8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Bir Yay Yayınları Sayfa 34
Harika bir görev! Merhaba sevgili öğrencilerim, ben 8. sınıf İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Şimdi hep birlikte kitabımızdaki bu sayfayı ve soruları inceleyip, o dönemin şartlarını daha iyi anlamaya çalışalım. Gönderdiğin görseldeki metinleri ve soruları dikkatlice okudum. Gelin şimdi adım adım bu soruları çözelim.
Soru 1: Osmanlı Devleti’nin dostu olarak görünen Almanya’nın bu tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Açıklayınız.
Harika bir soru! Bu soruyu cevaplamak için önce metinde ne anlatıldığına bir bakalım. Metinde, Osmanlı Devleti’nin Eylül 1914’te kapitülasyonları tek taraflı olarak kaldırdığı yazıyor. İtilaf Devletleri buna zaten tepki göstermiş. Ama ilginç olan, müttefikimiz yani dostumuz olması gereken Almanya ve Avusturya-Macaristan’ın da bu karara uzun süre karşı çıkması. İşte soru tam da bu noktayı anlamamızı istiyor.
Gelin adım adım değerlendirelim:
Adım 1: Kapitülasyonların Ne Olduğunu Hatırlayalım
Kapitülasyonlar, Osmanlı Devleti’nin yabancı devletlere verdiği ekonomik, hukuki ve ticari ayrıcalıklardı. Bu ayrıcalıklar yüzünden Osmanlı ekonomik olarak bağımsızlığını kaybetmişti, kendi topraklarında yabancı tüccarlar çok daha avantajlı durumdaydı. Bu durum devletin belini büküyordu. Osmanlı yönetimi de bu yükten kurtulmak için kapitülasyonları kaldırdığını ilan etti. Bu, tam bağımsızlık yolunda atılmış çok önemli bir adımdı.
Adım 2: Almanya’nın “Dost” Gibi Görünmesinin Nedenleri
Almanya, Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı’yı kendi yanında istiyordu. Neden mi? Çünkü yeni cepheler açarak kendi savaş yükünü hafifletmek, Osmanlı’nın jeopolitik konumundan (boğazlar, Süveyş Kanalı’na yakınlık) ve halifenin dini gücünden faydalanmak istiyordu. Bu yüzden Osmanlı’ya yakın davranıyor, bir “dost” gibi görünüyordu.
Adım 3: Almanya’nın Gerçek Yüzü: Çıkar İlişkisi
Peki, madem Almanya dostumuzdu, neden bizim bağımsızlığımız için attığımız bu önemli adıma, yani kapitülasyonları kaldırmamıza karşı çıktı? Çünkü kapitülasyonlardan faydalanan devletlerden biri de Almanya’nın kendisiydi! Alman tüccarlar ve şirketler de bu ayrıcalıkları kullanarak Osmanlı topraklarında rahatça ticaret yapıyor ve para kazanıyordu. Kapitülasyonların kalkması onların da çıkarlarına tersti.
Sonuç ve Değerlendirme
Bu durum bize devletlerarası ilişkilerde “ebedi dostluklar veya düşmanlıklar olmadığını, sadece ebedi çıkarlar olduğunu” çok net bir şekilde gösterir. Almanya, Osmanlı Devleti’ni askeri olarak yanında istediği için dost gibi davransa da, iş kendi ekonomik çıkarlarına gelince Osmanlı’nın bağımsızlık hamlesine karşı çıkmıştır. Yani Almanya’nın bu tutumu, Osmanlı ile olan ilişkisinin samimi bir dostluğa değil, tamamen kendi milli çıkarlarına dayandığını kanıtlamaktadır. Bu olay, Osmanlı yöneticilerinin de devletlerarası ilişkilerde ne kadar dikkatli olması gerektiğini gösteren acı bir derstir.
Soru 2: Osmanlı Devleti’nin İttifak Devletleri’nin yanında Birinci Dünya Savaşı’na girmesiyle İtilaf Devletleri savaşın sonunda uygulanmak üzere Osmanlı topraklarını paylaşmak için gizli antlaşmalar yaptılar.
Sevgili gençler, bu ikinci kutucuk aslında bir soru değil, bir bilgi notu ve önemli bir uyarıdır. Bize çok kritik bir şey anlatıyor. Gelin bunu da yorumlayalım.
Adım 1: Bilgi Notunu Anlayalım
Metinde anlatılan Goeben (Yavuz) ve Breslau (Midilli) gemileri olayından sonra Osmanlı Devleti, Rus limanlarını bombalayarak resmen savaşa girmişti. İşte bu bilgi notu, bu olayın sonucunu bize söylüyor. Diyor ki: “Osmanlı savaşa girince, düşmanları olan İtilaf Devletleri (İngiltere, Fransa, Rusya) hemen kendi aralarında toplandılar ve ‘Savaşı kazanırsak Osmanlı topraklarını nasıl paylaşırız?’ diye planlar yapmaya başladılar.” Bu planlara da “gizli antlaşmalar” diyoruz.
Adım 2: Bu Bilginin Önemi Nedir?
Bu durum, İtilaf Devletleri’nin asıl amacının ne olduğunu gözler önüne seriyor. Onların derdi sadece savaşı kazanmak değil, aynı zamanda zayıflamış olan Osmanlı İmparatorluğu’nu tamamen parçalayıp topraklarını ele geçirmekti. Bu, onların emperyalist, yani sömürgeci hedeflerini açıkça ortaya koymaktadır.
Sonuç ve Değerlendirme
Kısacası, Osmanlı Devleti savaşa girer girmez, İtilaf Devletleri daha savaş bitmeden zafer sonrasında “pastadan kim ne kadar pay alacak” onun hesabını yapmaya başlamışlardır. Bu da bize, Kurtuluş Savaşı’nı neden yapmak zorunda kalacağımızın ilk sinyallerini vermektedir. Çünkü düşmanın niyeti, vatanımızı işgal ve taksim etmekti (paylaşmaktı).
Umarım açıklamalarım faydalı olmuştur. Unutmayın, tarih sadece geçmişi öğrenmek değil, aynı zamanda bugünü ve devletlerin birbirleriyle olan ilişkilerini anlamaktır. Başarılar dilerim!