8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Bir Yay Yayınları Sayfa 190
Merhaba sevgili gençler! Ben 8. Sınıf İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Gönderdiğiniz bu güzel değerlendirme etkinliğini gelin birlikte, adım adım çözelim. Amacımız sadece doğru cevabı bulmak değil, aynı zamanda konuları da güzelce pekiştirmek. Hazırsanız, başlayalım!
A. Aşağıdaki cümlelerdeki boşlukları kutudan seçeceğiniz uygun sözcüklerle doldurunuz.
1. Türkiye ……………………………… ile sömürge olmaktan kurtulmuş, İtilaf Devletleri başta olmak üzere dünya devletleri ile eşit siyasal ve hukuksal ilişkiler kurma imkânına kavuşmuştur.
Çözüm:
Adım 1: Sevgili arkadaşlar, bu cümlede Kurtuluş Savaşımızın sonunda imzalanan ve yeni Türkiye’nin bağımsızlığını, egemenliğini tüm dünyaya kabul ettiren antlaşma soruluyor. Bu antlaşma, bizim için bir nevi “tapu senedi” gibidir.
Adım 2: Bu özelliklere sahip olan antlaşma, kutudaki kelimelerden de anlayacağımız üzere Lozan Antlaşması‘dır. Bu antlaşma ile askeri zaferimizi siyasi bir zaferle taçlandırmış olduk.
Sonuç: Boşluğa Lozan Antlaşması gelmelidir.
2. 1937’de Tahran’da Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında ……………………………… adı verilen bir dostluk antlaşması imzalandı.
Çözüm:
Adım 1: Bu soruda Türkiye’nin doğu sınırlarını güvence altına almak için komşularıyla yaptığı bir ittifak soruluyor. Cümlede sayılan ülkelere dikkat edelim: Türkiye, İran, Irak ve Afganistan. Bu ülkeler doğu komşularımız ve yakın coğrafyamızda yer alıyor.
Adım 2: Doğu sınırlarımızı korumak ve bölgede bir barış ortamı yaratmak amacıyla imzalanan bu paktın adı Sadabat Paktı‘dır.
Sonuç: Boşluğa Sadabat Paktı gelmelidir.
3. Lozan’ın pürüzlü bıraktığı ve jeopolitik öneme sahip Boğazlar, ……………………………… ile tamamen Türk egemenliğine geçmiştir.
Çözüm:
Adım 1: Hatırlarsanız Lozan Antlaşması’nda Boğazlar, başkanı Türk olan uluslararası bir komisyon tarafından yönetilecekti. Bu durum, tam bağımsızlığımıza aykırıydı. Türkiye, değişen dünya koşullarını (özellikle İtalya ve Almanya’nın saldırgan politikalarını) fırsat bilerek bu konuyu tekrar gündeme getirdi.
Adım 2: Yaptığımız barışçıl diplomatik girişimler sonucunda 1936 yılında imzalanan Montreux (Montrö) Boğazlar Sözleşmesi ile Boğazların tüm yönetimi ve savunması tamamen Türkiye’ye bırakıldı.
Sonuç: Boşluğa Montreux (Montrö) Boğazlar Sözleşmesi gelmelidir.
4. Türkiye 1929’da savaşın ulusal politika aracı olarak kullanılmasını yasaklayan ………………………………’na katıldı.
Çözüm:
Adım 1: Bu soruda Türkiye’nin dünya barışına katkı sağlamak amacıyla katıldığı uluslararası bir antlaşma soruluyor. Bu paktın amacı, anlaşmazlıkların çözümünde savaşın bir araç olarak kullanılmasını engellemekti.
Adım 2: Türkiye, “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” ilkesi gereği dünya barışını desteklemiş ve bu amaçla 1929’da Briand-Kellogg Paktı‘na katılmıştır.
Sonuç: Boşluğa Briand-Kellogg Paktı gelmelidir.
5. Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya sınırlarını güvenceye almak için 9 Şubat 1934’te bir savunma antlaşması olan ………………………………’nı imzaladı.
Çözüm:
Adım 1: Tıpkı doğu sınırımızı Sadabat Paktı ile güvenceye aldığımız gibi, batı sınırımızı da güvenceye almak istiyorduk. Özellikle İtalya ve Almanya’nın yayılmacı politikaları Balkanlar’da bir tedirginliğe yol açmıştı.
Adım 2: Bu tehditlere karşı Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya bir araya gelerek Balkan Antantı‘nı imzalamış ve karşılıklı olarak sınırlarını güvence altına almışlardır.
Sonuç: Boşluğa Balkan Antantı gelmelidir.
6. TBMM 7 Temmuz 1939’da düzenlediği bir yasa ile ………………………………’ın Türkiye’nin bir ili olduğunu kabul etti.
Çözüm:
Adım 1: Bu soruda Misak-ı Millî sınırlarımız içinde olup Lozan’da çözülemeyen bir meseleden bahsediliyor. Atatürk’ün “benim şahsi meselem” dediği ve anavatana katılması için büyük diplomatik çaba harcadığı yer soruluyor.
Adım 2: Önce bağımsız bir devlet olan bu yer, daha sonra kendi meclisinin aldığı kararla anavatan Türkiye’ye katılmıştır. Bu güzide ilimiz tabii ki Hatay‘dır.
Sonuç: Boşluğa Hatay gelmelidir.
B. Aşağıdaki ifadeleri dikkatlice okuyunuz. Doğru ifadelerin sonuna “D” harfi, yanlış ifadelerin sonuna “Y” harfi getiriniz.
1. Komşuları ile ve bütün devletlerle iyi geçinmek Türkiye siyasetinin esasıdır. ( D )
Açıklama: Bu ifade kesinlikle doğrudur. Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” (Yurtta barış, dünyada barış) ilkesi, Türk dış politikasının temelini oluşturur. Bu ilke, hem kendi iç huzurumuzu sağlamayı hem de diğer ülkelerle barış içinde yaşamayı hedefler.
2. Bağımsızlığı her şeyin üzerinde tutarak Türkiye’nin millî çıkarlarını esas almak, diğer devletlerin iç politikalarından ve yönetim sistemlerinden etkilenmemek, Türk dış politikasının dayandığı esaslardan “gerçekçilik” ilkesi ile ilgilidir. ( D )
Açıklama: Bu ifade de doğrudur. Türk dış politikası hayalperest değildir, gerçekçidir. Yani, gücümüzün yettiği, ulaşabileceğimiz hedefler peşinde koşarız. Başka ülkelerin iç işlerine karışmayız ve kendi milli çıkarlarımızı her şeyin üzerinde tutarız. Bu da dış politikamızın “gerçekçilik” ve “tam bağımsızlık” ilkelerine dayandığını gösterir.
3. 5 Haziran 1926’da İngiltere ile Türkiye arasında imzalanan Londra Antlaşması ile Musul’un İngiliz mandasındaki Irak’a ait olduğu kabul edildi. ( Y )
Açıklama: Bu ifade yanlıştır. Musul meselesini çözen antlaşma doğrudur, 1926’da İngiltere ile imzalanmıştır. Ancak antlaşmanın adı Londra Antlaşması değil, Ankara Antlaşması‘dır. Bu küçük ama önemli bir detay, dikkatli olalım!
4. Milletler Cemiyeti, Wilson İlkeleri’ne dayalı olarak dünya barışını sağlamak amacıyla 10 Ocak 1920’de kuruldu. ( D )
Açıklama: Bu ifade doğrudur. I. Dünya Savaşı’ndan sonra, bir daha böyle büyük bir savaş yaşanmasın diye, ABD Başkanı Wilson’un önerisiyle dünya barışını korumak için Milletler Cemiyeti (Cemiyet-i Akvam) kurulmuştur. Verilen tarih de doğrudur.
5. Orta Doğu’da bölgesel iş birliğini sağlamak amacıyla 1937’de Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında Sadabat Paktı adı verilen bir dostluk antlaşması imzalandı. ( D )
Açıklama: Bu ifade de doğrudur. Yukarıdaki boşluk doldurma sorusunda da karşımıza çıkmıştı. Doğu sınırlarımızı güvence altına almak ve bölgesel barışa katkıda bulunmak için bu paktı imzalamıştık.
6. Mersin 1939’da ana vatana katılmıştır. ( Y )
Açıklama: Bu ifade yanlıştır. 1939 yılında anavatana katılan ilimiz Hatay‘dır. Mersin, Kurtuluş Savaşı sonucunda zaten Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yer alan bir ilimizdi. Bu iki ilimizi karıştırmayalım.
Umarım tüm açıklamalarım anlaşılır olmuştur. Gördüğünüz gibi konuları tekrar ettikçe her şey yerli yerine oturuyor. Anlamadığınız bir nokta olursa hiç çekinmeden sorun. Hepinize iyi çalışmalar dilerim!