6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 50
Merhaba çocuklar! Ben sizin 6. sınıf Türkçe öğretmeniniz. Şimdi size gönderilen bu etkinlikteki soruları hep birlikte, adım adım inceleyelim ve doğru cevapları bulalım. Unutmayın, önemli olan sadece cevabı bulmak değil, o cevaba nasıl ulaştığımızı anlamak. Hazır mısınız? Başlayalım!
2. ANLAYALIM
a. Aşağıdaki iletişim sistemlerini gelişim süreçlerine göre örnekteki gibi numaralandırarak sıralayınız.
Şimdi çocuklar, bu soruda bize farklı iletişim yöntemleri verilmiş ve bunları en eskiden en yeniye doğru sıralamamız isteniyor. Tıpkı bir zaman yolculuğuna çıkmış gibi düşünebiliriz! İnsanlık tarihinin başından bugüne kadar iletişim nasıl değişmiş, ona bakacağız.
Adım 1: Verilen iletişim sistemlerini okuyalım ve her birinin hangi döneme ait olabileceğini düşünelim.
- Mağara duvarlarındaki hiyeroglif (resim yazısı) (Örnekte 1 olarak verilmiş)
- Taşa yazılan sembol harfler
- 1 ve 0’lardan oluşan ikili kod sistemi
- Mors alfabesi
- Kısa – uzun duman
Adım 2: Şimdi bunları gelişim sırasına göre dizelim:
İlk insanlar kendilerini ifade etmek için ne kullanırdı? Tabii ki resimleri! Mağara duvarlarına çizdikleri resimler, ilk iletişim çabalarından biriydi. Bu yüzden Mağara duvarlarındaki hiyeroglif (resim yazısı) en eski olanıdır ve zaten örnekte 1 olarak verilmiş.
Resimlerden sonra insanlar sembolleri ve harfleri kullanmaya başladı. Böylece daha karmaşık mesajlar yazabildiler. Bu da bizi Taşa yazılan sembol harflere götürüyor. Bu, hiyerogliflerden sonraki adımdır.
Peki ya duman işaretleri? Uzun mesafelerden haberleşmek için kullanılan duman, bir çeşit kodlama sistemidir. Çok eski zamanlardan beri kullanılmıştır. Yazı sistemleriyle aynı anda olmasa da, uzun mesafeli iletişimin erken örneklerindendir. Bu yüzden Kısa – uzun dumanı buraya yerleştirebiliriz.
Daha sonra, 19. yüzyılda elektrikle birlikte bambaşka bir kodlama sistemi ortaya çıktı: Mors alfabesi! Noktalar ve çizgilerle harfleri temsil eden bu sistem, telgrafla birlikte iletişimi çok hızlandırdı. Yani sırada Mors alfabesi var.
Ve geldik günümüze! Bilgisayarların, telefonların ve internetin temelini oluşturan, her şeyi 1’ler ve 0’larla ifade eden sistem. Bu da 1 ve 0’lardan oluşan ikili kod sistemidir, yani dijital çağın kodlama yöntemi.
Sonuç:
1. Mağara duvarlarındaki hiyeroglif (resim yazısı)
2. Taşa yazılan sembol harfler
3. Kısa – uzun duman
4. Mors alfabesi
5. 1 ve 0’lardan oluşan ikili kod sistemi
b. Etkinliğin “a” maddesinden hareketle izlediğiniz içeriğin konusunu belirleyip işaretleyiniz.
Çocuklar, “a” maddesinde ne yaptık? İletişim sistemlerinin zaman içinde nasıl değiştiğini, en eskiden en yeniye doğru nasıl ilerlediğini gördük, değil mi? Hiyerogliflerden başlayıp dijital kodlara kadar geldik. Bu, bize ne anlatıyor?
Adım 1: “a” maddesindeki sıralamayı tekrar düşünelim.
- Mağara resimleri (kodlama başlangıcı)
- Taş yazıları (sembollerle kodlama)
- Duman (uzaktan sinyalle kodlama)
- Mors alfabesi (daha gelişmiş bir kodlama)
- İkili kod sistemi (en modern kodlama)
Adım 2: Seçenekleri inceleyelim.
- Geçmişten bugüne iletişimdeki kodlama sistemleri
- Etkili iletişimde kitle iletişim araçlarının önemi
Gördüğünüz gibi, sıraladığımız maddeler hep bir kodlama şekliyle ilgiliydi. Resimle kodlama, sembolle kodlama, dumanla kodlama, noktayla çizgiyle kodlama ve 1-0 ile kodlama. Hepsi de geçmişten günümüze kadar gelen “kodlama sistemleri”ni anlatıyor. İkinci seçenek olan “kitle iletişim araçları” (televizyon, radyo gibi) ise bu listede pek yer almıyor.
Sonuç:
☑ Geçmişten bugüne iletişimdeki kodlama sistemleri
c. İçeriğe bir bölüm ekleyecek olsaydınız bu bölümde hangi konudan söz ederdiniz? Söyleyiniz.
Bu soru tamamen sizin hayal gücünüze ve konuyu ne kadar anladığınıza bağlı. İletişim ve kodlama sistemlerinin gelişimini gördük. Peki, bundan sonra ne gelebilir veya bu konuya ne eklenebilir?
Adım 1: İçeriğin ana temasını hatırlayalım: İletişim ve kodlama sistemlerinin gelişimi.
Adım 2: Bu konuyu tamamlayacak, güncel veya geleceğe yönelik bir başlık düşünelim.
Mesela, günümüzde hayatımızın ayrılmaz bir parçası olan teknolojilerden bahsedebiliriz. Akıllı telefonlar, internet, sosyal medya… Bunlar da iletişimin geldiği son noktalar, değil mi? Hatta belki de yapay zeka ve gelecekteki iletişim şekillerinden bahsedebiliriz.
Sonuç:
Eğer içeriğe yeni bir bölüm ekleseydim, bu bölümde “Günümüzdeki Dijital İletişim Araçları ve Gelecekteki İletişim Teknolojileri” konusundan söz ederdim. Akıllı telefonlar, sosyal medya platformları, yapay zeka destekli çeviriler ve hatta belki de sanal gerçeklik üzerinden yapılan iletişim gibi konuları ele alırdım. Böylece, hiyerogliflerden başlayan yolculuğumuzu geleceğe taşıyarak tamamlamış olurduk.
ç. Aşağıdaki kodlamayı ipucundan hareketle çözümleyip içeriğin ana fikrine ulaşınız.
İpucu: “Ana fikir cümlesinin ilk kelimesiyle “yeni” kelimesi arasında bir bağ var.”
Kodlama: “İkse edrelrived arağam anıralravud nenelşi filgoreyih ralızay idmiş inirey erelebafra, latijid aralmılızay ıtkarıb.”
Vay canına, bu tam bir dedektiflik sorusu! Bize şifreli bir mesaj ve bir ipucu verilmiş. İpucu çok önemli, çünkü bize ana fikrin ilk kelimesi hakkında bilgi veriyor. “Yeni” kelimesiyle bir bağı olduğunu söylüyor. Hadi çözelim!
Adım 1: Kodlamayı dikkatlice inceleyelim. Kelimeler sanki tersten yazılmış gibi duruyor. Her kelimeyi tek tek tersten yazarak çözümlemeye çalışalım.
- İkse → Eski
- edrelrived → devirlerde
- arağam → mağara
- anıralravud → duvarlarına
- nenelşi → işlenen
- filgoreyih → hiyeroğlif (veya hiyeroglif)
- ralızay → yazılar
- idmiş → şimdi
- inirey → yeni
- erelebafra → haberleşme
- latijid → dijital
- aralmılızay → yazılımlar
- ıtkarıb → bıraktı
Adım 2: Çözdüğümüz kelimeleri bir araya getirerek cümleyi oluşturalım.
“Eski devirlerde mağara duvarlarına işlenen hiyeroglif yazılar şimdi yeni haberleşme dijital yazılımlar bıraktı.”
Adım 3: Cümlenin ana fikrini bulalım ve ipucuyla karşılaştıralım.
Çözdüğümüz cümle, eski iletişim yöntemlerinin (hiyeroğlif yazılar) yerini yeni iletişim teknolojilerine (dijital yazılımlar) bıraktığını anlatıyor. Yani, iletişim sistemlerinin zamanla geliştiğini ve yenilendiğini vurguluyor.
İpucunda “Ana fikir cümlesinin ilk kelimesiyle “yeni” kelimesi arasında bir bağ var” deniyordu. Bizim bulduğumuz cümlenin ana fikri, iletişimin *yenilendiği* üzerine kurulu. Eğer ana fikir cümlesini doğrudan “Yeni iletişim sistemleri, eski yöntemlerin yerini almıştır.” şeklinde kurarsak, ipucuyla mükemmel bir uyum yakalarız! Buradaki “bıraktı” kelimesi de “yerini aldı” anlamında kullanılmış.
Sonuç:
Çözümlenmiş cümle: “Eski devirlerde mağara duvarlarına işlenen hiyeroglif yazılar şimdi yeni haberleşme dijital yazılımlar bıraktı.”
Ana fikir: Yeni iletişim sistemleri, eski yöntemlerin yerini almıştır.
d. Ana fikir cümlesini yine harfleri kullanarak farklı şekilde nasıl kodlardınız? Söyleyiniz.
Şimdi de tam tersini yapalım! Az önce çözdüğümüz ana fikri, farklı bir yolla şifreleyelim. Bir önceki soruda kelimelerin harflerini tersten yazmıştık. Şimdi başka bir yöntem deneyelim.
Adım 1: Ana fikir cümlesini hatırlayalım: “Yeni iletişim sistemleri, eski yöntemlerin yerini almıştır.”
Adım 2: Farklı bir kodlama yöntemi düşünelim. Kelimeleri normal bırakıp, cümledeki kelime sırasını tersten yazabiliriz. Böylece harfler aynı kalır ama anlamı çözmek için kelime sırasını doğruya çevirmek gerekir.
Sonuç:
Ana fikir cümlesini farklı bir şekilde kodlamak için, kelimelerin sırasını tersten yazardım. Yani:
“Almıştır yerini yöntemlerin eski sistemleri iletişim Yeni.”
Bunu okuyan biri, kelimeleri doğru sıraya koyarak orijinal cümleye ulaşabilir. Bu da bir çeşit kodlama yöntemidir, değil mi?
3. ANLAYALIM
a. İzlediğiniz içerikte anlatılan iletişim biçimlerinden biri de güvercinle haberleşme sistemidir. Bu sistemi yaygın kullanıldığı döneme göre “işe yararlık” açısından sorgulayarak diyagram üzerindeki ifadeleri tamamlayınız.
Çocuklar, güvercinle haberleşme sistemi, telefon ve internetin olmadığı zamanlarda çok önemliydi. Ama her şeyin iyi ve kötü yanları vardır, değil mi? Şimdi güvercinle haberleşme sisteminin hem “işe yarar” hem de “işe yaramaz” yönlerini ve bunları nasıl çözebileceğimizi düşünelim.
Güvercinle haberleşme sistemi
İşe yaramaz.
-
Çünkü:
Güvercinler her zaman doğru yere gitmeyebilir, yollarını şaşırabilir veya kötü hava koşullarından etkilenebilirler. Ayrıca, avcı kuşlar tarafından yakalanabilirler veya düşman tarafından ele geçirilip mesajlar okunabilir. Sadece çok kısa ve basit mesajlar taşınabilirdi ve mesajın yerine ulaşıp ulaşmadığını hemen bilemezdik, bu da tek yönlü bir iletişimdi. -
Bu durumu çözmek için bir fikrim var:
Aynı mesajı birden fazla güvercinle farklı rotalardan göndererek mesajın ulaşma ihtimalini artırırdık. Ayrıca, güvercinlerin eğitimini daha sıkı yapıp onları daha güvenilir hale getirmeye çalışırdık. Belki de mesajları küçük şifrelerle yazardık ki düşman eline geçse bile hemen okuyamasın.
İşe yarar.
-
Çünkü:
Kendi döneminde, telefon veya internet gibi hızlı iletişim araçları yokken, güvercinler mektup ve habercilerden daha hızlıydı. Dağları, nehirleri ve düşman hatlarını kolayca aşarak gizli ve önemli bilgileri taşıyabiliyorlardı. Bu sayede savaşlarda veya önemli olaylarda çok değerli bir haberleşme aracı olarak kullanılmışlardır. -
Bu durumu iyileştirmek için bir fikrim var:
Güvercinlerin daha uzun mesafeler uçabilmesi ve daha hızlı olmaları için özel ırklar yetiştirmeye çalışırdık. Taşıdıkları mesajların miktarını artırmak için çok küçük ve hafif kağıtlara mikro yazım teknikleri geliştirirdik. Ayrıca, güvercinlerin dinlenebileceği veya acil durumlarda sığınabileceği ara istasyonlar kurarak seyahatlerini daha güvenli hale getirebilirdik.