6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 26
Merhaba sevgili öğrencilerim, ben sizin Türkçe öğretmeniniz. Bugün size gönderdiğim bu görseldeki soruları birlikte analiz edip, adım adım çözeceğiz. Unutmayın, önemli olan sadece doğru cevabı bulmak değil, aynı zamanda o cevaba nasıl ulaştığımızı anlamak. Hazır mısınız? Başlayalım!
Soru 1 ve Soru 2, aslında bizi biraz düşündürmeye ve çevremizle olan iletişimimizi sorgulamaya yönlendiren sorular. Hadi birlikte inceleyelim.
Soru 1: En son, kime ne zaman selam verdiniz ve göz teması kurarak gülümsediniz? Arkadaşlarınızla paylaşınız.
Çözüm:
Bu soru, aslında seninle ilgili bir soru, sevgili öğrencim. Yani herkesin cevabı farklı olabilir. Amaç, günlük hayatımızda ne kadar sıklıkla insanlarla gerçekten iletişim kurduğumuzu, onlara selam verip gülümsediğimizi fark etmemiz.
Mesela ben, en son bugün sabah okula gelirken kapıdaki güvenlik görevlisi amcaya selam verdim, göz teması kurdum ve gülümsedim. Bu, güne pozitif başlamamı sağladı.
Sen de şimdi bir düşün bakalım:
- En son kime selam verdin?
- Göz teması kurdun mu?
- Ve içten bir gülümseme paylaştın mı?
Bu sorunun cevabı senin için özel. Bunu arkadaşlarınla paylaşıp onların da ne düşündüğünü öğrenmek çok güzel olur. Böylece farklı deneyimleri de dinlemiş olursun.
Sonuç: Bu, senin kendi deneyimine dayalı bir cevaptır.
Soru 2: Yandaki görseli inceleyiniz. Bu kişiler arasında sağlıklı bir iletişimin başlaması için ilk adım nedir? Söyleyiniz.
Çözüm:
Hadi görseldeki gençlere bir bakalım. Ne yapıyorlar? Evet, hepsi telefonlarına bakıyor. Sanki aynı ortamda olsalar bile, birbirlerinden kopuk gibiler, değil mi? İşte bu, günümüzde çok sık karşılaştığımız bir durum.
Şimdi düşünelim, bu kişiler birbirleriyle sağlıklı bir iletişim kurmak isteselerdi, ilk ne yapmaları gerekirdi?
Adım 1: Öncelikle, ellerindeki telefonları bir kenara bırakmaları gerekir. Çünkü telefon ekranına bakarken, karşımızdaki kişiye odaklanamayız.
Adım 2: Sonra, birbirlerine dönmeli ve göz teması kurmalılar. Göz teması, “Ben seni dinlemeye hazırım, seninle ilgileniyorum” demenin en güzel yollarından biridir.
Adım 3: Belki de hafifçe gülümseyebilirler. Gülümseme, iletişimin kapılarını açan sihirli bir anahtardır.
Yani, ilk adım aslında fiziksel olarak iletişime hazır olmak ve karşımızdaki kişiye yönelmek.
Sonuç: Sağlıklı bir iletişimin başlaması için ilk adım,
telefonları bırakıp birbirlerine dönmek ve göz teması kurmaktır.
Soru 3: Biri ile iletişime geçerken yan taraftaki davranışları hangi sırayla yaptığınızı davranışların solundaki kutulara sayı vererek (1, 2, 3) sıralayınız. Bu davranışların iletişimdeki rolünü ise davranışların sağındaki kutularda (3: Olmazsa olmaz, 2: Çok önemli, 1: Önemli) değerlendiriniz. Cevaplarınızı arkadaşlarınızın cevaplarıyla karşılaştırınız.
Çözüm:
Bu soru, iletişim kurarken hangi adımları attığımızı ve bu adımların ne kadar önemli olduğunu anlamamıza yardımcı olacak. Hadi birlikte düşünelim:
Adım 1: Sıralama (Sol Kutular)
Birisiyle yeni tanıştığımızda veya birine yaklaşırken genellikle hangi sırayla hareket ederiz?
- Önce birine yaklaştığımızda genellikle ona selam veririz, değil mi? Bu, “Ben buradayım, seninle konuşmak istiyorum” demenin ilk işaretidir.
- Selam verdikten sonra, karşımızdaki kişinin yüzüne bakarız, yani göz teması kurarız. Bu, samimiyetin ve dikkatin göstergesidir.
- Ve tabii ki, sıcak bir iletişim için gülümsemek de çok önemlidir. Bu, “Senden hoşlandım, seninle konuşmaktan mutluyum” mesajını verir.
Bu durumda benim sıralamam şöyle olurdu:
Selam vermek (1)
Göz teması kurmak (2)
Gülümsemek (3)
Adım 2: İletişimdeki Rolü Değerlendirme (Sağ Kutular)
Şimdi de bu davranışların iletişimimiz için ne kadar önemli olduğunu değerlendirelim. Değerlendirme ölçütlerimiz: 3: Olmazsa olmaz, 2: Çok önemli, 1: Önemli.
- Göz teması kurmak: İletişimde göz teması kurmak bence olmazsa olmaz. Çünkü göz teması olmadan, karşımızdaki kişinin bizi dinleyip dinlemediğini, ne hissettiğini anlamakta zorlanırız. Ayrıca, göz teması kurmayan biri güvensiz veya ilgisiz görünebilir.
- Selam vermek: Selam vermek de iletişimin olmazsa olmaz başlangıcıdır. Selam vermeden direkt konuya girmek biraz kaba kaçabilir. Selam, karşınızdaki kişiye değer verdiğimizi gösterir.
- Gülümsemek: Gülümsemek, iletişimi yumuşatan, pozitif bir atmosfer yaratan bir davranıştır. Bence çok önemlidir. Gülümsemek her zaman zorunlu olmasa da, iletişimi çok daha keyifli ve samimi hale getirir.
Bu durumda benim değerlendirmem şöyle olurdu:
Göz teması kurmak (3: Olmazsa olmaz)
Selam vermek (3: Olmazsa olmaz)
Gülümsemek (2: Çok önemli)
Sonuç:
Benim cevaplarım bu şekilde, senin cevapların farklı olabilir. Önemli olan, neden öyle düşündüğünü açıklayabilmek. Arkadaşlarınla karşılaştırırken, onların bakış açılarını da dinlemeyi unutma!
Sol Kutular (Sıralama):
1. Selam vermek
2. Göz teması kurmak
3. Gülümsemek
Sağ Kutular (Değerlendirme):
Göz teması kurmak: 3 (Olmazsa olmaz)
Selam vermek: 3 (Olmazsa olmaz)
Gülümsemek: 2 (Çok önemli)
Soru 4: Metni sessiz okuyunuz. Okuma sırasında karşılaştırma/zıtlık metin yapısını dikkate alarak önemli gördüğünüz yerlerin altını çiziniz. Okumanız bittiğinde metnin yapısını, altını çizdiğiniz yerlerden hareketle 24’üncü sayfadaki gibi defterinize çözümleyiniz.
Çözüm:
Bu bir okuma ve anlama etkinliği, sevgili öğrencim. Ben senin yerine bu metni okuyamam ama sana nasıl yapacağın konusunda yol gösterebilirim.
Adım 1: Metni sessizce ve dikkatlice oku. Gözlerinle kelimeleri takip et, içinden seslendirerek okuma. Bu, daha iyi odaklanmanı sağlar.
Adım 2: Okurken, metinde karşılaştırma veya zıtlık bildiren ifadeler olup olmadığına dikkat et. Mesela, “eskiden böyleydi, şimdi böyle”, “bir yandan iyi, diğer yandan kötü”, “farklı olarak”, “aksine” gibi kelimeler veya cümleler karşılaştırma ve zıtlık bildirir.
Adım 3: Bu tür karşılaştırma ve zıtlık içeren veya metnin ana fikrini destekleyen önemli gördüğün yerlerin altını çiz. Örneğin, “Dijital ekranlar artık her yerde.” cümlesi bir durum tespitiyken, “Uzun süre ekrana maruz kalmanın pek çok olumsuz duruma yol açtığı bilinen bir gerçek olmasına rağmen oyunu bile bahçede değil de ekranda oynamak sence de biraz şaşırtıcı değil mi?” cümlesi bir zıtlık ve sorgulama içerir. Veya “Vücudumuz güneş battığında melatonin hormonu üreterek, yorgun hissetmemize ve uykuya dalmamıza yardımcı olur. Ancak ekranlardan yayılan mavi ışık uyku süremizi bozabilir.” cümlesi, melatonin hormonunun faydası ile mavi ışığın zararı arasındaki zıtlığı gösterir.
Adım 4: Okuman bittiğinde, altını çizdiğin yerlerden yola çıkarak metnin genel yapısını düşün. Metin, ekranların olumlu yönlerinden bahsederken olumsuz yönlerini mi vurguluyor? Yoksa tamamen olumsuzluklara mı odaklanıyor? Neleri karşılaştırıyor? (Örneğin, ekranlı hayat ile ekransız hayat, faydaları ile zararları gibi.)
Adım 5: Defterine, altını çizdiğin yerleri kullanarak metnin yapısını ve ana fikirlerini 24. sayfadaki örnekler gibi özetle veya şemalaştır.
Sonuç: Bu bir okuma ve analiz görevidir, senin kendi çıkarımlarını ve altını çizdiğin yerleri yansıtır.
Şimdi de metinlerdeki ana konuları kısaca özetleyelim ki ne okuduğumuzu daha iyi anlayalım.
Metin 1: Ekrana Bakma Bana Bak!
Bu metin, dijital ekranların hayatımızdaki yerini ve uzun süre ekranlara bakmanın sağlığımız üzerindeki olumsuz etkilerini anlatıyor. Metinde bahsedilen bazı önemli noktalar şunlar:
- Uzun süre ekrana bakmak göz yorgunluğu, kaşıntı, kızarıklık, kuruluk, baş ağrısı, kas yorgunlukları, sırt, bel ve boyun ağrılarına neden olabilir.
- Gözlerde bulanık görme ve miyop gibi sorunlara yol açabilir, hatta Bilgisayar Görme Sendromu adı verilen rahatsızlığa dönüşebilir.
- Gece ekran kullanmak, vücudumuzun uyku hormonu olan melatonini üretmesini engeller ve mavi ışık nedeniyle uyku düzenimizi bozar.
- Metin bize, ekran başında oturmak yerine daha faydalı şeyler yapmamızı öneriyor.
Metin 2: Selam Ver!
Bu metin ise, selam vermenin ne kadar önemli bir iletişim ve kültür parçası olduğunu vurguluyor. İşte metinden çıkardığımız ana fikirler:
- Selam vermek, karşımızdaki kişiye “senin varlığını fark ettim, sana değer veriyorum” demenin bir yoludur.
- İletişim kapılarını açar ve kültürel bir öneme sahiptir.
- Sadece tanıdığımız kişilere değil, tanımadığımız insanlara da selam vermek, sosyal bir çevrede birlikte yaşamanın bir sonucudur.
- Günaydın demek, merhaba demek gibi basit selamlaşmalar, karşılıklı dostluk duygularının artmasına ve samimiyetin oluşmasına yardımcı olur.
Gördüğün gibi, soruları adım adım analiz edip çözdüğümüzde her şey daha netleşiyor. Bu metinler bize hem sağlığımız hem de sosyal ilişkilerimiz hakkında önemli bilgiler veriyor. Unutmayın, iyi bir iletişim kurmak için bazen ekranlardan uzaklaşıp gerçek hayata “merhaba” demek gerekir!