8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Bir Yay Yayınları Sayfa 119
Harika bir çalışma konusu! Merhaba sevgili öğrencilerim, ben İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Şimdi hep birlikte kitabımızdaki bu önemli konuyu, yani saltanatın kaldırılmasına giden süreci ve temelindeki fikirleri adım adım inceleyeceğiz. Gönderdiğin görseldeki hazırlık çalışması sorusunu ve metinleri analiz edip, konuyu tam olarak anlamanı sağlayacağım.
Hazırlık Çalışmaları Sorusu:
Tek kişi egemenliğine dayalı yönetim ile millî egemenliğe dayalı yönetim anlayışlarını araştırınız. Bu yönetim anlayışlarını karşılaştırarak sınıfta tartışınız.
Haydi gelin, bu iki temel yönetim anlayışını ve aralarındaki farkları, dersimizdeki metinden de faydalanarak güzelce öğrenelim.
Adım 1: Tek Kişi Egemenliği Nedir?
Sevgili gençler, tek kişi egemenliği, adından da anlaşılabileceği gibi, yönetme gücünün, yani egemenliğin, tek bir kişinin elinde toplanmasıdır. Bu sistemde devletin başında bir kral, imparator veya bizdeki gibi bir padişah bulunur. Bu gücü nasıl elde eder? Genellikle babadan oğula geçen bir sistemle, yani soyla, kan bağıyla. Padişah, ülkeyi yönetirken kararları tek başına alır ve halka karşı sorumlu değildir. Halk bu sistemde bir “vatandaş” değil, padişahın yönettiği bir “tebaa” yani kul olarak görülür. Osmanlı Devleti’nin yönetim şekli olan Saltanat, tek kişi egemenliğinin en güzel örneklerinden biridir.
Adım 2: Millî Egemenlik Nedir?
Millî egemenlik ise tam tersine, yönetme gücünün, yani egemenliğin, kayıtsız şartsız millete ait olması demektir. Peki millet bu gücü nasıl kullanır? Elbette doğrudan kullanamaz. Millet, kendi adına karar vermeleri için belirli sürelerle temsilciler seçer. Bu temsilciler de meclisi oluşturur. İşte 23 Nisan 1920’de Ankara’da açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), millî egemenlik ilkesinin en somut adımıdır. Bu sistemde yöneticiler güçlerini halktan, yani seçimlerden alır ve halka karşı sorumludurlar. Halk artık “tebaa” değil, hakları ve sorumlulukları olan birer “vatandaş”tır.
Adım 3: Bu İki Yönetim Anlayışını Karşılaştıralım
Şimdi bu iki anlayış arasındaki temel farkları daha net görelim:
- Egemenliğin Kaynağı: Tek kişi egemenliğinde güç padişahın şahsına aittir. Millî egemenlikte ise güç millete aittir.
- Yönetime Geliş Şekli: Tek kişi egemenliğinde yönetici kan bağıyla (veraset) başa gelir. Millî egemenlikte ise yöneticiler seçimle iş başına gelir.
- Sorumluluk: Tek kişi egemenliğinde padişah halka karşı sorumlu değildir. Millî egemenlikte ise yöneticiler kendilerini seçen millete karşı sorumludur.
- Halkın Konumu: Tek kişi egemenliğinde halk “tebaa” (kul) olarak görülür. Millî egemenlikte ise halk “vatandaş” olarak eşit haklara sahiptir.
Adım 4: Metindeki Bilgilerle Konuyu Pekiştirelim
Gelelim kitabımızdaki metne… Metinde ne diyor? Kurtuluş Savaşı kazanıldıktan sonra İtilaf Devletleri, Lozan’daki barış görüşmelerine hem TBMM Hükümeti’ni hem de İstanbul’daki Osmanlı Hükümeti’ni birlikte çağırıyorlar. Neden? Çünkü amaçları iki hükümet arasında ikilik çıkarmak ve Türk tarafını zayıflatmaktı.
İşte bu olay, millî egemenliği temsil eden TBMM için bardağı taşıran son damla oldu. Artık ülkede iki başlı bir yönetim olamazdı. Egemenlik ya padişahın olacaktı ya da milletin! Mustafa Kemal ve arkadaşları, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu göstermek için tarihi bir adım attılar.
1 Kasım 1922‘de TBMM, çıkardığı bir kanunla saltanatı kaldırdı. Bu, tek kişi egemenliğinin resmen sona erdiği ve millî egemenliğin önündeki en büyük engelin kaldırıldığı anlamına geliyordu. Metindeki 5. Kaynak’ta yer alan TBMM kararının ilk maddesi de bunu çok net açıklıyor: “Anayasa ile Türkiye halkı ulusal egemenliğe dayanmayan hiçbir güç ve kurulu tanımamaya karar verdiği için…”
Gördüğünüz gibi, saltanatın kaldırılması sadece bir olayı bitirmek değil, aynı zamanda yeni bir yönetim anlayışının, yani millî egemenliğin kesin zaferini ilan etmektir. Bu olay, daha sonra kurulacak olan Türkiye Cumhuriyeti’nin de en önemli adımlarından biridir.
Umarım konu şimdi çok daha netleşmiştir. Unutmayın, bu iki kavram arasındaki farkı anlamak, Cumhuriyetimizin temel değerlerini anlamak demektir. Başka sorularınız olursa çekinmeden sorun!