8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Bir Yay Yayınları Sayfa 131
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün sizlerle kitabımızdaki Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile ilgili etkinliği birlikte çözeceğiz. Bu kanunun, ülkemizin eğitim hayatında ne kadar büyük bir devrim olduğunu daha iyi anlayacağız. Haydi başlayalım!
Etkinlik: TEVHİT-İ TEDRİSAT KANUNU
Aşağıda verilen kutulara Tevhit-i Tedrisat Kanunu çıkarılmadan önce eğitim alanındaki durumu ve kanunun çıkarılmasıyla yaşanan değişimleri yazınız.
Çözüm:
Bu soruyu çözmek için, kanundan önceki ve sonraki eğitim sistemini karşılaştırmamız gerekiyor. Şöyle bir düşünelim, bir ülkede birbirinden tamamen farklı eğitim veren, farklı kurumlara bağlı okullar olsa ne olurdu? İşte Tevhid-i Tedrisat Kanunu tam da bu sorunu çözmek için çıkarıldı.
Adım 1: Kanundan Önceki Durum
Tevhid-i Tedrisat Kanunu 3 Mart 1924’te kabul edilmeden önce Osmanlı Devleti’nden miras kalan eğitim sistemi oldukça karışık ve bölünmüş bir yapıdaydı. Yani ülkede bir eğitim birliği yoktu. Bu duruma “eğitimde ikilik” hatta çokluk diyoruz. O dönemdeki okul türlerini şöyle sıralayabiliriz:
- Medreseler: Dini eğitim veren, geleneksel okullardı ve Vakıflar Bakanlığı’na (Şer’iye ve Evkaf Vekaleti) bağlıydılar.
- Modern Okullar (Mektepler): Batı tarzı eğitim veren ve o zamanki adıyla Maarif Vekaleti’ne (Eğitim Bakanlığı) bağlı okullardı.
- Azınlık Okulları: Rum, Ermeni ve Yahudi gibi azınlıkların kendi dillerinde ve kendi kültürlerine göre eğitim yaptıkları okullardı.
- Yabancı Okullar: Fransa, Amerika, İngiltere gibi yabancı devletlerin açtığı ve genellikle kendi çıkarlarına hizmet eden, misyonerlik faaliyetlerinde bulunan okullardı.
Bu durum, farklı kültürlerde, farklı düşünce yapılarında, ülkesine ve milletine farklı bağlarla bağlı nesillerin yetişmesine neden oluyordu. Bu da milli birlik ve beraberlik için büyük bir tehlikeydi.
Adım 2: Kanundan Sonra Yaşanan Değişim
“Tevhit” kelimesi “birleştirme”, “tedrisat” ise “öğretim” anlamına gelir. Yani bu kanun, Öğretimin Birleştirilmesi Yasası’dır. Bu kanunla birlikte eğitim sistemimizde köklü ve olumlu değişiklikler yaşandı:
- Ülkedeki bütün okullar (medreseler, azınlık okulları, yabancı okullar) Milli Eğitim Bakanlığı’na (Maarif Vekaleti) bağlandı. Böylece eğitimde birlik sağlandı.
- Eğitim ve öğretim laik, bilimsel ve modern bir yapıya kavuşturuldu. Akıl ve bilim ön plana çıktı.
- Medreseler kapatılarak eğitim sisteminin laikleșmesinde çok önemli bir adım atıldı.
- Milli, ortak bir müfredat (ders programı) oluşturuldu. Bu sayede ülkenin her yerinde aynı hedeflere yönelik, milli ve çağdaş bir nesil yetiştirilmesi amaçlandı.
- Yabancı ve azınlık okullarının dini ve siyasi amaçlı eğitim vermesi engellendi. Bu okulların da Milli Eğitim Bakanlığı’nın denetimine girmesi ve Türkçe kültür derslerini okutması zorunlu hale getirildi.
- Eğitimde fırsat eşitliğinin temelleri atıldı.
Sonuç:
Gördüğünüz gibi, Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile eğitimdeki dağınıklık sona ermiş; akılcı, bilimsel, laik ve milli bir eğitim sisteminin temelleri atılmıştır. Bu kanun, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli inkılaplarından biridir.