6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 129
Merhaba sevgili öğrencilerim! Ben sizin Türkçe öğretmeninizim. Şimdi bana gönderilen görsellerdeki soruları dikkatlice okuyup, bağlı sayfadaki metinden yola çıkarak adım adım cevaplayalım. Unutmayın, önemli olan metni doğru anlamak ve soruları buna göre yanıtlamak. Haydi başlayalım!
3. ANLATALIM
a) “Dedemin Kırmızı Mızıkası” adlı metinden alınan aşağıdaki bölümü yeniden okuyunuz ve dedenin verdiği tepkiyi sorgulayınız.
“Program bittikten sonra arkadaşlarım dedemden mızıkasını çalmasını istediler. Dedem biraz durakladıktan sonra çok yorulduğunu, başka zaman istedikleri şarkıyı çalacağını söyledi. Ama dedem hiç böyle yapmazdı.”
Çözüm:
Sevgili çocuklar, metni dikkatle okuduğumuzda dedenin mızıkasını ne kadar çok sevdiğini ve onun için ne kadar özel olduğunu görüyoruz, değil mi? Hatta o kadar ki, hasta olmasına rağmen okulda mızıka çalma sözünü tutmak için sahneye çıkmıştı. Mızıkası onun en özel eşyasıydı ve onu çalarken gözleri dolar, bambaşka bir insan olurdu.
Şimdi bu bölümü tekrar düşünelim: “Ama dedem hiç böyle yapmazdı.” Bu cümle bize dedenin normalde nasıl bir insan olduğunu anlatıyor. Dedemiz, metnin genelinde gördüğümüz kadarıyla sözünü tutan, mızıkasını çalmaktan büyük keyif alan, hatta hastalığına rağmen sahneye çıkan birisi. Yani “yorgun olduğunu söyleyip” mızıka çalmayı reddetmek, onun alışık olduğumuz davranışına hiç uymuyor.
Peki o zaman dede neden böyle davrandı? Hatırlıyor musunuz, metnin sonunda dede iyileştikten sonra mızıka çalmayı bırakmıştı. Çünkü “artık nefesi yetmiyordu.” Yani dede, arkadaşları ondan mızıka çalmasını istediğinde aslında mızıka çalamayacak durumdaydı. Belki de hastalığı mızıka çalmasını eskisi gibi engelliyordu ve bunu kimsenin bilmesini istemiyordu. Bu yüzden de “yoruldum” bahanesine sığınarak bu durumu gizlemeye çalıştı.
Bu, dedenin aslında üzücü bir durum yaşadığını ve bunu kimseye belli etmek istemediğini gösteren bir tepkiydi. Belki de eski günlerdeki gibi mızıka çalamadığı için utanmış ya da üzülmüştü.
b) Dedenin doğruyu gizleme davranışı ile ilgili olumlu ya da olumsuz düşünceleriniz nelerdir? Aşağıda eğik yazılmış ifadelerden uygun olanı seçerek açıklayınız.
Dedenin bu davranışını olumsuz / olumlu buluyorum çünkü _________.
Bu durumu çözmek / iyileştirmek için bir fikrim var: _________.
Çözüm:
Adım 1: Dedenin davranışını değerlendirme
Dedenin doğruyu gizleme davranışını olumsuz buluyorum. Çünkü:
- Birincisi, dede arkadaşlarından ve torunundan bir gerçeği saklıyor. Bazen gerçekler acı olsa da, onları paylaşmak ve karşılıklı destek olmak daha iyidir.
- İkincisi, dede muhtemelen bu durum yüzünden içten içe üzülüyor ve kendini kötü hissediyordu. Belki de eskisi gibi mızıka çalamadığı için kendini yetersiz hissediyordu. Bu tür duyguları tek başına yaşamak yerine sevdikleriyle paylaşması ona daha iyi hissettirirdi.
- Üçüncüsü, doğruyu gizlemek yerine açık olmak, insanların ona daha iyi destek olmasını sağlardı.
Adım 2: Durumu iyileştirmek için fikir sunma
Bu durumu iyileştirmek için bir fikrim var:
Dedenin bu durumuyla ilgili en iyi fikir, onunla açıkça konuşmaktır. Torunu olarak, dedenin neden böyle davrandığını anladığımızı, ona ne kadar değer verdiğimizi ve mızıka çalamasa bile onunla gurur duyduğumuzu söyleyebiliriz. Hatta metinde olduğu gibi, dedenin yerine mızıka çalmaya başlayarak onun mirasını devam ettirebilir ve dedemizin bu durumu kabullenmesine yardımcı olabiliriz. Ona yalnız olmadığını, sevdiklerinin her zaman yanında olduğunu hissettirmeliyiz. Belki de sadece dinlemesini istediği şarkıları biz çalabiliriz ya da ona yeni hobiler bulmasında yardımcı olabiliriz.
c) Arkadaşlarınıza bu durum ile ilgili ulaştığınız yargıyı içeren bir konuşma yapınız.
Çözüm:
Sevgili arkadaşlar,
Bugün sizlerle “Dedemin Kırmızı Mızıkası” metnindeki dedenin yaşadığı özel bir durum hakkında konuşmak istiyorum. Hatırlarsınız, dede çok hasta olmasına rağmen okulda mızıka çalma sözünü tutmuştu. Ama sonra, arkadaşlarının isteği üzerine mızıka çalmayı reddetmiş ve “yoruldum” bahanesini kullanmıştı. Oysa dede, metinde okuduğumuz gibi, asla böyle yapmazdı.
Bu durum bana şunu düşündürdü: Bazen insanlar, özellikle de büyüklerimiz, yaşadıkları zorlukları, kendilerini zayıf gösterecek durumları gizlemeye çalışabilirler. Dedemiz de belki eskisi gibi mızıka çalamadığı için üzülmüş, bunu bize belli etmek istememişti. Onun bu davranışı, aslında içinde yaşadığı üzüntüyü ve belki de yalnızlığı gösteriyor.
Bu olaydan çıkarmamız gereken ders şu: Etrafımızdaki insanlara karşı daha duyarlı olmalıyız. Bazen birinin “iyiyim” demesi, gerçekten iyi olduğu anlamına gelmeyebilir. Onların davranışlarındaki değişiklikleri fark etmeli, anlamaya çalışmalı ve onlara destek olmalıyız. Sevdiklerimizin zor zamanlarında yanlarında olmak, onlara güven vermek ve “ben buradayım” demek, en güzel destektir. Dedemizin durumunda olduğu gibi, belki de onun yerine mızıkasını çalarak, onun mirasını yaşatarak ona en büyük sevgiyi gösterebiliriz.
Unutmayalım ki gerçek sevgi ve arkadaşlık, zor zamanlarda ortaya çıkar. Teşekkür ederim.
4. ANLATALIM
a) Okuduğunuz metinde sözü edilen Neşet Ertaş ile Barış Manço’nun özelliklerini düşününüz. Bu özellikleri karşılaştırabileceğiniz unsurları belirleyiniz.
Çözüm:
Sevgili öğrencilerim, bana verilen talimatlara göre soruları sadece bağlı sayfadaki (yani ikinci görseldeki) metni okuyarak çözmem gerekiyor. İkinci görseldeki metin “Dedemin Kırmızı Mızıkası” başlığını taşıyor ve dedenin hayatını, mızıka sevgisini anlatıyor. Bu metnin hiçbir yerinde Neşet Ertaş ya da Barış Manço’nun özelliklerinden bahsedilmiyor. Sayfanın en üstünde, “HAYDİ, BAŞLAYALIM!” bölümünde “Türkiye’deki ilk Barış ismi kime, niçin verilmiş olabilir?” gibi bir soru var ama bu soru, Barış Manço’nun karakteristik özelliklerini *vermiyor*, sadece bir soru yöneltiyor. Dolayısıyla, bu soruyu verilen metne dayanarak cevaplamam mümkün değil.
Eğer bu sanatçılar hakkında metinde bilgi olsaydı, onları müzik tarzları, şarkılarının konuları, sahne performansları, kişilik özellikleri veya toplumsal etkileri gibi unsurlar üzerinden karşılaştırabilirdik. Ancak şu an için bu bilgiyi metinden edinemiyoruz.
b) Belirlediğiniz unsurlardan hareketle aşağıda sol tarafa Neşet Ertaş’a, sağ tarafa Barış Manço’ya özgü özellikleri ve ortadaki alana ise bu sanatçıların ortak özelliklerini yazınız.
Çözüm:
Bir önceki a) maddesinde de belirttiğim gibi, ikinci görseldeki “Dedemin Kırmızı Mızıkası” metninde Neşet Ertaş ve Barış Manço’nun özelliklerine dair herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Bu nedenle, bu karşılaştırma tablosunu veya Venn şemasını verilen metindeki bilgilere dayanarak doldurmam mümkün değildir. Sanatçıların kendilerine özgü veya ortak özelliklerini metinden çıkaramıyorum.
c) Etkinliğin “b” maddesindeki listenize göre bu sanatçıların özellikleriyle ilgili hangi sonuçlara ulaştığınızı anlatan bir yazı yazınız.
Çözüm:
Sevgili öğrencilerim, yine aynı durumla karşı karşıyayız. “b” maddesindeki listeyi (Venn şemasını) metindeki bilgilere dayanarak dolduramadığım için, bu sanatçıların özellikleriyle ilgili herhangi bir sonuca ulaşmam ve bunu anlatan bir yazı yazmam mümkün değildir. Verilen metin, sadece “Dedemin Kırmızı Mızıkası” hikayesini içeriyor ve Neşet Ertaş ile Barış Manço hakkında karşılaştırma yapmamızı sağlayacak bilgileri sunmuyor.