8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Bir Yay Yayınları Sayfa 154
Merhaba sevgili gençler, ben İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Bugün birlikte kitabımızdaki “Nutuk” ile ilgili sorulara göz atacağız ve bu önemli eseri daha iyi anlamaya çalışacağız. Gönderdiğiniz görseldeki metni ve soruları inceledim. Şimdi adım adım, hep birlikte bu soruları cevaplayalım.
1. Mustafa Kemal “Nutuk” adlı eseri neden yazmıştır? Bu eserin yazılış gerekçelerini araştırınız.
Sevgili arkadaşlar, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Nutuk” gibi devasa bir eseri yazmasının tek bir nedeni yok, aslında birden çok önemli amacı var. Gelin bu amaçları birlikte, adım adım inceleyelim:
- Adım 1: Tarihe Birinci Elden Not Düşmek: Düşünün ki, Milli Mücadele gibi inanılmaz zorlu bir dönemi yaşamış ve bu mücadelenin lideri olmuşsunuz. O günlerde yaşananları, alınan kararları, karşılaşılan zorlukları en doğru şekilde kim anlatabilir? Elbette o anları bizzat yaşayan kişi, yani Mustafa Kemal Atatürk. İşte Nutuk’un en önemli amacı, 1919’dan 1927’ye kadar olan süreci, yani Kurtuluş Savaşı’nı ve Cumhuriyet’in kuruluş yıllarını doğrudan kendi ağzından, belgelere dayanarak anlatmaktır. Böylece tarih, dedikodularla veya yanlış bilgilerle değil, güvenilir bir kaynakla aydınlatılmış olur. Metinde de yazdığı gibi, bu eser “birinci elden yazılmış en önemli kaynaktır”.
- Adım 2: Millete Hesap Vermek: Mustafa Kemal ve silah arkadaşları, Milli Mücadele’yi Türk milleti adına yürüttüler. Nutuk, bir nevi “Biz bu yola çıkarken milletimize sözler verdik ve işte bu sözleri nasıl yerine getirdiğimizi, bağımsız bir devleti nasıl kurduğumuzu anlatıyoruz” demektir. Bu, milli egemenlik ilkesine ne kadar bağlı olduğunun da bir göstergesidir.
- Adım 3: Gelecek Nesillere Yol Göstermek: Atatürk, sadece geçmişi anlatmakla kalmamış, aynı zamanda geleceğe de bir ışık tutmak istemiştir. Nutuk’ta, Cumhuriyet’in hangi zorluklarla kurulduğunu anlatarak, bizlere yani gelecek nesillere bu Cumhuriyeti koruma ve geliştirme görevini hatırlatır. Metinde geçen “Cumhuriyet’e ve millî varlığa yönelen tehditler açısından uyarıcı ve yol gösterici bir kaynak olmuştur” ifadesi tam da bunu anlatıyor.
- Adım 4: Eleştirilere Cevap Vermek: O dönemde yapılan inkılaplara (yeniliklere) karşı çıkanlar, eleştirilerde bulunanlar vardı. Atatürk, Nutuk’ta bu inkılapların neden ve nasıl yapıldığını açıklayarak, yapılan eleştirilere de kanıtlarıyla birlikte cevap vermiştir.
Kısacası Nutuk; bir tarih kitabı, bir hesap verme belgesi, bir yol haritası ve bir savunmadır. Ne kadar çok yönlü bir eser, değil mi?
2. Cumhuriyet’in varlığını sürdürebilmesi için neler yapılmalıdır? Arkadaşlarınızla tartışınız.
Bu soru, aslında hepimizin en önemli görevinin ne olduğunu hatırlatıyor. Cumhuriyet, bize Atatürk ve silah arkadaşlarının en büyük armağanıdır. Onu korumak ve yaşatmak da bizlerin görevidir. Peki, bunun için neler yapabiliriz?
- Öncelikle Cumhuriyet’in temel ilkelerine, yani Atatürk ilke ve inkılaplarına sıkı sıkıya sarılmalıyız. Özellikle milli egemenlik, laiklik ve bağımsızlık vazgeçilmezimiz olmalıdır.
- Tarihimizi, özellikle de Milli Mücadele dönemini çok iyi öğrenmeliyiz. Çünkü geçmişini bilmeyen, geleceğine yön veremez. Nutuk gibi eserleri okumak bu yüzden çok önemlidir.
- Çok çalışmalı, bilimde, sanatta, sporda ülkemizi en ileri seviyeye taşımak için gayret etmeliyiz. Atatürk’ün hedef gösterdiği “çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine çıkma” hedefini asla unutmamalıyız.
- Birlik ve beraberliğimizi korumalı, bizi birbirimizden ayırmaya çalışanlara karşı uyanık olmalıyız.
- Haklarımızı ve sorumluluklarımızı bilen, sorgulayan, düşünen ve ülkesinin yönetimine katılan aktif vatandaşlar olmalıyız.
Mustafa Kemal Atatürk, “Nutuk”u “Gençliğe Hitabe” ile bitirmiştir. Bu durumun nedeni nedir? Arkadaşlarınızla tartışınız.
Bu çok güzel ve anlamlı bir soru. Atatürk’ün, saatler süren bu büyük konuşmasını neden özellikle gençlere seslenerek bitirdiğini hiç düşündünüz mü?
Bunu bir mektup gibi düşünebilirsiniz. Atatürk, mektubunda (Nutuk’ta) ülkenin nasıl kurtarıldığını ve Cumhuriyet’in nasıl kurulduğunu uzun uzun anlatıyor. Mektubun sonunda ise en önemli mesajını, en çok güvendiği kişilere, yani TÜRK GENÇLİĞİNE veriyor.
Bu durumun nedenleri şunlardır:
- Adım 1: En Büyük Emanet: Atatürk, kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ni en değerli varlığı, yani “emaneti” olarak görüyordu. Bu değerli emaneti de en çok güvendiği, en dinamik, en idealist kesim olan gençlere bırakmak istemiştir. Gençliğe Hitabe, aslında bir vasiyettir.
- Adım 2: Geleceğe Duyulan Güven: Atatürk, geleceğin gençler tarafından şekillendirileceğini çok iyi biliyordu. Nutuk’u Gençliğe Hitabe ile bitirmesi, onun Türk gençliğine olan sarsılmaz güveninin en net kanıtıdır. “Ey Türk gençliği! Birinci vazifen…” diye başlayarak aslında hepimize bir görev veriyor.
- Adım 3: Bir Görev Tanımı ve Yol Haritası: Gençliğe Hitabe, sadece bir sesleniş değildir. Aynı zamanda, gelecekte ülke zor duruma düşerse, iç ve dış düşmanlar ortaya çıkarsa ne yapmamız gerektiğini anlatan bir yol haritasıdır. Bize “Umutsuzluğa kapılmayın, göreve atılmak için ihtiyacınız olan güç damarlarınızdaki asil kanda mevcuttur!” diyerek cesaret vermektedir.
Yani Atatürk, “Ben ve arkadaşlarım bu Cumhuriyeti kurduk, şimdi onu koruma ve daha da ileriye taşıma görevi sizindir.” diyerek sözlerini tamamlamıştır. Ne kadar da büyük bir sorumluluk ve onur, değil mi?