8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Bir Yay Yayınları Sayfa 149
Merhaba sevgili öğrencilerim, ben İnkılap Tarihi öğretmeniniz.
Bugün sizlerle birlikte, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarındaki ekonomi politikalarını anlamamıza yardımcı olacak güzel bir etkinlik yapacağız. Bize verilen kavramları, altlarındaki açıklamalarla doğru bir şekilde eşleştireceğiz. Bu kavramlar, genç Cumhuriyetimizin ekonomik olarak nasıl ayakları üzerinde durmaya çalıştığını gösteren çok önemli anahtarlardır.
Hadi bakalım, şimdi bu etkinliği adım adım birlikte çözelim ve konuları pekiştirelim.
Soru 1: “Özel girişimcinin yapamadıklarını devlet yapmalıdır.”
Çözüm: Devletçilik
Adım 1: Sevgili arkadaşlar, bu ifade Devletçilik ilkesinin en temel tanımıdır. O dönemde, yani Cumhuriyetin ilk yıllarında, halkın elinde yeterli sermaye, yani para ve tecrübe yoktu. Büyük fabrikalar kurmak, yollar, demir yolları yapmak gibi devasa işleri özel sektörün tek başına yapması imkansızdı.
Adım 2: İşte bu noktada Atatürk’ün “Devletçilik” ilkesi devreye girdi. Bu ilkeye göre, eğer bir yatırımı özel girişimci yapamıyorsa, ülke kalkınsın diye o işi devlet üstlenmeliydi. Amaç, özel sektörün rakibi olmak değil, onun eksik kaldığı yerleri tamamlamaktı. Bu yüzden bu ifade doğrudan Devletçilik ilkesini anlatır.
Soru 2: “Fabrika üretimine geçilmelidir.”
Çözüm: Sanayileşme
Adım 1: “Fabrika üretimi” dendiğinde aklımıza hemen ne geliyor? Tabii ki büyük makineler, seri üretim ve modern tesisler. Osmanlı’nın son dönemlerinde ekonomi daha çok tarıma ve küçük el tezgahlarına dayanıyordu.
Adım 2: Genç Türkiye Cumhuriyeti ise ekonomik olarak güçlenmek ve dışa bağımlılığı azaltmak için kendi fabrikalarını kurmayı hedefledi. İşte bu küçük atölyelerden büyük fabrikalara geçme sürecine biz Sanayileşme diyoruz. Bu ifade, sanayileşme hamlesinin bir sloganı gibidir.
Soru 3: “Çalışanların yaşam koşulları iyileştirilmelidir.”
Çözüm: Sosyal devlet
Adım 1: Bir devletin sadece yol yapması, fabrika kurması yetmez. Aynı zamanda vatandaşlarının sağlığını, eğitimini, çalışma şartlarını ve refahını da düşünmesi gerekir. Devletin bu görevine biz “sosyal devlet” olma özelliği diyoruz.
Adım 2: “Çalışanların yaşam koşullarının iyileştirilmesi” ifadesi, devletin vatandaşına sahip çıktığını, onların daha iyi şartlarda yaşaması için çabaladığını gösterir. Bu da doğrudan Sosyal devlet anlayışının bir gereğidir.
Soru 4: “Yerli malı kullanılmalıdır.”
Çözüm: Ekonomik bağımsızlık
Adım 1: Düşünün, bir ülke ihtiyacı olan her şeyi dışarıdan satın alırsa ne olur? Kendi üretimi durur ve parası sürekli dışarıya gider. Bu da o ülkeyi, mal aldığı ülkelere bağımlı hale getirir. Atatürk’ün en büyük hedeflerinden biri siyasi bağımsızlık gibi ekonomik bağımsızlığı da sağlamaktı.
Adım 2: “Yerli malı kullanmak”, kendi ürettiğimiz ürünleri tercih ederek paramızın ülkemizde kalmasını sağlamak demektir. Bu sayede kendi sanayimiz gelişir ve dışarıya olan bağımlılığımız azalır. İşte bu yüzden “yerli malı kullanmak”, Ekonomik bağımsızlık hedefine ulaşmanın en önemli adımlarından biridir.
Soru 5: “Türkiye halkı vakitte, servette ve ithalatta israftan kaçar.”
Çözüm: Tasarruf bilinci
Adım 1: “İsraftan kaçmak” ne demektir? Elimizdeki kaynakları, parayı, zamanı dikkatli ve idareli kullanmak demektir. Yani tutumlu olmaktır.
Adım 2: Bu cümlede de Türk halkının hem zamanını, hem parasını (servetini) hem de dışarıdan mal alımını (ithalatı) boşa harcamaması, tutumlu olması gerektiği vurgulanıyor. Bu durum, toplumda bir Tasarruf bilinci oluşturma çabasını gösterir. Unutmayın, o yıllarda ülkemizin kaynakları çok kısıtlıydı ve her kuruşun değeri büyüktü.
Soru 6: “Özel girişimci desteklenmelidir.”
Çözüm: Liberal ekonomi
Adım 1: “Özel girişimci” demek, kendi işini kuran, risk alan, üretim yapan vatandaş demektir. Ekonomide devletin müdahalesinin az olduğu, özel sektörün yani girişimcilerin önünün açıldığı ve desteklendiği ekonomik modellere “liberal ekonomi” denir.
Adım 2: Cumhuriyetin ilk yıllarında çıkarılan Teşvik-i Sanayi Kanunu gibi yasalar, tam da bu amaca hizmet ediyordu. Devlet, fabrika kurmak isteyen, yatırım yapmak isteyen vatandaşlarına kolaylıklar sağlıyordu. “Özel girişimcinin desteklenmesi” fikri, Liberal ekonomi anlayışının bir yansımasıdır.
Umarım açıklamalarım anlaşılır olmuştur. Gördüğünüz gibi her bir kavram, Cumhuriyetimizin ekonomik kalkınma mücadelesinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu konuları tekrar etmeyi unutmayın. Başarılar dilerim