8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Bir Yay Yayınları Sayfa 127
Merhaba sevgili öğrencilerim!
Ben İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Kitabımızdaki “Hukuk Alanında Meydana Gelen Gelişmeler” konusuyla ilgili soruları birlikte inceleyip çözeceğiz. Unutmayın, hukuk bir toplumun temel direğidir ve Atatürk’ün bu alanda yaptığı yenilikler, modern Türkiye’nin temelini oluşturur. Haydi, şimdi sorulara geçelim!
Soru 1: Hazırlık Çalışmaları
Hukuksal alanda yapılan yenilikleri araştırınız. Bu alanda yapılan yenilikler Türk aile yapısı ve kadının toplum içindeki yerini nasıl etkilemiştir? Sınıfta tartışınız.
Çözüm:
Arkadaşlar, bu soru bizden bir araştırma yapmamızı ve sonra öğrendiklerimizi sınıfta arkadaşlarımızla paylaşmamızı istiyor. Bu tür sorular, konuyu daha derinlemesine anlamamızı sağlar. Gelin bu soruyu cevaplamak için hangi adımları izlememiz gerektiğine bakalım.
Adım 1: Araştırmanın Anahtar Noktasını Belirleyelim
Bu sorunun kilit noktası, hukuk alanındaki yeniliklerin Türk aile yapısı ve kadının toplumdaki yeri üzerindeki etkisidir. Bu yüzden araştırmamızı özellikle 17 Şubat 1926’da kabul edilen Türk Medeni Kanunu üzerinde yoğunlaştırmalıyız. Çünkü bu kanun, doğrudan aile ve toplum hayatını düzenleyen en önemli yeniliktir.
Adım 2: Yeniliklerin Etkilerini Maddeleyelim
Medeni Kanun’un getirdiği yenilikler ve bunların etkilerini şöyle sıralayabiliriz:
- Resmî Nikâh Zorunluluğu: Evliliğin devlet kontrolüne alınması sağlandı. Bu sayede kurulan aile birliği, yasal bir güvenceye kavuştu. Kadınların ve çocukların hakları koruma altına alındı.
- Tek Eşle Evlilik (Monogami): Osmanlı dönemindeki çok eşlilik (poligami) uygulamasına son verildi. Bu, modern ve eşitlikçi aile yapısının temelini attı.
- Kadınlara Boşanma Hakkı: Boşanma hakkı sadece erkeğe aitken, Medeni Kanun ile kadınlara da boşanma davası açma hakkı tanındı. Bu, aile içinde kadın-erkek eşitliği yolunda atılmış dev bir adımdı.
- Miras ve Şahitlikte Eşitlik: Kadınlar ve erkekler arasında mirastan pay alma ve mahkemede şahitlik yapma konularında tam bir eşitlik sağlandı. Eskiden kadınların mirastaki payı ve şahitliği daha az değerli kabul ediliyordu.
- Kadınlara Meslek Seçme Özgürlüğü: Kadınların istedikleri mesleğe girebilmelerinin önü açıldı. Bu da onların ekonomik hayata katılımını ve özgürleşmesini sağladı.
Sonuç: Kısacası, hukuk alanında yapılan bu yenilikler sayesinde Türk aile yapısı daha modern, laik ve eşitlikçi bir temele oturtulmuştur. Kadınlar, toplumsal ve ekonomik hayatta erkeğin bir adım gerisinde değil, tam yanında yer alan eşit bir birey konumuna yükselmiştir.
Soru 2: Mustafa Kemal’in yukarıdaki sözlerine göre hukuk sistemi hangi özellikleri taşımalıdır?
Çözüm:
Bu soruyu cevaplamak için öncelikle Mustafa Kemal Atatürk’ün 15. Kaynak’ta verilen sözlerini dikkatlice analiz etmemiz gerekiyor. Haydi o güzel sözleri bir daha okuyalım:
“Hükûmet, memlekette kanunu hâkim kılmak ve adaleti hüsnü tevzi etmekle (iyi dağıtmakla) yükümlüdür. Bu itibarla adliye işi pek mühimdir. Adli siyasetimizde izlenecek gaye, evvela halkı yormaksızın süratle, isabetle, emniyetle adaleti tevzi etmektir. İkinci olarak toplumumuzun bütün dünya ile teması tabii ve zaruridir. Bunun için adalet seviyemizi bütün medeni toplumların adalet seviyesi derecesinde bulundurmak mecburiyetindeyiz. Bu hususları tatmin için mevcut kanun ve usullerimizi bu görüşle iyileştirmekte, canlandırmakta ve yenilemekteyiz ve buna devam edeceğiz.”
Şimdi bu sözlerden ideal bir hukuk sisteminin sahip olması gereken özellikleri adım adım çıkaralım.
Adım 1: Atatürk’ün Sözlerini Cümle Cümle İnceleyelim
- “Hükûmet, memlekette kanunu hâkim kılmak ve adaleti hüsnü tevzi etmekle… yükümlüdür.”
Buradan anlıyoruz ki hukuk sisteminin temeli hukukun üstünlüğü olmalıdır. Yani kanunlar herkesten üstün olmalı ve adalet herkese eşit ve adil bir şekilde dağıtılmalıdır. - “…halkı yormaksızın süratle, isabetle, emniyetle adaleti tevzi etmektir.”
Bu cümleden adaletin hızlı, doğru (isabetli) ve güvenilir olması gerektiğini anlıyoruz. “Adaletin gecikmesi, adaletsizliktir” sözünü hatırlayalım. - “…adalet seviyemizi bütün medeni toplumların adalet seviyesi derecesinde bulundurmak mecburiyetindeyiz.”
Bu ifade, hukuk sistemimizin çağdaş, yani zamanın koşullarına uygun ve evrensel hukuk ilkelerini benimsemiş olması gerektiğini vurguluyor. Diğer modern ülkelerden geri kalmamalıyız. - “…mevcut kanun ve usullerimizi bu görüşle iyileştirmekte, canlandırmakta ve yenilemekteyiz…”
Buradan da hukuk sisteminin durağan olmaması, sürekli olarak kendini yenilemesi, gelişime açık ve dinamik olması gerektiğini çıkarıyoruz.
Adım 2: Özellikleri Listeleyelim
Tüm bu analizlerden sonra, Atatürk’e göre bir hukuk sisteminin taşıması gereken özellikleri şöyle sıralayabiliriz:
- Hukukun Üstünlüğüne Dayanmalı: Kanunlar herkes için bağlayıcı olmalıdır.
- Eşitlikçi ve Adil Olmalı: Adalet herkese eşit ve adil bir şekilde dağıtılmalıdır.
- Hızlı, Güvenilir ve Doğru Olmalı: Davalar süratle sonuçlanmalı ve kararlar isabetli olmalıdır.
- Çağdaş ve Evrensel Olmalı: Gelişmiş ülkelerin hukuk seviyesinde olmalıdır.
- Gelişime Açık (Dinamik) Olmalı: Zamanın ihtiyaçlarına göre sürekli kendini yenileyebilmelidir.
Umarım bu açıklamalar konuyu daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Unutmayın, tarihi sadece ezberlemek değil, onu anlamak ve ondan ders çıkarmak önemlidir. Bir sonraki dersimizde görüşmek üzere, kendinize iyi bakın!