8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Bir Yay Yayınları Sayfa 47
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Ben 8. Sınıf İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Gönderdiğiniz görseldeki “Hazırlık Çalışmaları” bölümünde yer alan soruları sizin için analiz ettim. Gelin şimdi bu soruları, konuyu daha iyi anlamanız için adım adım birlikte çözelim.
***
Soru 1: “Kuva-yı Millîye ruhu” kavramının ne anlama geldiğini araştırınız.
Çözüm:
Sevgili gençler, bu soruyu cevaplamak için önce “Kuva-yı Millîye” ne demek, onu bir hatırlayalım. Metnimizde de geçtiği gibi, Osmanlı Devleti Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik ayrılınca Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandı. Bu antlaşmayla ordumuz terhis edildi, yani dağıtıldı. Vatanımız savunmasız kalmıştı ve düşmanlar yurdumuzu işgal etmeye başlamıştı. İşte tam bu umutsuz anda, halkımız kendi kendini savunmak için harekete geçti.
Hadi gelin “Kuva-yı Millîye ruhu” ne demekmiş, adımlar halinde inceleyelim:
Adım 1: Kuva-yı Millîye’nin Ortaya Çıkışı
Ordusu dağıtılmış, başkenti çaresiz kalmış bir millet düşünün. İşte bu milletin içindeki vatansever insanlar, subaylar, efeler, gençler, yani halkın ta kendisi, “Biz bu işgallere sessiz kalamayız!” diyerek kendi bölgelerini korumak için silahlı direniş grupları kurdular. Bu gruplara Kuva-yı Millîye, yani “Milli Kuvvetler” diyoruz. Onlar düzenli bir ordu değildi; tamamen halkın kendi imkanlarıyla oluşturduğu birliklerdi.
Adım 2: “Ruh” Ne Demektir?
Buradaki “ruh” kelimesi, bir insanın içindeki görünmez bir varlık değil, o dönemdeki insanların ortak düşüncesini, inancını, heyecanını ve kararlılığını ifade eder. Yani bir nevi ortak bir bilinç, bir takım ruhu gibi düşünebilirsiniz.
Adım 3: İkisini Birleştirelim: Kuva-yı Millîye Ruhu
İşte bu iki kavramı birleştirdiğimizde “Kuva-yı Millîye ruhu” ortaya çıkıyor. Bu ruh;
- Vatanın işgal edilmesine karşı boyun eğmeme ruhudur.
- Bağımsızlık ve özgürlük aşkıdır.
- Milletin kendi kaderini kendi eline alma cesaretidir.
- “Ya istiklal ya ölüm!” parolasının ilk adımıdır.
- Bölgesel direnişlerden, topyekûn bir Milli Mücadele‘ye giden yoldaki en temel duygudur.
Kısacası, Kuva-yı Millîye ruhu; işgaller karşısında milletimizin gösterdiği o büyük direniş azmi ve bağımsızlık inancıdır. Bu ruh olmasaydı, Kurtuluş Savaşı’nı başlatmak ve zafere ulaşmak çok daha zor olurdu.
***
Soru 2: Millî Mücadele Dönemi’nde kurulan cemiyetlerin kuruluş amaçları nelerdir? Araştırınız.
Çözüm:
Arkadaşlar, Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra ortaya çıkan karışık ortamda insanlar bir araya gelerek çeşitli “cemiyetler” yani dernekler kurdular. Ancak bu cemiyetlerin hepsi aynı amaçla kurulmamıştı. Gelin bunları iki ana başlıkta inceleyerek amaçlarını daha iyi anlayalım.
Adım 1: Yararlı Cemiyetler (Milli Cemiyetler)
Bu cemiyetler, adından da anlaşılacağı gibi vatanın kurtuluşu için çalışan, Milli Mücadele’yi destekleyen gruplardı. Metnimizde de “Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri” olarak geçiyor. Peki amaçları neydi?
- Kendi bölgelerinin düşman tarafından işgal edilmesini önlemek. Örneğin, Trakya-Paşaeli Cemiyeti Trakya’yı, Vilayat-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Doğu Anadolu’yu savunmayı amaçlıyordu.
- İşgallere karşı halkı bilinçlendirmek için mitingler, protestolar düzenlemek.
- Basın ve yayın yoluyla (gazeteler, bildiriler) işgallerin haksızlığını hem kendi halkımıza hem de dünyaya duyurmak.
- Bölgedeki direnişçilere, yani Kuva-yı Millîye‘ye silah ve malzeme desteği sağlamak.
- Temel amaçları; Türk vatanının bütünlüğünü ve milletin bağımsızlığını korumaktı.
Adım 2: Zararlı Cemiyetler (Milli Varlığa Düşman Cemiyetler)
Ne yazık ki o dönemde herkes aynı vatansever duygularla hareket etmiyordu. Bazı cemiyetler ise milli birliğimize ve bağımsızlığımıza zarar veren amaçlar taşıyordu. Bunları da kendi içinde gruplandırabiliriz:
- Manda ve Himaye İsteyenler: Bazı gruplar, tek başımıza kurtuluşun mümkün olmadığına inanarak İngiliz veya Amerikan mandasını (korumasını) istiyorlardı. Örneğin; İngiliz Muhipleri Cemiyeti, Wilson Prensipleri Cemiyeti.
- Azınlıkların Kurduğu Cemiyetler: Osmanlı topraklarında yaşayan bazı azınlıklar (Rumlar, Ermeniler), bu karışık ortamdan faydalanarak kendi bağımsız devletlerini kurmak istiyorlardı. Örneğin; Mavri Mira, Pontus Rum, Hınçak ve Taşnak Cemiyetleri. Metinde de Kuva-yı Millîye’nin “Ermeni ve Rum çetelerine karşı halkı koruduğu” belirtiliyor.
- Saltanat ve Hilafet Yanlıları: Bazıları ise kurtuluşun ancak padişahın ve halifenin emirlerine sıkı sıkıya bağlı kalmakla mümkün olacağını düşünüyor, Milli Mücadele hareketine karşı çıkıyorlardı.
Sonuç olarak, Millî Mücadele Dönemi’nde kurulan cemiyetlerin kuruluş amaçları çok çeşitliydi. Bir yanda vatanı kurtarmak için canla başla çalışan Milli Cemiyetler varken, diğer yanda kişisel çıkarları veya farklı ideolojileri uğruna milli birliğe zarar veren Zararlı Cemiyetler bulunuyordu. Kurtuluş Savaşı, sadece dışarıdaki düşmana karşı değil, aynı zamanda içerideki bu zararlı düşüncelere karşı da verilmiş büyük bir mücadeledir.
Umarım açıklamalarım konuyu daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Derslerinize iyi çalışmayı unutmayın!