- Millî Güce Dayanma: Gücümüzü başkalarından değil, kendi milletimizden alırız.
Gördüğün gibi, bu ilkeler sayesinde genç Türkiye Cumhuriyeti, zorlu bir dönemde ayakta kalmayı ve uluslararası alanda saygın bir yer edinmeyi başarmıştır. Umarım bu açıklamalar konuyu daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Başarılar dilerim!